Duende,
İstanbul Film Festivali direktörü Kerem Ayan'la sohbet ediyor.
"Heyecanla beklenen filmleri önceden seyretmenin keyfi"
Filmekimi programını yaparken herkesin farklı bir önceliği olduğunu biliyorum. Kimi vizyon tarihi yakın olanları eliyor, kimi sevdiği yönetmenlere ve oyunculara öncelik veriyor, kimi gösterildiği festival ve kazandığı ödülleri önemsiyor, kimiyse yeni yönetmenler keşfetme peşine düşüyor. Kerem'e ona göre önceliğin ne olduğunu soruyorum. "Filmin görseli!" diyor, "Bir tane resmi oluyor ya filmlerin, o çok önemli. [Film dediğin] görüntü çünkü her şeyden önce. İlgini o çekiyor. Ama tabii ki yönetmen de. Senin sevdiğin ve beklediğin yönetmenler en son ne yapmışlar bakıyorsun, onları ekliyorsun listene. Sonra da konu. Ama konu gerçekten en başta gelmiyor benim için."
Son olarak, hepimizin dertli olduğu o konuya gelip "Ekonomik kriz nasıl etkiledi Filmekimi'ni?" diye soruyorum. "Kriz herkesi olduğu gibi bizi de etkiledi." diyor. "Bir kere fiyatlar arttı her şeyden önce. Bizim bilet fiyatlarımız dışında filmlerin de fiyatları arttı. Çoğunlukla avro ve dolar üzerinden alınıyor bu filmler. Türkiye dağıtımcıları olsa bile onlar da bu filmleri yurt dışından alıyorlar, bu yüzden bize gelişleri de çok pahalı oluyor. Ve tabii ki kriz bizi etkiliyor. Film fiyatlarını etkiliyor, salon fiyatlarını etkiliyor, altyazı çeviri fiyatlarını etkiliyor, ülkedeki her şeyi etkiliyor. Biz yine de uğraşıp makul bir yerlere oturtmaya çalışıyoruz fiyatları. Bir de Eczacıbaşı'nın bu seneye özel olarak öğrenciler için uyguladığı 10₺'lık biletler var. En azından öğrenciler mağdur durumda kalmıyorlar. Geri kalansa maalesef böyle. Şu anda nereye çıksan, nereye gitsen, ne alsan fiyatlar belli zaten. Umarım ülke genelinde durum düzelir. Yoksa zaten sinemalar tehlikede, tiyatrolar tehlikede, her şey tehlikede."
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
09 Eki 2022

İLGİLİ OKUMALAR


