Show Business

Bir bültenin düzenli gönderilmesinin, stabil bir şekilde okuyucu sayısını artırmaktan daha sağlam bir kurguya pek çok açıdan gerekli olduğuna inanıyoruz. Ancak arada istisnalar çıkmıyor ve bülten rutininin dışına çıkmanın bizleri de heyecanlandırdığı zamanlar olmuyor değil…

Bu hafta "İyi fikir!" kanalında her cumartesi bültenini yayımlayan Akasha Coral’ı konuk ediyoruz. Heyecanlanmamızın sebebi ise Show Business’ın yayın periyoduna ek olarak odaklanmak istediği bir konuya ayrı bir alan açma, normal akışının dışına çıkma ve okuyucusunu şaşırtma motivasyonuyla hazırladığı “ara” bülteni oldu. Dilerseniz devamını kendisinden dinleyelim.


Her şeyden önce bülteninin ismiyle başlayalım. Kuşkusuz sinema ve televizyon dünyasının çalışmaları, bir açıdan bakıldığında sanatın alanına girerken bir diğer açıdan bakıldığında “şov dünyasının", yani endüstrinin alanına giriyor. Bülteninin ismini belirlerken neden bu bakış açısından yaklaşmayı tercih ettin?

Elbette ki! UCLA’de aldığım “Yapıma Giriş” dersinden sonra bu ayrımın farkına vardım. Orada bir profesör şu cümleyi kurmuştu: “Hollywood, Hollywood’un Hollywood hakkında film yapmasını sevmez.” Bu beni çokça düşündürmüştü. Sonrasında Hollywood’un ve stüdyoların tarihiyle ilgili okumalar yapmaya başlayınca tam olarak ne demek istediğini anlamıştım. Sinemalarda ve çeşitli dijital mecralarda keyifle izlediğimiz film ve dizilerin ardında bazı ülkelerin gayrisafi millî gelirinden daha fazla ciro yapan şirketler var. Bu da film yapım sürecini etkiliyor. Örneğin, siz hiç dünyanın en zengin 10 insanının karıştığı bir skandalla ilgili bir film izlediniz mi? İzleyemezsiniz, çünkü bu insanlar büyük film stüdyolarının hissedarları.

Bilinçli tüketici olmanın gündemimizin ana konularından biri olduğu bu çağda tükettiğimiz içeriklere bir ışık tutmak istedim aslında. İzlediğimiz film ve dizilerin kimi zaman arkasında dönen pazarlıkları, başka neleri etkilediklerini ve bizi nasıl etkilediklerini, içeriğin kendisi kadar ilgi çekici ve önemli buluyorum. Bundan dolayı da hem filmseverlere sektöre biraz daha aşina olma fırsatı vermek, hem film ve dizi dünyasına etkisi olan dönemlere ışık tutmak, hem de izlediğimiz içeriklerle ilgili okurlara daha fazla düşünme kapısı açmak için bu bakış açısını seçtim diyebiliriz!

Geçtiğimiz hafta, her cumartesi saat 15.00 olarak belirlediğin haftalık yayın akışının dışına çıkarak okuyucularına sürpriz bir şekilde, 6. ile 7. sayının arasında yalnızca bir konuya odaklanan 6,5 sayılı ek bültenini gönderdin. Bu bülteni gönderme motivasyonun ne oldu? Neden normal yayın akışının dışına çıkarak ek bir sayı hazırlama ihtiyacı hissettin?

Aslında çok spotane gelişti! Geriye dönüp baktığımda bunun iki sebebi vardı: İlki, 7. sayıda tam o hafta 4. sezonu yayımlanan The Handmaid’s Tale dizisi hakkında yazmayı planlamıştım. Ancak aynı zamanda da Türkiye yapımı yeni Netflix orijinalimiz Fatma vizyona giriyordu. Konu dijital platformlara yapılan Türkiye dizileri olunca gündemde konuşulma zamanını neredeyse bir hafta gibi düşünebilirsiniz. Yani 8. sayıda Fatma’yı yazmaya karar verseydim dizi tazeliğini yitirecekti. Benim için de Fatma, bir Netflix Türkiye girişimi olarak önemliydi.

İkincisi ise Fatma, birkaç sayıdır yöneldiğim tematik düzene uymuyordu. Seri katil temasını işlememe birazcık vardı ve sonraki haftalar için de yemek ve yarış filmleri üzerinden bir kurgu hazırlıyordum. Yani Fatma’yı sığdırabileceğim bir yer yoktu!

Bunların üzerine adeta çerez gibi bir bülten hazırlayıp hafta ortası okurlara Show Business’ın kendini hatırlatması fikri çok hoşuma gitti. Ve gidiş o gidiş oldu… :)

Normal akışının ve bülten yapının dışında çıkarak ekstra bir içerik üretmek sana nasıl hissettirdi? İki farklı üretim sürecinin veya farklı bir içerik ortaya koymaya karar verme aşamasının birbirini beslediğini düşünüyor musun?

Ben besleyici ve güç verici küçük rutinleri olan ama bir yandan da rutinden sakınan birisiyim. Dizi sektöründe çalışıyorum ve aslında rutinden çok uzak bir hayatım var. Yine de bülteni hazırladığım zamanlar aşağı yukarı aynı oluyor. Bu yarım sayıyı çıkarmak aslında bu rutini biraz kırdığı için yaratıcı sürecime bir yenilik getirdi diyebilirim kesinlikle! Rutinin dışında bir sayı göndermek, okunma oranları üzerinde de bir deney gibi olduğundan her açıdan heyecanlı bir süreçti.

Bunların yanı sıra, Show Business’ın sadece film ve dizi önerileri veren ve film ve dizileri yer yer anlamlandırması zor şeyler gibi yansıtabilen bir yayın olmasından kaçınıyorum. Benim için Show Business, film ve dizileri seven herkese sesleniyor. Bu yüzden de hem uzun sayılara bir ara olması için, hem okurlara bunun dinamik bir bülten olduğunu hatırlatma ve onları da kendi rutinlerinden kısa da olsa çıkarma hevesiyle yapılan yeniliklerden bir tanesi bu oldu. Benzer yenilikleri de ilerleyen sayılarda göreceğimizi söyler, merak edenleri bültene davet ederim!

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto P.S.Aposto P.S.

BÜLTEN SAYISI

🙌 Community #3: Olağan seyrinden çıkan Show Business

Aposto! topluluğundan gelişmeleri, yayıncıların üretim hikâyelerini, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifleri bir araya getiren Community bülteninin üçüncü sayısıyla sizlerleyiz.

12 May 2021

🙌 Community #3: Olağan seyrinden çıkan Show Business

İLGİLİ OKUMALAR