Egemen Tokatlıoğlu.

Sevdiğimiz isimlere “içinde yaşamak istedikleri film ya da diziyi” sormaya devam ediyoruz. 17. konuğumuz
Çocukluğumdan beri daima sinemanın “karanlık” yönü beni etkilemiştir. Korku ve fantastik sinemasının büyüsüne henüz ilkokula bile başlamamışken kapılmıştım. Karanlık bir peri masalı gibi anlatılan öyküler beni ürkütmekten ziyade hep hayranlık uyandırmıştır. Keşke bu evrende yaşasam dediğim film ve diziler de genelde bu paralelde olmuştur. Örneğin Tim Burton’ın yarattığı karanlık, depresif suç şehri Gotham (Batman Returns, 1992) çocukken keşke Batman’in yaşadığı bu karanlık Gotham’da ben de olsaydım dedirtmiştir. Bunun yanı sıra 1994 yapımı Alex Proyas’ın yönettiği ve trajik bir şekilde kaybettiğimiz aktör Brandon Lee’nin başrolünde olduğu The Crow’da o karanlık atmosfere sahip suç şehri beni hep etkilemiş ve o karanlık şehirde yaşamanın nasıl olacağını hep merak etmişimdir. Bunlara ilave olarak Dark City, Edward Scissorhands, Star Wars, Ghostbusters, Blade Runner, Sleepy Hollow, The Labyrinth gibi filmlerin o kendisine has karanlık, büyüleyici atmosferinde yaşamayı çocukluğumdan beri hep hayal ettiğimi de eklemeliyim.
İLGİLİ BAŞLIKLAR



