Bi’ Milenyumlu
Aposto!’da yayıncı olmanın, bir bülten yayımlamaktan çok daha fazlası olduğuna inanıyoruz. Yayıncılar, içeriklerinde kendi bilgi birikimlerini okurlarıyla paylaşırken aynı zamanda tutku duydukları alanda kendi topluluklarını oluşturarak bültenlerinin ötesine geçiyor ve hem profesyonel hem sosyal bağlamlarda kalıcı ilişkiler kuruyor. Bu hafta “İyi Fikir!” kanalında bu konudaki yaratıcı yaklaşımını severek takip ettiğimiz Canan Ulyana Başer’i konuk ediyoruz.
Canan Ulyana, isimli bülteninin “Sahne Senin” kanalında, ürettiği podcast’lere konuk olan ve hikâyesiyle kendisine ilham veren arkadaşlarını ağırlıyor. Mikrofonu uzattığı isimlerden pek çok farklı alana dair perspektiflere yer vererek hem bülteninin içeriğini çeşitlendiriyor hem de topluluk içindeki bağları güçlendiriyor. Dilerseniz, bir topluluk oluşturmaya dair düşüncelerini kendisinden dinleyelim.
Bir Z kuşağı üyesi olarak, Z kuşağının hayatı ve geleceğe bakışı hakkında yayın yapıyorsun. Bu kapsamda da kendi kuşağından çok farklı işler yapan insanlarla bir araya gelerek bir diyalog kuruyorsun. Sence Z kuşağının hem iş hayatı hem de dünyaya bakışı nasıl?
Her şeyden önce teknolojinin içine doğan bir kuşağız. Bu da bazı şeyleri çok daha erken yaşlarda öğrenmeyi beraberinde getiriyor. Çağa uygun mesleklerin henüz var olmadığının da, üniversitede almış olduğumuz derslerin yetersizliğinin de, dünyadaki kaynakların günden güne daha çok tükendiğinin de farkındayız. Bu bağlamda da isimden çok kaliteyi önemsiyoruz ve bunu gerçekten her alanda gözetiyoruz.
Adı yalnızca cirolarıyla ün yapmış büyük şirketlerin iki yüz bininci çalışanı olmak yerine üretime ve sosyal sorumluluğa odaklanmış girişimlerin ekiplerinde yer almayı ya da böyle girişimleri kurmayı tercih ediyoruz. Birbirinin kopyası işlere alkış tutmak yerine marjinal olanı keşfetmeye ve üretmeye çalışıyoruz.
Bir süredir bültenlerinde yer açtığın Sahne Senin kanalında mikrofonu doğrudan dışardan bir konuğa uzatıyorsun. Bu süreç nasıl şekilleniyor?
8 ay önce Boş İşler Medya çatısı altında Bi’ Milenyumlu ismiyle Z kuşağının kariyer yolculuğunu, kazanması gereken yetkinlikleri, derdini, tasasını, umutlarını, heyecanlarını, yanlış anlaşılmalarını ve çok daha fazlasını ele almak amacıyla yola çıktım. Şimdiye dek iki farklı podcast serisi yayımladım. İkinci serinin ortalarındayken yani yaklaşık bir buçuk ay kadar önce de Boş İşler Medya olarak Aposto! platformuna dâhil olduk.
Latincede "kalbinle ve ruhunla" anlamına gelen Vi Et Animo isimli ikinci podcast serimde yaptığımı bültenimle daha da genişletiyorum. “Sahne Senin” kanalında Aposto! platformuna dâhil olmadan önce podcast'ime konuk olan kişilerden, bültenimi takip edip bültende işlediğim konularla ilgili bana geri dönüş sağlayan kişilerden anlatmak istedikleri ne varsa anlatmalarını istiyorum. Yani aslında “Sahne Senin” kanalında mikrofonu ben uzatmıyorum; mikrofonu almak isteyen kişiler, kendileri gelip alıyorlar ve bu süreç oldukça organik bir şekilde şekilleniyor diyebilirim.
Ek olarak yakın zamanda Bi’ Milenyumlu Discord Topluluğu’nu yayına aldım. Topluluğa dâhil olmak için sahip olunması gereken bir starter pack yok. Önemli olan birbirimizden ilham almamız ve birbirimize ilham olabilmemiz. Mikrofonu almak isteyen herkesi bu topluluğa bekliyoruz!
Kendi ürettiğin bir içeriğe başkasını da üretici olarak dâhil etmek, senin üretim sürecini ve yaratıcılık tarafını nasıl etkiliyor? Kolektif bir içerik üretimi sana neler hissettiriyor?
Geçtiğimiz haftalarda yayımladığım “Çıkışlar hangi taraftan?” başlıklı bültenimde de bahsettiğim gibi, üniversiteye başladığımdan beri çeşitli platformlarda yazılı ya da sesli içerikler üretiyorum. GOOINN ekibine dahil olduğumdan beri de kürasyon kavramının ne olduğunu öğrendim ve artık üretmenin yanında kürasyon da yapıyorum. Yani zamanımın büyük bir çoğunluğunda genel olarak ya içerik tüketiyorum ya da üretiyorum ve sonrasında bunları uygun kişilerle buluşturuyorum.
Düşününce kürasyon yaparken de tanıdığım ya da tanımadığım birçok kişiyle beraber bir içerik üretmiş oluyorum aslında. Neden bunu kendi bültenimde, içimizden birileriyle yapmayayım dedim ve “Sahne Senin” ortaya çıktı. Kolektif içerik üretimi, benim kendi içerik üretim motivasyonumu artırıyor çünkü biliyorum ki Bi’ Milenyumlu sadece benden ibaret değil. Bi’ Milenyumlu; dünyada olup biten her şeye rağmen kendini geliştirmeye, yeteneklerini keşfetmeye, öğrendiklerini geri vermeye çalışan gençlerden oluşuyor. Ve bu da beni çok daha güçlü hissettiriyor :)
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto! topluluğundan gelişmeleri, yayıncıların üretim hikâyelerini, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifleri bir araya getiren Community bülteninin ikinci sayısıyla sizlerleyiz.
28 Nis 2021

İLGİLİ OKUMALAR


