Başkent’e yeni bir festival

Tiyatro sezonunun başladığı şu günlerde yüzler bu sefer Ankara seyircisi için gülüyor. Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, kısa sürede kurduğu Kent Tiyatrosu'yla tiyatroya desteğini ortaya koymuştu. Şimdi de 11-26 Ekim tarihleri arasında Uluslararası Kent Tiyatro Festivali’ni düzenliyor. Şehrin çiçeği burnunda festivalini eş sanat yönetmenleri Mustafa Avkıran ve Övül Avkıran’la konuştuk.

Övül Avkıran-Mustafa Avkıran
İstanbul dışındaki festivaller seyircilerin ilgisini çekmeyi başarıyor. Kent Tiyatro Festivali’nin de bunlardan biri olacağı inancındayım. Sizi festival yapmaya iten sebepler ne oldu? Nasıl karar verdiniz? Biraz festivale giden yolu konuşmak isteriz?
31 Mart 2024 seçimlerinde Erdal Beşikçioğlu, Etimesgut Belediye Başkanı seçiliyor. Başkan olduktan sonra da sanat faaliyetlerinin neredeyse hiç olmadığını, sanat izleyicisinin Etimesgut'tan merkeze, Çankaya’ya gittiğini tespit ediyor. Bir önceki başkanın apar topar seçim öncesi yetiştirdiği ama itiraf ederim ki iyi ki yetiştirdiği CKM’yi ana üs hâline getirip orada kalıcı projeler geliştirmeye başlıyor. Bunların en önemlisi Kent Tiyatrosu'nun kuruluşu. Kent Tiyatrosu'nun kurucu genel sanat yönetmeni de Erdal Beşikçioğlu.
Yönetmeliğinden personele, teknik elemandan sanatçısına sınavlar yaparak kadrolar kuruyor. Bu arada da bize bir Uluslararası Tiyatro Festivali yapmayı teklif ediyor. Biz 2005 yılında başlayan garajistanbul deneyimi, geçen sene yaptığımız BOTİF (Bodrum Uluslararası Tiyatro Festivalinin) tecrübesiyle çalışmaya başlıyoruz ve Etimesgut halkı için şahane bir festival oluşturuyoruz.

