"Az yeterlidir" demek bizi statükonun dayattığından farklı bir yaşam tarzına yönlendirebilir mi?

Pier Vittorio Aureli’nin 2015 yılında yayımlanan “Az Yeterlidir: Mimarlık ve Asketizm Üzerine” kitabının bu haftanın konusuyla çokça eşleştiğini düşündüm. Mimarlık ve toplum yaşamı, kent ve statüko, tasarım, sanat ve yaşam biçimleri derken bu haftayı mimarlık ekseninde eleştirel düşünmeye yönelten bir bakış açısıyla ele alalım istedim.

Lemis Yayıncılık

Kitabın tanıtım bülteninde: Aureli'ye göre asketizm, yaygın olarak anlaşıldığı gibi yalnızca tefekküre dalınan bir hal, ya da dünyadan vazgeçme değil; her şeyden önce, başka bir yaşam tarzı arayışında sosyal ve politik koşulları köklü biçimde sorgulamanın bir yöntemidir. Aureli, asketizmin radikal bir iktidar eleştirisi, bir otonomi fırsatı olarak doğmasına karşın, zaman içinde anlamının nasıl değiştiğini, kapitalizmin mantığından "sosyal" konut kavramına ve minimalist tasarımın ideolojik retoriğine kadar her şeye nasıl yayıldığını gösteriyor. Minimalist tasarımın "az çoktur" mottosu, daima azla çoğu elde etmenin peşindeki kapitalizmin kemer sıkma eğilimleriyle birlikte yeniden moda olurken, asketizm ahlaki bir zorunluluğa ve ideolojik bir auraya dönüşürken, "az yeterlidir" demek bizi statükonun dayattığından farklı bir yaşam tarzına yönlendirebilir mi? Asketizm pratiği, bir baskı aracı olmaktansa kapitalizmin öznel iktidarına direnmenin bir biçimi olabilir mi? Açıklaması yer alıyor.

Minimalizm kavramının toplumda kabul görürken pürüzsüz bir çekimle yaygınlaşması mı yoksa yine bir sistem ile birlikte tekrara düşüp diktaya dönüşerek aslından kopması mı sorularını değerlendirebileceğiniz bir kitap bence Az Yeterlidir. Yalnızca mimarlık üstüne değil tasarım ve sosyal alanlarda çalışmalar yapan, bu anlamda okumayı seven herkes için bir öneri...

NEREDE YAYIMLANDI?

PagePage

BÜLTEN SAYISI

Sürece Atıf!

Bir tartışma diğerini doğurur.

10 Nis 2021

İllüstrasyon - Ahmet Akkurt

İLGİLİ OKUMALAR