Sizinkinden dolu olmasın, 2005’ten beri tepe tepe kullandığım bir gmail hesabım var. Nice iş, okul a
Sizinkinden dolu olmasın, 2005’ten beri tepe tepe kullandığım bir gmail hesabım var. Nice iş, okul adresleri geldi geçti; hiçbirisi onun kadar sevilmedi. Hızlı bir arama gösterdi ki kayıt olduktan sonra eposta kutuma gelen ilk “ne okuyoruz” bülteni 17 Şubat 2019 tarihli 21 numara. Haliyle NewsLabTurkey’den Duygu, kendimi eski müdavim saymaya hakkım olduğunu düşündüğüm, hiçbir sayısını silmediğim bültenin konuk yazarı olma önerisini getirdiğinde havalara uçtum.
Aslında bu bülten Ahmet’in her haftaki muhteşem derlemelerine pek benzemeyecek. Son bir yıldır kafamı çok kurcalayan bir soruyla ilgili yakın zamanda ilgimi çeken dört şeyi paylaşacağım. Gazetecilikte ürün odaklı düşünme yani haber tüketicisinin ihtiyaçları ve içeriği nasıl tükettiği konularına bir süredir takığım. Mesela size bu bültenin hangi gün (pazar), hangi saatte (11.00) gönderilmesinden tutun da seçilen fonta, kullanılan emojilere kadar yapılan bütün tercihler sizin bu gazetecilik ürününü nasıl okuyacağınız düşünülerek yapılmış stratejik seçimler. Habercilikte ilk adımı dahi atmadan önce kitlenin düşünülmesi; haberin biçimi, zamanlaması ve yayılması meselelerinde beynimi canlandıran gelişmelere buyrun. Kısacası, geçtiğimiz haftalarda bana “Bu iş böyle mi yapılır?” daha doğrusu “Hımm demek artık bu işler böyle de yapılabiliyor” dedirten dört şey.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta bültenin editör koltuğunda bir konuğumuz var: Gülsin Harman!
19 Haz 2022

İLGİLİ OKUMALAR


