Fırat Yücel

Sevdiğimiz isimlere “içinde yaşamak istedikleri film ya da diziyi” sormaya devam ediyoruz. 32. konuğumuz , seçtiği filmse Pal Sokağı Çocukları / A Pál-utcai fiúk (1968).

Çocukken okumayı sevdiğim ya da annemin bana okumasını sevdiğim (tam hatırlamıyorum okuma/dinleme şeklini ama duygusu kalmış aklımda) bir roman vardı, Ferenc Molnár’ın Pal Sokağı Çocukları. Bu romanın duygu coğrafyası bana hep ilginç gelmiştir çünkü burada örgütlenen ve daha sonra çetelere/fraksiyonlara bölünen ilkokul çocukları yetişkinlere özenerek yapmaz bunu. Yakınlarda, pandeminin ilk aylarında bu romanın Zoltán Fábri uyarlamasını (A Pál-utcai fiúk, 1968) -muhtemelen ikinci ya da üçüncü kez, bundan da emin değilim- izledim ve çocukluğumda hissettiğim o duygunun daha farklı (üzerinden yaşam geçmiş mi demeli) hali yine ziyaret etti beni: Bu dünyanın içinde olmak isterim. Yetişkinlerin orta sınıf debelenmelerine asla özenilmeyen bir dünyadır bu; tümüyle çocuklardan oluşan, hem maceraperest hem de basbayağı siyasi bir dünya. Hocaları sınıfta “kristal balyum sülfatı ince bir platinyum çubuğun üzerine koymak”tan filan bahsederken onlar sıraları arasında birbirleriyle “başkanlık seçimi saat üçte, Saha’da” yazan notlar paylaşırlar. Sineklerin Tanrısı’ndaki gibi insan doğasındaki şiddete dair hızlı çıkarsamalar da yoktur burada. Çocuklar arasında gaddarlık da yok değildir ama bunu neyi nasıl yapmayı tercih ettikleri yani politikaları şekillendirir; doğuştan gelen eğilimleri, içgüdüleri filan değil. Orada o çocuklarla oyun oynayabilmek ve mühendislerin dikeceği binaya karşı “arsa”yı savunmak, fraksiyonları aynı mücadelede bir araya getirmek isterdim. Pal Sokağı Çocukları’nın dünyası bu tür “hayaller”le gerçeklik arasında büyük bir uçurum olmadığını hissettiren bir dünyadır; bu yüzden de içinde vakit geçirilesidir.

NEREDE YAYIMLANDI?

Bu Hafta Ne İzlesem?Bu Hafta Ne İzlesem?

BÜLTEN SAYISI

Bu Hafta Ne İzlesem? -87-

27 Ocak-02 Şubat haftasından film ve dizi önerileri.

27 Oca 2022

Bu Hafta Ne İzlesem? -87-

İLGİLİ OKUMALAR