Toplumsal Tarih
Aposto Üyelerine özel yayınlarından kısa kısa. Bu makaleleri ve köklü dergilerin zengin arşivlerinden çok daha fazla içeriği Aposto'da keşfedebilirsiniz.
'te Emine Önel Kurt ve Zerrin İren Boynudelik Avrupa resmindeki tatlı lezzetleri keşfediyor:
Duyuların temsili, alegori konulu resimlerde oldukça yaygındır. Yemek masaları, içkiler, meyveler çoğunlukla tat duyusunun betimlenmesinde kullanılır. Philippe Mercier’in (1689-1760) beş duyuyu betimlediği serisinde tat duyusu masa başındaki dört figürle gösterilmiştir. Sağdaki genç adamın şarap dolduruşu, bir başka alegorik anlatım olarak ölçülülük erdeminin temsillerine benzer. Sonuçta yeme içmeyle ilişkili olan tat duyusu aracılığıyla arka planda böyle bir referans kullanılmış olabilir. Ayaklı gümüş tepsideki cam kupalarda kremalı tatlılar (ya da dondurma) servise hazırdır. Bu kupaların sayısı masaya başka misafirlerin de gelebileceğini düşündürür. Peçetelerin masaya bırakılmış olması ve masadaki tatlılar akşam yemeğinin sonlandığını gösterir. Kemerli bir locada (balkon) oturan çiftlere içki servisi yapmak için bardak getiren siyah çocuksa o yıllarda özellikle sömürgelerden getirilen ve evlerde hizmetli olarak çalıştırılanlardan olmalıdır.

Christian Berentz, Kristal Bardaklı ve Bisküvili Natürmort, geç 17. yüzyıl
Galleria Nazionale d’Arte Antica
Psikeart'ta İshak Sayğılı "Sevme işi üzerine" yazıyor:
Sevme işinin sevende, sevenin ruhsallığında neye yol açtığını düşünerek başlayabiliriz. Nesnesi tarafından ele geçirilen bir benliktir bu ilk bakışta. Rollo May, “Aşk ve İrade” (2008) kitabında, aşkın kişinin içsel evreninin merkezinde bir dönüşüme yol açtığını öne sürer; merkez “ben” olandan “ona” doğru yer değiştirir. Sevilen, ruhsal sahanın merkezini işgal etmekle kalmaz, var olan her şeyin de merkez noktası haline dönüşür. Sevilen nesnenin ruhsal yaşamdaki bu merkezi rolüne işaret eden bir başka yazar olan Julia Kristeva, aşk nesnesinin “benlik ideali”nin yerine geçtiğini söyler. Esasında benlik ideali erken deneyimlerin ve özdeşimlerin pek çoğunu kendine bağlayan, nesne ile özne, iç ile dış arasında duran ve onları bağlayan bir yapıdır. Benlik ideali, narsisistik bir benlikten ötekini umursayabilen bir işleyişe doğru atılacak adımların da önünü açar. Bu haliyle aşka düşenin umursama kapasitesi bu yeni nesne tarafından kendine doğru emilecektir.
Sofradan sanata, tarihten sinemaya Aposto Üyelerine özel yayınları takip etmek, köklü dergilerden özenle seçilmiş makaleleri okumak için Aposto Üyeliğinizi başlatabilirsiniz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Mutfağa merak, lezzetli keşiflere heyecan duyan makaleler her pazar 13.00'te Aposto Üyeleri için yayımlanıyor.
03 Haz 2023

İLGİLİ OKUMALAR


