Serbest Atış

, sporun her alanından çok sesli hikâyeleri her salı ve cumartesi 13.00'te posta kutunuza getiriyor.


Oyunbozan

Erkek tenisinin Büyük Üçlü’sü, 2000’lerin başında Federer’in perdeyi açtığı, bu onyılın ikinci yarısında Nadal’ın dahil olduğu ve 2010’larda da Djokovic’in altın sezonlarını yaşayarak perçinlediği eşine az rastlanır bir hegemonya kurdu. “Gelecek kuşağın” büyük turnuvalarda elde ettiği başarılarla, 2020’lere de sarkan bu hegemonyanın sonlarının yaklaştığının işaretleri kendilerini göstermeye başladı. Bu üçlünün -ve elbette sağlıklı dönemlerinde Andy Murray’nin- turda kurduğu hakimiyetin zirve dönemlerinde araya girmeyi başaran tenisçiler ise çok özel hikayelere imza atıyordu.

Güçlü tek el backhand vuruşlarıyla 2010’lara üç Grand Slam turnuvası şampiyonluğu sığdıran Stanislas Wawrinka ile, bileği ve dizindeki sakatlıklar izin verse derin groundstrokeları ile kortta daha kalıcı bir iz bırakabilecek olan Juan Martin Del Potro gibi isimler Federer, Nadal ve Djokovic’in kurduğu serileri sekteye uğratan isimler olmayı başardılar. Bugünlerde devam etmekte olan Indian Wells’te ise bunu yapan isim, 2010’da Ivan Ljubicic olmuştu.

2010 yılı geldiğinde Büyük Üçlü’nün rekabeti sert korta da ulaşmış, üstüne üstlük Andy Murray de 2008 Amerika Açık’ta gördüğü finalle artık ismini turun elit isimleri arasına yazdırmıştı. Rafael Nadal 2009’da sert korttaki ilk majör zaferini Güney Yarımküre’de kazanmış, Novak Djokovic ise bahar aylarında nefes sorunlarıyla boğuşsa da 2007 Amerika Açık’ta gördüğü finalin ardından 2008 Avustralya Açık’ta kariyerinin ilk majör zaferini elde etmişti. Roger Federer ise Wimbledon ve Amerika Açık’ta 2000’lerde yakaladığı beşer kupalık serilerle hızlı zeminlere damgasını vurmuştu.

Öte yandan hızlı zeminleri seven diğer oyuncular da zaman zaman sahneye çıkıyordu. Bunlardan biri 2009’da Amerika Açık’ta hem Nadal’ı hem Federer’i mağlup ederek şampiyon olan Juan Martin Del Potro’ydu örneğin. Aynı yıl Wimbledon’da ise eski topraklardan Andy Roddick, Federer ile nefes kesen bir servis düellosuna girmiş ve finali beş sette kaybetmişti.

Federer, Nadal ve Djokovic’in California çölünde 2004’ten 2018’e kadar kurduğu hakimiyeti sekteye uğratan Ivan Ljubicic ise 2010’da kariyerinin son yıllarına yaklaşan bir tenisçiydi. ATP Finalleri'nde final oynadığı 2005'in ardından dünya sıralamasında 3 numaraya kadar yükseldiği 2006’da Avustralya Açık’ta gördüğü çeyrek final ve Fransa Açık’ta gördüğü yarı final ile -hiçbirini kazanamasa da- kariyeri boyunca adını yazdırdığı üç ATP Masters finali onu kalburüstü tenisçiler arasına sokmaya yetiyordu ancak 2010 yılında en iyi dönemlerinden çok uzaktaydı. Hırvat tenisçi bu koşullarda 2010 Indian Wells yolculuğuna başladı.

Devamını Oku


NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

Aposto! Digest #29: Seyahat, Spor, Teknoloji

Platformdan öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!

16 Eki 2021

Aposto! Digest #29: Seyahat, Spor, Teknoloji

İLGİLİ OKUMALAR