“Covid-19 pandemisi, iklim değişikliği derken sıra dünyaya meteor çarpmasında!” tatsız şakasını yapmayan ve duymayan kalmadı sanıyoruz. Geçmiş, çeşitli felaketlerle tarih sahnesinden silinen, aniden ortadan kaybolan medeniyetlerle dolu. Bu halklar iklim değişikliği ve kıtlıklar gibi, varlıklarını tehdit eden durumlar karşısında ne yaptılar? Nasıl direndiler? Ya da hangi noktada direnemeyip yok oldular?Görsel

“Covid-19 pandemisi, iklim değişikliği derken sıra dünyaya meteor çarpmasında!” tatsız şakasını yapmayan ve duymayan kalmadı sanıyoruz. Geçmiş, çeşitli felaketlerle tarih sahnesinden silinen, aniden ortadan kaybolan medeniyetlerle dolu. Bu halklar iklim değişikliği ve kıtlıklar gibi, varlıklarını tehdit eden durumlar karşısında ne yaptılar? Nasıl direndiler? Ya da hangi noktada direnemeyip yok oldular?

Görsel: Khan Academy

Şimdiki New Meksiko ve Arizona civarında varlık göstermiş olan Mimbres’lere bakalım. Bu halk çok güzel seramik tabak ve çanaklar üreten sanatkar bir milletmiş. Arkeolojik kayıtlardan öğrendiğimize göre, güzel yağış alınan yılları takip eden büyük bir kuraklık dönemi yaşamışlar ve hayatlarını sürdürmelerini sağlayan fasülye ve mısır gibi bitkileri üretemez hale gelmişler. 1150 yılı itibariyle de izleri kaybolmuş. Bilim insanları Mimbres’lerin yok olduklarını düşünüyorlarmış. Taa ki arkeolog Michelle Hegmon yeni bir tez ortaya atıncaya kadar.

Hegmon bu halkın ortadan kaybolmadığını, yaşamlarını yeniden düzenlediklerini iddia ediyor. Ona göre, merkezdeki köylerini terk edip, küçük mezralara yerleşmişler. Ritüellerini gerçekleştirdikleri büyük saray tarzı yapılar ve salonlardan vazgeçip, seramik yapmayı bırakmışlar. Büyük bir kısmı ise topraklarını terk edip başka diyarlara göçmüş. Mimbres halkı ile ilgili en ilginç şey ise, bu zorlu durumla karşılaştıklarında, ayakta ve hayatta kalmak için yaşamlarını değiştirmeleri gerektiğinde, kaos, şiddet, kavga, hastalık ya da açlık yaşamamış olmaları. Değişen çevresel koşullara uyum sağlarken sakin kalmayı becerip, başarılı olmuşlar.

Görsel: BBC

Öte yandan, Kolorado’da yaşamış olduğu bilinen bir başka halk, Mesa Verde topluluğu onlar kadar şanslı değilmiş. İklim değişikliği ve kuraklıklar kıtlığa yol açtığında bu toplum şiddete, kaosa ve açlığa mahkum olmuş.

Peki neden bazı medeniyetler çevresel değişimle karşılaştıklarında uyumlanıp hayatta kalabilmişken diğerleri yok olmuş?

Tarihte ayakta kalmış ve yok olmuş halkları inceleyen Hegmon’un bazı fikirleri var: Mesa Verde halkı oldukça tutucu bir kültüre ve bir hayli yerleşik bir düzene sahipmiş. Bu, değişime ayak uydurmalarını zorlaştırmış olabilir. Aileler ekonomik olarak bağımsızmış, herkes kendi ailesini beslemekten sorumluymuş ve büyük ekonomik eşitsizlikler varmış. Hegmon’a göre bu eşitsizlikler kıtlıkla karşılaşıldığında toplumun parçalanmasına, kaos ve şiddete teslim olmasına sebep olmuş.

Gelelim önemli soruya, bizim medeniyetimiz iklim değişikliği ve sonuçlarından sağ çıkabilecek mi? Hegmon ve çalışma arkadaşlarına göre bu, toplumların değişimi nasıl karşıladıkları, değişime nasıl yaklaştıkları ve “ne zaman” harekete geçtiklerine bağlı. Bir şeyler yapmak için çok geç kalan toplumların sonu pek de iyi olmuyor anlayacağınız.tez

NEREDE YAYIMLANDI?

JurnalJurnal

BÜLTEN SAYISI

NVNYH 28: Annelik, Toplum ve Anna Jarvis, Tembel Hayvanlar ve Diğerleri

Ne Var Ne Yok Hocam 28. sayısıyla sizlerle

17 May 2022

Eurovision.net

İLGİLİ OKUMALAR