Ekrem Buğra Büte

Sevdiğimiz isimlere “içinde yaşamak istedikleri film ya da diziyi” sormaya devam ediyoruz. 36. konuğumuz , seçtiği eserse Twin Peaks.
Twin Peaks’in büyüsü, çekiciliği özünde bilinmez olana dokunabilme inancından gelir benim için. David Lynch’in elinden çıkma dünyaların pek çoğunda olduğu gibi fantezi ve gerçek sanki birbirinden hiç ayrı olmamışçasına iç içe fakat bir o kadar da keskin sınırlarla ayrılmış gibidir. Bir geçide, bir ifşaya ya da bir izahata muhtaçtır bu iki dünya arasındaki iletişim ihtimali. Twin Peaks’te bu bir kasaba ve içinde yaşanmış gizemli bir cinayet üzerinden şekillenir. Laura Palmer’ın cinayeti üzerine kasabaya gelen Agent Cooper ise ilk andan itibaren herhangi bir FBI ajanı kimliğinden uzak bir görüntü çizer. Ve kasabanın derinliklerine girdikçe dizinin dünyasında açığa çıkan bilinmezin kapısına dönüşür âdeta. Karakterin varlığı, onu çevreleyen gizeme dokunabilme hissi yaratır.
Neyin içinde yaşamak isterdim diye düşündüğümde Twin Peaks evrenine bir uğramadan geçmek olmaz gibi geliyor. Cooper’ın etrafında dolanıp, Double R Diner’da bir kahve içip, tekinsiz ormanda başımı belaya soktuğum bir dünyanın ihtimaline karşı koyamıyorum. Belki zamanımızın anlam yılgınlığından olacak, bilinmeze ve belirsizliğin çözümüne bir adım uzakta olma fikri (ya da Black Lodge peşinde bir ömür diyelim) beni fazlasıyla cezbediyor. Bir Lynch dünyasında olacağımı, bir şekilde cevapsız sorularla baş başa kalacağımı bilsem de… İmkânım olsa Twin Peaks dünyasının içinde yaşamak isterdim – en azından bir süre.
NEREDE YAYIMLANDI?
🎥 41. İstanbul Film Festivali, Annette, Hard Cell, Her Şey Her Yerde Aynı Anda ve haftanın tüm filmleri, dizileri burada.
07 Nis 2022

İLGİLİ OKUMALAR


