Görsel

Görsel: Freepik
Yeni bir araştırma artık kelimenin tam anlamıyla “telefonlarımızın içinde yaşadığımızı” ortaya koyuyor. Bilim bu gerçeği yüzümüze tokat gibi çarparken bir yandan da gençlerin telefonlarına bağımlı yaşıyor olduklarına dair düşüncemizi de yerle bir ediyor. Genç, yaşlı hepimiz akıllı telefonlarımızın ekranına hapsolmuş durumdayız.

Görsel: The New York Times
Araştırma, insanların telefonlarına karşı hislerinin evlerine karşı hisleriyle aynı olduğunu gösteriyor. Yani elinizde tuttuğunuz o küçük teknolojik kutu sizin için eviniz kadar önemli. Prof. Miller diyor ki telefonlar artık kullanıdığımız bir cihaz olmaktan çok öte, onlar sizin yaşadığımız yer. Birileriyle sohbet ettikten, çalıştıktan, yemek yedikten ya da banyo yaptıktan sonra “evimize” yani cep telefonuuza dönüyoruz. Bu aslında hayatımızdaki insanlarla yakınlığımızın ölümü anlamına da geliyor. Sevdiğimiz insan, çocuğumuz ya da annemiz tam yanımızdayken akıllı telefonlar yüzünden sosyal ve duygusal manada tek başımıza olabiliyoruz. Bilim insanları bu cihazların “ev” ve “iş yeri” ne meydan okuduğunu söylüyorlar.
Bu ciddi manada düşünmemiz gereken bir fenomen. İnsan nasıl bir yöne doğru evriliyor?
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ne Var Ne Yok Hocam? 6 Sayısıyla Karşınızda
13 May 2021

İLGİLİ OKUMALAR


