Bu hafta, konumuzun ön yargı olduğu dersimizde öğrencilerimizden rastgele grup oluşturmalarını istedik. Grup üyelerine “hangi kritere göre” bir araya geldiklerini sorduğumuzda ezici çoğunluk “arkadaşlarımla kurduk, beraber başka bir ders daha aldığım kişilerle kurduk, aynı yurtta kalıyoruz” gibi cevaplar verdi. Bu, yazında “yakınlık ön yargısı” olarak geçiyor. Yani bize “tanıdık” gelen insan, obje ve yerlere karşı olumlu bir ön yargımız var. Tanıdık insanlarla beraberken kendimizi güvende hissediyoruz. Pek güzel. Peki, bunun iş hayatındaki yansımaları neler? Aynı okul mezunlarının birbirini kollaması
Bu hafta, konumuzun ön yargı olduğu dersimizde öğrencilerimizden rastgele grup oluşturmalarını istedik. Grup üyelerine “hangi kritere göre” bir araya geldiklerini sorduğumuzda ezici çoğunluk “arkadaşlarımla kurduk, beraber başka bir ders daha aldığım kişilerle kurduk, aynı yurtta kalıyoruz” gibi cevaplar verdi. Bu, yazında “yakınlık ön yargısı” olarak geçiyor. Yani bize “tanıdık” gelen insan, obje ve yerlere karşı olumlu bir ön yargımız var. Tanıdık insanlarla beraberken kendimizi güvende hissediyoruz. Pek güzel. Peki, bunun iş hayatındaki yansımaları neler? Aynı okul mezunlarının birbirini kollaması: iş fırsatlarından ve yükselme fırsatlarından faydalandırmak, birlikte iş yapmak; memleketlinin işe alınmasını sağlamak… Örnekleri çoğaltabiliriz.

Görsel: 3Back
Yakınlık ön yargısı iş hayatında herkesin eşit fırsata sahip olmasının önündeki temel engellerden birisi. Bu, kurumların gerçekten kalifiye çalışana ve yeteneğe ulaşmalarına da engel olabilir.
Yakınlık ön yargısından yola çıkıp bu eşitsizliklerin başka bir sebebine bakalım istiyoruz: sosyal sınıflar. Dr. Martin çalışmasında mensup olunan sosyal sınıfın kariyer basamaklarını tırmanmakta nasıl bir rol oynadığına odaklanmış. Belli başlı ailelerden, okullardan, çevrelerden gelen kişiler basamakları hızla tırmanırken, alt sosyal sınıf mensupları, azınlıklar ve kadınlar için yükselmek hiç de kolay değil. Bir kadın çalışan, sosyal ağların kurulduğu ve sağlamlaştırıldığı erkek-erkeğe maç izleme, birlikte içmeye gitme gibi faaliyetlere dahil olamadığı için “etkin gruba” katılamıyor. Ya da bir azınlık mensubu çalışan farklı müzik, yemek ve eğlence alışkanlıkları nedeniyle dışarıda kalıyor.

Görsel: VectorStock
Hepimiz iş yaşamında sosyal sermayenin, sosyal ağın her şey demek olduğunu biliyoruz. Peki, ona sahip olmadığınızda ve bu, doğduğunuz yer, aile, etnik grup ya da dini inanç ile ilgili olduğunda?
Dr. Martin burada görev kurumlara düşüyor diyor. Bu tarz görünmeyen engelleri tespit etmek ve kaldırmak kurumların vazifesi. Günün sonunda kurumsal faydayı sağlayan “güçlü kardeşlik bağları” değil, hangi köşede olursa olsun yeteneği tespit etmek ve kuruma kazandırmak.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ne Var Ne Yok Hocam 19. Sayısıyla Karşınızda
12 Kas 2021

İLGİLİ OKUMALAR


