terra posta.

, yeryüzü ile dijital dünyanın kesişiminde yer alan her şeyi konu ediniyor.


Nesne Geri Dönüyor: Graham Harman ile Bir Röportaj – I

Graham Harman ile röportajı yapan Lucy Kimbell

Çeviri: Nalan Kurunç

Nesneler tasarımın merkezindedir. Tasarımcılar onları nasıl yapacaklarını bilir, küratörler onları müzelerde düzenlerler, gazeteciler dergilerine ve web sayfalarına fotoğraflarını koyarlar, tasarım tarihçileri ve araştırmacılar nasıl ortaya çıktıklarını ve dolaşıma girdiklerinde ne yapacaklarını anlatırlar. Maddi ve dijital eserler olan nesnelerin, her türlü bir insani faaliyetin merkezinde yer aldığı düşünülebilir ya da maddiyatı ciddiye alan bir antropolog böyle iddia edebilir. Ancak tasarım nesnelerle ayrıcalıklı bir ilişkiye sahiptir, bu niteliği sadece bir avuç başka uzmanlık disipliniyle veya uygulama sahasıyla paylaşır. Tasarımcılar, biçim verenler olarak, şu anda kullanıcı olarak adlandırdığımız kişilerin gelecekteki uygulamaları hakkındaki spekülasyonlarını malzeme ve diğer kısıtlamalarla bütünleştirir ve yine gelecekteki uygulamaları şekillendirecek olan müstakbel eserlere dair spesifikasyonlar, planlar ve modeller üretmeye devam ederler.

Bu durum düşünüldüğünde, tasarım öğrencilerinin nesnelerin ne olduğunu, ne yaptıklarını ve nesneler, tasarımcılar ve diğerleri arasındaki etkileşimi anlamalarına yardımcı olacak kapsamlı bir literatürün var olmasını bekleyebiliriz. Ancak tasarım literatürlerini araştırdığımızda nesnelerin kaybolduğunu, tasarımcıların kozmolojilerinde başka türden varlıkların çoğaldığını görürüz. “Kullanıcı”nın icadıyla, insan-nesne ilişkisinin insan tarafına odaklanan diğer terimler- insan merkezli tasarım, kullanıcıların ihtiyaçları vb. – geldi. Tasarım, ürünlerden ziyade deneyimler ve soyut hizmetlerle ilgilenmeye başladı. Tasarımcıların uygulamaları, “tasarım düşüncesi” adı verilen bir şeyde gayri-maddileştirildi. Gelgelelim, daha yakın zamanlarda, nesnelerin nesne’liğine dair ilgi geri döndü. Daha sürdürülebilir ürünler yaratmak için malzemelerin yoğunluğunun azaltılması gerektiğine yönelik argümanlar (örneğin Tonkinwise 2003) veya “şey kuramına” yönelik ilgi (örneğin Boradkar 2010), tasarımda nesneleri yeniden gözden geçirmenin zamanının geldiğini gösteriyor.

Bu röportaj, bu gelişmeleri Graham Harman’ın nesne yönelimli felsefesi perspektifinden ele alıyor. Doktora tezinde Heidegger’i inceleyen Harman, daha sonra bu tezi gözden geçirerek Alet-olma (2002) adı altında yayımladı. Harman daha sonra Fransız sosyolog Bruno Latour’un çalışmalarını keşfetmeye başladı. Harman’ın Latour’u heyecanla okuduğu, sosyolog üzerine ilk makalesinde (Harman 2010’da yayınlandı) açıkça görülüyor. Latour gibi Harman da canlı ve erişilebilir bir şekilde yazar. Okuyucuyu dürten ve yüksek sesle güldüren teorik bir çalışmadır bu. Harman’a göre Latour, metafizikte yeni şeyler yapan, bilhassa Kant’ın insanın insan-olmayan üzerindeki egemenliğini etkisizleştiren biriydi. Latour’u etraflıca ele aldığı Prince of Networks (2009; ayrıca bkz. Latour ve diğerleri, 2011) isimli kapsamlı incelemesinde Harman, bu çalışmayı bir tür metafizik olarak ciddiye alır. Ancak, Latour’un çalışmalarının çoğundan zevk almasına ve en önemlisi ne kadar sıradan olursa olsun nesnelere ve şeylere mutlak bir biçimde özen göstermesine katılan Harman, kendisi için bu çalışmanın nerede yetersiz kaldığına dair bir analizle eserini sona erdirir. Latour’un başarısızlığının, nesnelerin şu anda sahip olduklarından başka niteliklere veya ilişkilere sahip olmasına izin vermemesi olduğunu ve bunun da değişimi açıklamamızı sağlamadığını söyler.

Harman, pek çok kuramsal konumun şeylerin maddi nesneliğini görmezden gelme veya nihayetinde insanın amaçlarına hizmet ettirme eğiliminde olduğunu açıkça ifade eder. Nesneler ya bizim dışımızda gerçektir ve onlar hakkında bilmemiz gereken tek şey budur ya da nesneler hakkında önemli olan şey onlar hakkındaki fikirlerimizdir. Harman kendisini realist olarak adlandırır ve ona göre nesne, aktör-ağ teorisinin aksine, ilişkileri dışında niteliklere sahiptir. Harman’ın The Prince of Networks ‘ün sonuç bölümünde geliştirdiği argümanlar, mevcut nesne yönelimli felsefesini ifade den “dörtlü” hakkında daha kapsamlı bir açıklama sunan The Quadruple Object (2010)’te geliştirilir. Bu “spekülatif gerçekçilik”, nesnelerin insan-olmayan olmakla kalmadığını, kendi nitelikleri ve ilişkileri olduğunu iddia eder.


NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

Aposto! Digest #54: Dikkat Ekonomisi, Toplumsal Cinsiyet, Tasarım

Aposto!'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!

16 Nis 2022

Aposto! Digest #54: Dikkat Ekonomisi, Toplumsal Cinsiyet, Tasarım

İLGİLİ OKUMALAR