Üretim Kaydı,

Kültür ve sanat alanında üreten insanlarla buluşarak “üretim süreçlerini” kayıt altına alanson sayısında oyuncu, stand-up, müzisyen ve podcaster Efe Tunçer ile söyleşiyor.


Sahnede farklı "şapkalar" takmak: Efe Tunçer

Efe arkadaşlarıyla üreten, kolektif bir yapıyla da birbirine destek olan bir topluluğun içinde. Pek çok insan 'Yalnız üretmem lazım' fikriyle başlıyor bu yola, öyle olmadığını da görünce de kötü bir döneme giriyor. Daha öğrenciyken insanların birbirine rakip gibi bakmalarına yol açan bir sistem var ama bunu da aşmanın mümkün olduğunu onlara bakınca görüyorum. Bu yüzden Aralık Hareketi'nin nasıl başladığını Efe'den dinlemek istiyorum. Ama önce 2013 yılına gidelim mi? Açık Radyo'nun düzenlediği 10. Radyo Şenliği'nde Aralık Hareketi'nin videosunu buraya bırakıyorum. (Esme Madra, Tuğçe Altuğ, Ulaş Tuna Astepe, Hakan Kurtaş ve Efe Tunçer)

"Hakan'ın yazdığı Avaz Avaz adında bir oyunu, okulda oynamak için Zeliha Hoca'ya götürmemizle başladı her şey, o dönem için çok kabul gören bir durum değildi. Öyle başladı. 'Samimi duygularla başladığında oluyormuş bu işler' hissinin başlangıcıydı bizim için. Üretimle ilgili her durumu çok dikkatli konuştuk kendi aramızda, Hakan da ben de çok dikkat ederiz kırmamaya, Ulaş üretimin üstüne düşünür, dört tane cümle söyler sana, ben düşünmeden uygularım mesela. Rekabet hissetmedik aramızda. Stand-up'ımın ilk hâli aslında Hakan ile sabaha kadar yaptığımız konuşmalardan çıktı. Dediğin gibi üretmek yalnız başına olamıyor, üretim sürtünmeli ortamlardan çıkıyor. Bunu kendi aramızda oyun bahçemiz olarak gördük. Hepimizin farklı alanlarda olması benim çok hoşuma gidiyor."

Her bölümde üniversite bitimi depresyonu dediğimiz bir dönem oluyor, oyunculukta bu dönem sürekli audition vermek ama bir dönüş alamamak, neyin hatalı gittiğinin farkında olmamak ya da sektörde kendin kababilmekle ilgili sınavları verdiğin bir döneme de dönüşebiliyor. Efe bu dönemini kendi gibi oyuncu olan arkadaşlarıyla birlikte geçirmiş.

"Ben hiçbir zaman kendimi arkadaşlarım tarafından terk edilmiş hissetmedim, kimse o çukurdan tek çıkamaz bence. Hikâye anlatmayı ve dinlemeyi seven biri olduğunuzda o dönemde ilham alacak, oradan tutunacak bir şey bulunabiliyor. Kariyer hedefli değil, 'Ne anlatmak istiyorum'a odaklanarak çıkılabilir. Biz çok spektaküler sonuçlarının olmasını bekliyoruz hareketlerimizin, toplum olarak da bu sonucu vermeyen işlere kıymet vermiyoruz. Buna takılmamak gerekiyor. Bütün resim güzeldir."

Kral Lear'da son oyunu oynarken ne hissettiğini kayıtlara geçiyoruz.

"Oyun Atölyesi'nde Haluk Bilginer ile oynamak çok başka bir histi, başta konuştuğumuz o çocuk Efe'ye bir borcumdu bu benim. Oyun biterken de o çocuk Efe ile de vedalaştım sanırım, 'Tamam bak büyüdün artık, sakin ol, oyuncu oldun, oyuncu olmana karar vermeni sağlayan insanlardan biriyle dört sene geçirdin, rahatla' dedim."

Devamını oku

Abone ol


NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

Aposto Digest #84: Gelenek nasıl icat edilir?

Aposto'da öne çıkan çıkan yayınlar ve içerik derlemeleri.

27 Kas 2022

Aposto Digest #84: Gelenek nasıl icat edilir?

İLGİLİ OKUMALAR