Üretim ve hayal kurma
Esra Ece Kuleci
Bu hafta itibarıyla yayıncılıktaki üretim dinamiklerine odaklanan yeni bir kanalımız var. Burada merceği biraz daha kendimize çeviriyoruz ve topluluğumuzla üretim dinamiklerimiz üstüne konuşuyoruz. Sorumluluklar, motivasyonlar ve pratikler akla ilk gelen kavramlar olsa da yayıncıların üretimini doğrudan ilişkilendirdiği "o kavrama" doğru bir yolculuğa çıktığımız bu kanalda, ilk konuğumuz 20'lik bülteninin yaratıcısı Yasmin Güleç. Bu yazıda onun üretim süreci üzerinden, hayal kurmanın üretim pratiği içindeki yerini okuyacaksınız.
Yasmin, kendini geceleri motive sabahları ise üretken hissedenlerden. Sabahları yeni bir güne başlamanın verdiği enerjiyle gününü planlarken bülteninin gelecek sayıları için fikirler de genelde bu saatlerde ortaya çıkıyor. Tüm bu fikirleri ve kurduğu bülten yapısının üretim olarak akması ise gece saatlerinde şehir uyuduğunda oluyor. Yasmin, geceleri yazı yazarken kendini "bir adada inzivaya çekilen yazarlar gibi" hissettiğini söyledi. Kendi deyimiyle “gecelerim benim adalarım” diye de ekledi. Sessiz bir ada değil tabii, bültenini yazarken kulağında o sayının ruh hâline göre bir müzik mutlaka var. O haftaki bülteni kendini sorgulama üzerine ise biraz daha folk, The Lumineers ve Bob Dylan çalıyor. Gündeme dair bir 20’lik yazılıyorsa rock tınılarını; ama özellikle Duman’ı dinleyen bir Yasmin gözlemlemek mümkün.
Yasmin’in üretimini bir masada etrafında toplaşıp hayaller üstüne konuşmak olarak tanımlayabilirim. Bir masada ne kadar çok hayallerden konuşuluyorsa en az onun kadar konuşulan bir diğer konu da hayattır! 20’lik bülten, hayal ile hayat arasındaki o ince çizgiden okuyucusuna sesleniyor. Yasmin’in üretim yolculuğu o ince çizgide dengede kalmaya çalışmakla geçiyor ve başarılı oluyor. Haftanın hâlleri, Yasmin’in hayalleri. Gündem, gerçekler. "Alıp başına gidenler" kanalı ise bir hayalin hayattaki yolculuğu.
“Olduğun durumdan farklı bir şey düşündüğünde hayal kurmaya başlıyorsun zaten, fikirler de burada çıkıyor,” diyor ilk olarak Yasmin. “Üretmek, bir yolculuk. Bilet, o hayalin ilk fikir hâli. İlk cesur adım da o yolculuk için bindiğin vasıta.”
Bu benzetmeyi ondan duyunca zihnimde ilk beliren soru, "Hayallerin geleceğe doğru bir rotası çizilmeli mi, bu şart mı? Haritayı önümüze alıp adım adım durakları belirlemek mümkün mü?" oluyor. Yasmin bu konuda epey deneyimli; çünkü hayallerini üretime dönüştürmüş insanlarla konuşmak üretiminin bir parçası.
"Hayal dünyası ne kadar sınırsız olursa olsun, ufkumuz ne kadar geniş olursa olsun, konu yine dengeye geliyor. Hayalleri harekete geçirip üretime dönüştürmek için ilk adım aslında hayatla hayal arasındaki dengeyi kurmaktan geçiyor, sürekli hayal dünyasının içinde bir yaşam sürdürmek hayatın içinde hayaliniz için gerekli o ilk adımı atmayı geciktirebilir," diyor Yasmin.
20’lik'teki hayallere bakıyoruz birlikte ve görüyoruz ki burada her hayale yer var! “Başkalarının hayallerini dinlemek, onları yazmak benim ve okuyucuların hayallerini besliyor. Okuyuculara o ilk hareket için hayal kurmaktan korkmama motivasyonunu veriyor.”
Peşi sıra pandemi sürecini düşünüyoruz birlikte, belirsizlikle ve hayal kurmakla olan ilişkimiz nasıldı diye dönüp bakıyoruz. Yasmin için pandeminin ona öğrettiği belirsizlikle başa çıkma yöntemleri, bu üretim yolculuğuna ve hayalleri üretime dönüştürmede etkili olmuş. "Yolun sonunu bilmeden yola çıkma hâlinin üreteni ürkütmemesi gerektiğini ben bu süreçte gördüm," diyor ve ekliyor, “Bir rotanın olması, planlı programlı olmak kaybolmaktan koruyor ve hayal ile hayat arasındaki o dengeyi kurmayı sağlıyor.”
Aposto!'da üretmenin Yasmin'i en heyecanlandıran kısmına geldiğimizde bunun "okurlarının olduğunu bilmek" olduğunu söylüyor:
"Birileri okuyor ve o hayallere ortak oluyor, zaten okurlar olmasa 20’lik hayallerimi yazdığım bir günlüğüm olarak kalırdı. Öte yandan Aposto! içinde etrafımda yazan insanların olması ve yazmanın kendisi üzerine konuşuyor olabilmek beni çok heyecanlandırıyor. Üretmek için buradayız ve üretenler olarak bir aradayız."
Bu yazıyı yazarken aslında çok duyduğumuz bir kelime olan hayalin bir kitap adında ne kadar nadir geçtiğini fark ettim. Ne zaman hayallerimden uzaklaşıyor gibi olsam bir okur olarak sığındığım Patti Smith’in Hayalperestler kitabından bir alıntı ile bu yazıyı sonlandırmak istiyorum.
“Hayalperestler benim için peri masalı mıdır? Öylesi masalları daima sevmişimdir; ancak peri masalı benzetmesi bu örnek için geçerli değil. Bu minik kitapta yer alan her şey gerçek; aynen olduğu gibi yazıldı.”
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto! topluluğunun tazeleri, Yuvarlak Masa sohbetleri, yayıncıların entelektüel üretim dinamiklerine dair içgörüler ve medyaya dair okuma önerilerimiz burada.
06 Ağu 2021

İLGİLİ OKUMALAR


