Jurnal,

Sosyal bilimlerden güncel konulara uzanan son sayısında "Kıskançlık o kadar kötü bir şey mi?" diye soruyor.


Teolojik ve folklorik hikâyeler bir yana, sosyal bilimler penceresinden incelendiğinde görülür ki kıskançlık ne iyi ne de kötüdür. Sadece bir duygudur ve iyi ya da kötü olan sebep olduğu davranışlardır.

Helmut Schoek “Kıskançlık: Bir Sosyal Davranış Teorisi” kitabında kıskançlığın gelişmiş ve modern dünya için ne kadar önemli ve değerli olduğundan bahsediyor. Schoek’e göre eğer ilk insan komşusunun taş aletlerini kıskanmasaydı daha iyi aletler yapmak için uğraşmayacaktı. Eğer ülkeler diğer ülkelerin refah durumlarını kıskanmasalardı daha iyi teknolojiler geliştirmek için çalışılmayacaktı ve bizler şu an sahip olduklarımızın pek çoğuna sahip olmayacaktık. Haydi bir örnek verelim, Amerika Birleşik Devletleri, Sovyet Rusya’nın uzaya ilk insanı göndermesini kıskanarak uzay çalışmalarına hız vermeseydi, belki de aya hiç gidilmemiş olacaktı. Farklı açılardan baktığımızda insanlığın gelişmesinin altında bu temel duygumuz yatıyor diyebiliriz.

Aslında çok primitif bir yerden gelen kıskançlık, doğru motivasyona sebep olduğunda bireyin ilerlemesi ve kendini geliştirmesi için bir itici güç olarak çalışıyor. Konuyla ilişkin literatüre baktığımızda da birçok araştırmanın kıskançlığı vücutta oluşan urlar gibi iyi huylu ve kötü huylu olarak sınıflandırıldıklarını görüyoruz. Bu ayrım bizim dilimizde net olarak kelimelerle yapılıyor, kıskançlık ve haset kötü anlamda kullanılırken gıpta ve imrenme duygunun iyi yönünü betimliyor.

Devamını oku

Abone ol


NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

Aposto Digest #76: Algoritma, Gramofonun Tarihi, Kıskançlık

Aposto'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!

02 Eki 2022

Aposto Digest #76: Algoritma, Gramofonun Tarihi, Kıskançlık

İLGİLİ OKUMALAR