Londra Metropolitan Üniversitesi

"Gezegeni mahvettik" diyen önde gelen toplumsal figürler bu söylemde ısrar edebiliyor. Sahi, gerçekten öyle mi? Muhtemelen hepimiz eşit derecede suçlu değiliz. 'nde sosyoloji profesörü olan Anne Karpf, Kadınlar Gezegeni Nasıl Kurtarabilir başlıklı yeni kitabında, bu söylemin tam tersine iklim krizinin kelimenin tam anlamıyla insan yapımı olduğunu savunuyor: Buna göre kadınlar <<özellikle de beyaz tenli olmayan kadınlar>> küresel iklim değişikliğinden en büyük zararı görüyor. Varlığına en az katkı(!) yaptıkları iklim krizi hakkında sorumluluk; iklim krizinin doğal suçlularından ve özellikle Küresel Kuzey'deki beyaz erkeklerden, Küresel Güney'deki kadın nüfusunun yaşam tarzına yönlendirilebiliyor.

Öte yandan, sosyal medya ve meydanlar kadın iklim aktivistleriyle dolup taşmasına rağmen; (sözgelimi Greta Thunberg'in hemen her fırsatta iklim politikasının boşa çıktığını sarkastik biçimde dikkat çektiği gibi) karar verici üst makamlarda ise kadınlar yine bir şekilde kayıp durumda. Yaşları 16 ile 70 arasında değişen dünya çapındaki iklim aktivistleriyle röportajlar yaptığı çalışmasında güçlü kanıtlar toplayan Karpf; iklim krizinin cinsiyet eşitsizliği tarafından nasıl yönlendirildiğini ve cinsiyet eşitliğinin bu soruna nasıl bir çözüm sunabileceğini gösteriyor.

Kitabın çevrimiçi düzenlenen lansmanını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz. Etkinlikte ropörtaj yaptığı kadın iklim aktivistlerinden ikisi ve Anne Karpf konuşmacı olarak yer alıyor.

İklim Krizi ve Cinsiyet Eşitsizliği: yakın bir ilişki

Hepinize müthiş bir hafta diliyorum, gelecek sayıda görüşmek üzere!

Ersin Şenel

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Pandora'nın kutusu açıldı

Etik ve Uyum Bülteni #37

05 Eki 2021

Pandora'nın kutusu açıldı

İLGİLİ OKUMALAR