Bu yazımızda referans aldığımız kitap üniversitelerin ölmekte olduğunu iddia ediyor. Ama ölüm sebebi tahmin ettiğiniz gibi Covid-19 salgınının getirdiği zorluk ve değişimler ya da hayatın hızla dijitalleşmesi değil
Bu yazımızda referans aldığımız kitap üniversitelerin ölmekte olduğunu iddia ediyor. Ama ölüm sebebi tahmin ettiğiniz gibi Covid-19 salgınının getirdiği zorluk ve değişimler ya da hayatın hızla dijitalleşmesi değil: neoliberalizm.
Görsel: Study Breaks Magazine
Yazarımız Fleming diyor ki, neoliberalizm devletlerin ekonomiyi düzenleyişinde temel değişimler, finansal genişleme ve özel teşebbüse ayrıcalık tanınması anlamına geliyor. Tüm bunlar bir güvensizlik ve stres ortamı yaratıyor, akademik bağımsızlık ve mesleki birliğin altını oyuyor, öğrencilerin büyük borçlar altına girmesine neden oluyor. Akademik yönetişimin yerini emir komuta zinciri ve tepeden yönetim alıyor. Stratejik planlar eğitim ve araştırma harici hedeflerle genişliyor. Özel sektörde geçerli olan “oyunun kuralları” üniversitelere de sirayet ediyor. Böylelikle piyasanın güvensizliği ve endişesi, üniversitelerde Stalinvari otoriter yönetim tarzlarının yerleşmesi neticesini doğuruyor. Akademisyenlerin profesyonel özerklikleri yerini kurumsal uyuma bırakıyor. Akademisyenler üniversitelerde birer azınlık haline geliyorlar.
Bizim yazarken yüreğimiz sıkıştı. Güya giriş kısmında “hafif” ve “tasasız” bir sayı olacağını vadetmiştik. Olamadı. Üniversiteler ölür mü, ölürlerse ne zaman, bilemiyoruz ama belki yerlerine daha iyi bir şey gelir belli mi olur? Hayat hep ileriye akan bir nehir değil miydi?
NEREDE YAYIMLANDI?
Ne Var Ne Yok Hocam? 14. sayısıyla karşınızda
03 Eyl 2021

İLGİLİ OKUMALAR


