Rana Mengü
- Culture Editor & Soli Community
Toy İstanbul’un Küçükçiftlik Park’ın hemen yanında olduğu zamanlar Kemal Hamamcıoğlu’nun Yazma Korkusu atölyesine giderdim. Ders tiyatronun içinde, sahnenin ortasında yapılırdı. Ellerimizde tebeşirler sahnenin tavanı da dahil olmak üzere her yere yazdığımızı hatırlıyorum. Ders çıkışları tiyatronun restoranında oturur sahnelenen oyunları tartışırdık, oyun çıkışlarıysa yazarları ve oyuncularıyla yine aynı yerde tanışır, sohbet eder, eğer iki tarafın da vakti olursa yukarı Nisantaşı’na çıkar sohbete devam ederdik. Şebnem Bozoklu’nun baş rolünde olduğu Kaplan Sarılması gösterime girmeye hazırlanıyordu. İlk oyundan son oyuna kadarki süreci gözlemlemeyi, her seferinde bambaşka bir detayını keşfedebilmeyi çok severdim. Bir nevi oyun içinde oyundu benim için. Bir de tiyatroların vazgeçilmezi sezon açılış/kapanış partileri olurdu tabii. Diğer tiyatrolar da desteğe gelirdi. Çağ Çalışkur (Craft Tiyatro) “iyi ki” dediğim isimlerden sadece biri. Yazma Korkusu’nun ilk kur öğrencileri olarak çok şanslıydık, bambaşka bir dönem yaşadık. Toy’daki çoğu oyunu en önden izler, nasıl yazıldığını ve aktarıldığını gözlemlerdik. Üniversite yıllarımda kendimi en ait hissettiğim yerdi Toy. Pandemide birçok tiyatro gibi zorlanıp kapandığını öğrendiğimde içime bir kaya oturmuştu. Şimdilerde Tiyatro Kooperatifi ortağı olarak hâlâ sahneyle iç içe. Dilerim bir gün yolu Toy İstanbul’dan geçmiş kim varsa farklı yerlerde, değişen hikâyelerimiz ve kaybolmayan tutkumuzla tekrar buluşuruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Birinci yılımıza özel "İstanbul'da nasıl eğleniyordun?" sorusunu Aposto ekibine ve yayıncılarına sorduk. İstanbul'un yakın tarihine dair güzel bir kayıt oldu.
18 Eki 2022

İLGİLİ OKUMALAR


