Servi Nine ve Üç Güzeller, Arlin Çiçekçi
"Hayat anlardan ibaret derler ama yanılırlar, hayat aslında sonlardan ibarettir."
Servi Nine ve Üç Güzeller romanıyla Duygu Asena Roman Ödülü'nü kazanan Arlin Çiçekçi'yi tebrik ederek başlamak istiyorum. Çünkü Anadolu kültürünü, kadınlık meselelerimizi, kadına şiddeti, günümüz sorunlarıyla özgün bir şekilde ele almış. Beşerbaz'ın Marifeti ile masalsı anlatımına, iç içe geçen hikayeler arasında gezinmeye bizi alıştırmıştı, bu romanında da tarzını yine aynı özgünlükte yansıtmayı başarıyor. Öncelikle ben Arlin Çiçekçi'nin bu özgün kalemini çok çok sevdiğimi belirtmek istiyorum zira son dönemlerde en zor el edilen yetilerden biri bu "özgün olmak".
Diğer yandan da çok etkileyici bir Türkçe kullanımı beni büyülüyor; kullandığı deyimler, şiveler sanki bir cümleyi saatlerce, özenle işlemiş olduğu hissini geçiriyor. Gözümüze sokmadan, abartıya kaçmadan yapaylıktan uzak, kendi doğallığında bir ahengi var cümlelerin, "narin" tanımlamak için en doğru sıfat bence... Konusu da bu özgünlükten nasibini alıyor tabii. Doğanın katledilmesine, köyden büyük şehre gelen bir kadının uyum sağlama sürecine, farklı etnik kökenlere hoşgörüye, zorunluluklara, kayıplara, şiddete dokunan birçok alt temayı barındıran sıcacık bir hikaye bu. Üç Güzeller'in yaşadıklarını okurken Hatice Meryem'in Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? kitabını da anmadan geçmek istemedim. Çiçekçi'nin kullandığı tanrısal bakış açısı da kendi tarzı kadar özgün; onun bizi gördüğü, bildiği, bizim varlığından habersiz olduğumuz Servi Nine.
Farklı zamanlardan, coğrafyalardan gelen ve bir servi ağacının dibinde buluşan bu hikayelere, Arlin Çiçekçi'nin sıcacık masalına bırakın kendinizi.
NEREDE YAYIMLANDI?
Beyoğlu sokaklarında üç yeni mekan önerisine üç kadın yazar eşlik ediyor bu hafta!
08 Tem 2023

İLGİLİ OKUMALAR


