"Yolculuklar, yolcuların kendisidir. Gördüğümüz, gördüğümüzde değil, biz her neysek, ondan ibarettir."Fernando Pessoa, Huzursuzluğun KitabıDada Kuzguncuk'ta eşyaların nostaljik olduğu kadar gizemli dünyasına attığım o adım, şimdi bana yeşiller içinde yepyeni bir eski zaman hikâyesi armağan ediyor. Sapılan bir sürü taşlı, dar yolun sonunda antikaların sergilendiği bir müze alanı, eski tarım araçlarının ve antika değirmenlerin bulunduğu bir açık hava müzesi ve kahvemizi yudumlarken ağaçların gölgesini hissettiğimiz bir kış bahçesine ulaşıyoruz. Tüm bu alanlar, lavanta, frambuaz ve farklı bir sürü türden ağacın arasında, doğanın uçsuz bucaksız uzantısında yer alıyor

, her şeyden önce içimizdeki sakinlikle yüzleştiriyor bizi. İçinde yaşadığımız tüketim toplumunun bir adım dışına çıkartıp, eski olan her şeye neden sahip çıkmamız gerektiğini anlatıyor, içerdeki her bir detayıyla. Eski eşyalara, duygulara, yaşanmışlıklara, kaybettiklerimize... İlhamını da Ursula K. Le Guin'in "Dünyaya Orman Denir" kitabındaki "orman" ve "dünya" kavramlarının eşanlamlı oluşundan yola çıkarak aslında bu ormanda, zamanın kendi akışını kendi belirlediği bir dünya yaratıyorlar. Ve bu dünyanın içinde o kadar çok kişinin dokunuşu var ki!

Zaman müze bölümünde farklı bir yönden akıyor sanki, geçmişle gelecek elimizi attığımız eşyaların üzerinde birleşiyor. Dünyanın her köşesinden gelen, farklı kültürlere, tarihlere, kişilere ait, çok kalabalık bir salon burası. Her kafadan farklı bir ses duyuyormuşuz gibi hissediyorum üst kata çıktığım anda. Çok kalabalığız, çok hayal kurmuşuz, çok yara almışız, kaybettiğimiz kadar susmuşuz gibi. Şu an bu salonda kaç kişiyiz? Sayamıyorum...

Ve biri size başkalarının hikâyelerinde yolculuk yapabilme imkânı veriyor, bunu için Aslı Hanım'a ne kadar teşekkür etsem az... Küçüklüğümden beri antika eşyalara karşı bir merakım olmuştur, bu duyguya bir tutkudan öte, biraz daha tedirginlik hissi diyebilirim. Çünkü eşyaların zamanın dışında bir varlıkları olduğuna inanıyorum, içinde bulundukları anı ölümsüzleştirmekle kalmayıp o anlara dair duyguları da bir evden başka bir eve, bir insandan başka bir insana taşıyabiliyorlar bence. Belki de o yüzden Masumiyet Müzesi'ni gezmeye ve anlatmaya doyamıyorum.

Dada Uzak Orman'a doğru çıktığım bu yolculukta, eski bir eczanenin ilaç şişelerini kurcaladıktan sonra bir berber dükkânın aynasından kendimi izledim. Her bir sesinde yeni bir cümle yaratan daktilolardan, başkalarının geçmişine çocuksu bir heyecan ile ortak oldum. Bazı anları cümlelere sığdırmak, anlatabilmek zordur, Dada Uzak Orman'ı anlatmak da öyle, yaşayıp kendi zaman akışınızda kaybolmak için en doğru adres!

"Yolculuklar ilginçtir. Yaşamın sürekliliği içinde, başlı başına kesitler oluştururlar."

Tezer Özlü, Gecenin Ucuna Yolculuk

NEREDE YAYIMLANDI?

1Kitap1Mekan1Kitap1Mekan

BÜLTEN SAYISI

Bu salonda şu an kaç kişiyiz?

İçinde bulunduğunuz yeri ve zamanı unutun, bu hafta beraber Dada Uzak Orman'da ruhumuza dokunacak bir yolculuğa çıkıyoruz!

05 Kas 2022

Bu salonda şu an kaç kişiyiz?

İLGİLİ OKUMALAR