Soykırıma giden yol

Srebrenitsa Soykırımı, Bosna’daki savaşı yaşayanlar ya da "hissedenler" için ayrı bir önem taşıyor. Bunun iki kritik nedeni var:
- İlki, aradan geçen 29 yıla rağmen kazılarda sürekli olarak Srebrenitsa civarındaki toplu mezarlardan katledilenlerin kemiklerinin çıkmaya devam etmesi. Toprak unutturmuyor.
- Diğeri ise dünya kamuoyunun vicdanında olayın sorumlularıyla hâlâ hakkıyla hesaplaşılmamış olması.
Kısaca ne olduğunu hatırlayalım, sonrasında olayın dolaylı da olsa gerçek sorumluları kimler ve onlarla neden hesaplaşamıyoruz sorularının cevabını kuvvetle muhtemel ilk kez göreceğiniz ABD, Fransa ve Birleşmiş Milletler belgeleri üzerinden arayalım.
Zamanında gazeteciler arasında çok söylenen “Yugoslav İçsavaşı’yla ilgili sadece en saçma şeyler doğrudur” cümlesi nasıl hayat buldu, hayretle göreceksiniz.
Srebrenitsa'da ne oldu?
Türkiye’nin 1991’den 2001’e kadar süren Yugoslavya’nın dağılma sürecindeki savaşlar arasında en yakından takip ettiği Bosna’dakiydi. Sadece Türkiye’deki göçmenler nedeniyle değil, tüm dünyanın gözü önünde, Avrupa’nın göbeğinde şahit olduğumuz bu vahşet hepimizi dehşete düşürmüştü.
Savaşın 4. yılında, General Ratko Mladić ve Sırp ordusu 11 Temmuz 1995 akşamüstü 16.45’te daha önce Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa'ya girdi. 15 dakika sonra kenti korumakla görevli Hollanda birliği, merkeze üslerinin yaklaşık 5 bin sığınmacı ile dolu olduğunu bildirdi.

Fotoğraf: AP Photo/Michel Euler
Sırp birlikleri yavaş yavaş kasabaya girerken sığınacak başka yer bulamayan 20 bin Boşnak, yakınlardaki tarlalara ve fabrikalara doğru kaçtı. Akşam olduğunda BM kararları doğrultusunda kasabayı korumakla görevli Hollanda birliği görev yerlerini terk etmeye başladı.
Boşnaklar böylece dünyanın kendilerini yalnız bıraktığını anlamış oldu.
Haber yavaşça kasabada yayılmaya başladı. Gece yarısı 15 bin Boşnak erkek Srebrenitsa'dan ayrılarak kuzeydeki başka bir "güvenli bölge” olan Tuzla'ya gitmek üzere Buljim Tepesi'nde toplandı.
Sırp askerleri burdaki topluluğun üzerine ağır silahlarla ateş açtı. Yüzlerce kişi öldü. Geri kalanlar dağılarak yakındaki ormanlık araziye kaçtılar. Binlerce Boşnak erkeğin ormanda saklandığını bilen Sırp ordusu “kaçakları” “avlamaya” başladı.
Bunun için zaman zaman daha önce ele geçirdikleri BM ekipmanlarını da kullanarak "Barış Gücü askeri" taklidi yaptılar. Böylece Boşnak erkekleri saklandıkları yerlerden çıkarmaya çalışıyorlardı.
11 Temmuz'da ve takip eden günlerde Srebrenitsa ve çevresinde bu Boşnak erkeklerden 8 bin 372 kişi katledilerek toplu mezarlara gömüldü. Bazı aileler hâlâ bölgedeki ormanlardan yakınlarının kemiklerinin çıkabileceği umuduyla yaşıyor.
Beriz Mujic, Hamed Salic, Hasib ve Camil Efendic, Mehmed Krdzic, Sabrija Omic, Musan Siljkovic, Sakib Harbas, Ahmet Jasarevic, Nevres Salihovic, İbrahim Salkic, Midhat Basic, Hajdin Mustafic, Latif Mandzic.
Bu 14 kişi bugün Potocari Anıt Mezarlığı’nda toprağa verilecekler.
Kemikleri üzerinde yapılan çalışmalarda kimlikleri ancak tespit edilebildi. Potoçari Anıt Mezarlığı'nda şimdiye kadar 6 bin 751 kurban defnedildi. 250 kurban, ailelerin isteğiyle yerel mezarlıklarda toprağa verildi. Srebrenitsa Soykırımı’nda hayatını kaybeden ve cenazesine ulaşılamayan 1.000'in üzerinde insan var.
Katliam 2007’de Lahey’de 'soykırım' olarak karara geçti
Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden (ICTY) gelen kanıtlar doğrultusunda, Srebrenitsa ve civarında yaşananları 2007’de "soykırım" olarak nitelendirdi.

Hollanda birliği komutanı Thom Karremans ile "Bosna Kasabı" lakaplı General Ratko Mladić, 11 Temmuz 1995.
Hollanda birliği komutanı Thom Karremans'ın kenti teslim etmeden önce Sırp birliklerinin başındaki "Bosna Kasabı" lakaplı General Ratko Mladić'le kadeh kaldırdığı fotoğraf, yıllarca BM’nin olaydaki sorumluluğunun kanıtı sayıldı. Lahey'de yapılan yargılamada Hollanda askerlerinin katliamdan "kısmen sorumlu olduğu" kabul edildi.
Ancak görünenle gerçek arasında farklar vardı. Hollandalı askerler öldürüleceklerini bile bile karargahlarındaki sivil Boşnak erkekleri dışarı çıkmaya zorlamışlardı. Sırp kuşatmasından sağ kurtuldukları için dans ederek kutlama yapmışlardı. Birliğin başındaki Tom Karremans, sivilleri ölüme terk edip uçakla Zagreb'e indiğinde gazetecilerin sorularına "Meslektaşım General Mladić bizi devre dışı bırakarak akıllıca bir askeri harekât yaptı" demişti.
Ama bunların hiçbiri gerçeğin tamamı değildi.
BM katliam olabileceğini biliyordu
ABD'nin eski BM Daimî Temsilcisi Samantha Power 2002’de yayımladığı Pulitzer ödüllü "A Problem from Hell” (Cehennemden çıkma bir sorun) adlı kitabının Srebrenitsa katliamı ile ilgili bölümünde Karremans'ın BM'deki üstlerine bölgedeki Müslümanların durumunu tüm açıklığıyla anlattığını yazdı.
Bölgede barış gücünde görev yapmış Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından duyduklarım da aslında o dönemde Karremans komutasındaki Hollanda birliğinin defalarca BM'deki üstlerine ve NATO'ya durumu ve kenti Sırplara bırakmanın tehlikelerini anlattığını doğruluyordu. Karremans, 1998’de kaleme aldığı, Srebrenitsa, kimin umrunda? isimli kitabında bunu kanıtlamak için bir belge yayımladı.
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD'de Hollywood ve ünlü isimler Başkan Biden'ın adaylık yarışına yönelik desteklerini bir bir çekmeye başladı. Utku Başar katliamın 29. yılında ilk kez ortaya çıkan belgelerle Srebrenitsa'da yaşananları anlattı.
11 Tem 2024

İLGİLİ OKUMALAR


