Show Business
Sinema ve televizyon dünyasından gelişmeleri derleyen , farklı film türleri ve yönetmenlerle ilgili incelemelere de bülteninde yer veriyor.
İsyankar Sinema Akımı: Neo-Noir
Tarih boyunca öğrendiğimiz her olayın bir noktasında birileri anti bir harekette bulundu. Sinemanın da anti hareketi film noir, veya diğer adıyla karanlık sinema oldu. 2. Dünya Savaşı sonunda Hollywood filmlerinde gözlemlenen ve Fransız eleştirmenlerin film noir adını biçmesiyle kalıplaştırılan bir akım karanlık sinema.
2. Dünya Savaşı sonunda birçok germen kökenli sinemacı, Amerika Birleşik Devletleri'ne göçtü. Kendileriyle de tanıklık ettikleri korkunç sahneleri getirdiler. Bunu da aslında bastırılmışlığın içinden gelmelerinden kaynaklı bir dışavurum gibi görebiliriz.
Karanlık sinemanın ilk örneklerinin en ayrıştırıcı unsurları arasında karamsar kahramanlar, bir femme fatale, keskin ışık oyunları, sıkça geriye dönüş kullanımı ve altta yatan bir varoluşçu felsefe vardır. Bütün bunlar da Hollywood'un o döneme kadar ürettiği, buna kıyasla toz pembe kalan hikayelerden çok farklı idi. Aslında film üreticileri bu döneme kadar insanların herhangi bir şekilde rahatsız olabileceği hikayeleri görmek istemediklerini, bunun para kazandırmayacağını düşünüyorlardı. Ancak noir ile gelen hamlık tersi bir etki yarattı.
Neden? Noir filmlerde illa ki iyiler kazanmaz veya ödüllendirilmez, vahşet ve kan unsurları gösterilmekten sakınılmaz ve ana kahraman genellikle etik olarak sorunlu birisidir. Bana kalırsa bu da insanların görmeye alıştığı ama hayatın kendisinden epey farklı olan dönemin Hollywood filmlerine kıyasla çok daha heyecan verici bir seçenek oluverdi.
Velhasılkelam, film noir dediğimiz hadise 1959 yılında rafa kalktı ve yerini neo-noir olarak adlandırdığımız ama tam olarak tanımlayamadığımız bir kalıba bıraktı. İlk noir örnekleri, dönemini de göz önünde bulundurduğumuzda femme fatale yani tehlikeli kadın figürü bulundururdu ve bu karakter de genellikle daha sığ olurdu. Sadece ortalığı karıştırmak isteyen ve bunun ötesinde bir şey vadetmeyen bir yan karakter denebilir. Ancak neo-noir ile biraz daha şekle girdi ve sadece seksi ve tehlikeli bir imajdan çıkıp, gerçekten de dolu örneklerle önümüze gelmeye başladı.
Bu yüzden de sevgili okurlarım, sizlerle ana karakterin hem femme fatale, hem de çok boyutlu olduğu bir film olan Destroyer'ı, ve bana göre çok eşsiz bir neo-noir örneği olan Nocturnal Animals'ı paylaşıyorum. Devam edelim!
NEREDE YAYIMLANDI?
Platformdan öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
12 Eyl 2021

İLGİLİ OKUMALAR