Bir belediye desteğiyle festival yapmak nasıl bir his? Seçkiyi hazırlarken kurum tiyatrosunun baskısını hissettiniz mi?
Biz hep anlattık, belediye başkanlarına, yardımcılarına, kültür daire başkanlarına, kültür müdürlerine onların danışmanlarına… Hayatımız anlatmak ve dosyalar hazırlamakla geçti, tam 30 yıl. Devlete, yerel yönetimlere, sermayeye hep anlattık, sponsor aradık, destek istedik. İlk defa bir başkan bizi çağırdı ve sizden bir festival istiyorum dedi. Bizi tanıdığından, yaptığımız işlere tanıklığından, ne yapacağımıza güvenerek, saklanmadan, sanatın boş kubbede hoş seda olmadığını bilerek kurduk bütün yapıyı. Bu olağanüstü bir konfor. Bu gerçek anlamda bir destek. Destek bu işte. Baskı değil ancak kentin hassasiyetlerini göz ardı etmedik diyelim. Hiç kimse, Erdal Başkan dahil, programımıza müdahale etmedi. Niye etsin ki?
Programa baktığımda gördüğüm kadarıyla yurt dışından da oyunlar sahnelenecek. Oyun tercihlerini ve programı hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
Biz “gesammtkunstwerk” yani bütüncül sanat yapıtına inanan bir çiftiz. Disiplinlerarası geçişler bizi hep çok heyecanlandırır. Yani bir dans eserinde drama görmek, teatral bir konser izlemek, iyi bir tiyatro metnini müzik gibi algılamak… Bu işleri yan yana getirmeye çalıştık. Tabii ki en önemli kriterimiz, kendi tiyatro dili olan kendi sözü olan grup ya da sanatçılarla yan yana durmaktı. Tam sezon başı olduğu için programımızı uyduramadığımız işler de oldu. Amacımız, gelecek sene programı daha erken yapıp yurt dışından gelmek isteyip de bu yıl gelemeyen işleri de programa almak.
Ankara’daki festivale gelecek seyircileri neler bekliyor? Oyunlar dışında başka etkinlikler de olacak mı?
Deneyim bekliyor, eğlence bekliyor, heyecan bekliyor. Tiyatro, dans, müzik, söyleşi, konferans, atölye çalışması, stand-up bekliyor. Onlar da Etimesgut seyircisini bekliyor. Tabii ki sadece tiyatro değil, bir forum alanı bekliyor.
- Programın bütün ayrıntılarına www.kenttiyatrofestivali.com adresinden ulaşabilirler.
İstanbul dışındaki il ve ilçelerde tiyatro oyunlarında ciddi bir ilerleme kaydedildi. Kocaeli Şehir Tiyatrosu, Nilüfer Kent Tiyatrosu ve şimdi de Etimesgut Kent Tiyatrosu. Belediyelerin tiyatro kurmasına ve tiyatroyu desteklemesine nasıl bakıyorsunuz?
Ben çok iyi bakıyorum. Övül Avkıran diyor ki “Medeni bir yaşam, kültür ve sanatın temel ihtiyaçların içinde yer aldığının bilgisiyle başlar. Bir kentin altyapı çalışmalarının içindedir eğitim, kültür, sanat. Bu bilgi ve görüyle başlar değişimin, dönüşümün inşası. Bu elbette öncelikle bu vizyona sahip yöneticilerle mümkün. Ve bu vizyona sahip yöneticilerle birlikte yaşadığı kente muhite sokağına sahip çıkan herkesin, hepimizin sorumluluğu elbette.”
Bu kadar çok oyuncu var, bu kadar tiyatrocu var, dünyada olduğu gibi kentlerde oluşan, oluşacak olan her sanat kurumu kent kültürünün vazgeçilmez parçası. Onlar kenti kent de onları büyütecek. Süreklilik dökme suyla olmaz. Kentine sahip çıkan kent tiyatroları, tiyatrosuna sahip çıkan kentler. Dönüşüm değişim böyle başlayacak. Bu noktada Övül Avkıran’ın şu sözünü bir kez daha tekrarlamak isterim: “Eğer kentin kültürünü inşa edemez, koruyamazsanız o kentlerde yetişen nesillerin hafızasını da koruyamamış olursunuz ki, hafızası olmayan nesiller hayatları boyunca kendi başarıları için çalışamaz kendi rüyalarını göremezler.”
Sirens
Festivalden bir seçki yapmanızı istesek bize mutlaka görmemiz gereken 5 oyun önerebilir misiniz?
Hepsi birbirinden değerli oyunlar ancak bir daha denk gelemeyecekleri, bu kadar kolay izleyemeyecekleri oyunları sayabilirim. Onları sadece bir kez getirebiliriz Etimesgut’a…
- Alarme
- Antony &Kleopatra
- Never Odd or Even
- NSU
- Sirens
Bu oyunlar festivalin uluslararası programında yer alıyor, Türkiye’den gelenlerden daha iyi oldukları için değil, bir daha gelmeyecekleri ve izleyicilerin bir daha yakalayamayacağı, kaçırmamalarını arzu ettiğim yapımlar olduğu için bu listedeler.
Son olarak festivale dair neler eklemek istersiniz?
Sözü Övül Avkıran’a bırakıyorum: Bugün dünyada tiyatro sanatının geldiği yerden bakarak, farklı disiplinlerden beslenerek üretilen güncel işlerin yan yana gelmesini istedik programımızda. Sanat üretiminde sınırların kalın çizgilerle çizilmediği zamanlardayız. Müziğin, dansın, teknolojinin, tiyatronun birbirinin içinden geçtiği, yeni kodların yazıldığı zamanlar…
Biz uzun zamandır bu sahanın içindeyiz. Hep yeniden yeniyi arayarak, fikrin yeni ortaklarıyla yola devam ediyoruz. Biz yeni bir oluşuma, sanat hareketine girerken geçmiş yıllardan edindiğimiz tecrübelerden aldığımız güçle, bu topraklarda üretilen, biriken işlere olan güvencemizle çok renkli, yoğun bir programla geldik karşınıza. Biz yaşarken sükûneti, üretirken ve paylaşırken sınır zorlamayı seçeriz. Kapıyı aralamayı değil güvenle ardına kadar açmayı orada kucaklaşmayı isteriz.
Küçük bir umut verin bize, dünyalar kuralım, dünyaları değiştirelim.
Festivale az zaman kala, heyecanla…
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Eczacılar, ilaç fiyatlarındaki kur farkından ötürü ilaç temininde yaşanan sorunlar nedeniyle hem hastaların hem de kendilerinin mağdur olduğunu belirterek, merdiven altı kaçak ve sahte ilaç riskine karşı uyarıda bulundu.
30 Eyl 2024

İLGİLİ OKUMALAR


