Varsity Blues operasyonu ile ABD tarihindeki en büyük eğitim sahtekarlığı gün yüzüne çıkarıldı. Üniversite başvurularına yönelik skandalın perde arkasında, zengin ve ünlü ailelerin çocukları, girmeyi hak etmedikleri halde ülkenin en iyi üniversitelerine yerleştirilmesi yatıyor. Netflix tarafından çekilen "Operation Varsity Blues" adlı belgeselde, gençleri elit üniversitelere yerleştirmek için yapılan tüm sahtekarlıklar gözler önüne seriliyor. Skandalın merkezinde yer alan Rick Singer'ın, varlıklı ailelerin çocuklarını, istedikleri üniversitelere yerleştirmek için yaptıkları anlatılıyor. Belgeselde, mahkeme sürecinde elde edildiği üzere Singer ve müşterileri arasındaki konuşmalara da yer veriliyor."ABD'de üniversiteye girebilmeniz için 2 yol var
Varsity Blues operasyonu ile ABD tarihindeki en büyük eğitim sahtekarlığı gün yüzüne çıkarıldı. Üniversite başvurularına yönelik skandalın perde arkasında, zengin ve ünlü ailelerin çocukları, girmeyi hak etmedikleri halde ülkenin en iyi üniversitelerine yerleştirilmesi yatıyor. Netflix tarafından çekilen "Operation Varsity Blues" adlı belgeselde, gençleri elit üniversitelere yerleştirmek için yapılan tüm sahtekarlıklar gözler önüne seriliyor. Skandalın merkezinde yer alan Rick Singer'ın, varlıklı ailelerin çocuklarını, istedikleri üniversitelere yerleştirmek için yaptıkları anlatılıyor. Belgeselde, mahkeme sürecinde elde edildiği üzere Singer ve müşterileri arasındaki konuşmalara da yer veriliyor.
"ABD'de üniversiteye girebilmeniz için 2 yol var: Ya "ön kapı" dediğimiz normal yoldan, sınavla girebilirsiniz; ya da "arka kapı" dediğimiz, okula büyük bağışlar yaparak bu okullara girebilirsiniz. Ben ise "yan kapı" adını verdiğim üçüncü bir yol açarak, daha uygun fiyatlara çocukları en iyi üniversiteye sokmanın yolunu sağlıyorum." diyen baş karakter Rick Singer'a göre olay son derece basit. Singer, bu amaç doğrultusunda pek çok elit üniversitenin personelinden yardım alıyor.
Chris Smith tarafından çekilen filmde, önemli bir noktaya değinilmiş. Elit üniversitelere girmek için can atan kişiler öğrenciler değil, tam tersine veliler. Bu uğurda kuralların dışında hareket etmekten ve hile yapmaktan geri durmuyorlar. Bu doğrultuda her ailenin, Singer'ın sahip olduğu eğitim danışmanlık şirketinin paravanı olan sahte bir hayır kurumuna, öğrenci başına yüz bin dolar ile iki buçuk milyon dolar arası ödeme yaptıkları kaydediliyor. Özetle, bu zorlu yarışta her türlü avantaja sahip olanların, yine de hileye başvurması son derece başarılı bir şekilde ele alınıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR

