Perasma’nın yeni sergisi

Perasma’nın yeni sergisi “Folding The Sea Into Dresses That Dissolve Like Salt” 29 Haziran’da Leros’ta açılıyor. Burcu Fikretoğlu ve Gizem Naz Kudunoğlu, sergiyi ve Leros projesini anlattılar.

Röportaj: Burcu Dimili

Perasma’nın üçüncü yılına giren Leros Projesi, son edisyonu “Folding The Sea Into Dresses That Dissolve Like Salt”ta (Tuz Gibi Çözülen Elbiselere Katlamak Denizi) adanın denizle kurduğu çok katmanlı, değişken ve sezgisel ilişkiyi merkezine alıyor. Sergi, 29 Haziran - 24 Ağustos 2025 tarihleri arasında, Leros’ta sanatseverlerle buluşuyor.

  • Leros’un tarihinden, doğasından ve kimliğinden ilham alan sanatçılarla yeni üretimlere alan açan Leros Projesi, adayı sanat için güçlü bir buluşma noktası hâline getiriyor. Bu yılki sergi, birlikte var olmanın, bağlı kalırken özgürleşmenin ve temasın, kimlikler ve sınırlar arasında nasıl şekillendiğini araştırıyor.

John Donne’un “Veda: Yas Tutmayı Yasaklayan” şiirindeki pergel metaforu serginin düşünsel çıkış noktalarından birini oluştururken Alejandro Jodorowsky’nin “psikobüyü” kavramı dönüşümün düşünceyle değil, eylemle, sembolle ve sezgiyle meydana gelmesine ilham veriyor.

28 sanatçının yer aldığı sergi; Deniz Aktaş, Hüseyin Aksoy, Kent Andreasen, Korakrit Arunanondchai, Mirna Bamieh, The Centre for the Less Good Idea, Margherita Chiarva, Giorgio de Chirico, TM Davy, Brian Eno, Laura Footes, Lucio Fontana, Alice Guittard, Ali Kazma, Gülsün Karamustafa, William Kentridge, Joline Kwakkenbos, Dora Maar, Lola Montes Schnabel, Neo Muyanga, Marcus Neustetter, Ömer Pekin, Takis, Athina Rachel Tsangari, Rinus van de Velde, Evgenia Vereli, Kostis Velonis, Chen Wei’nin eserlerini biraraya getiriyor.

Projenin kurucuları Burcu Fikretoğlu ve Gizem Naz Kudunoğlu, sergiyi ve Leros projesini anlattılar.

Leros sergi serisinin üçüncü ayağı 29 Haziran’da sanatseverlerle buluşuyor. Neler değişti bu üç yılda?

2023’te “Time is a Child” ile başlayan Leros Projesi, zamanın döngüsel ve oyunbaz doğasını keşfederek bugün üçüncü yılına ulaşan bir düşünsel yolculuğa dönüştü. İlk yıl, bir adada zamanın nasıl kendi ritminde, umursamadan akabildiğini düşünmek istiyorduk. Bu ihtimalleri henüz deneyimlemeden başladık ve tüm yaz süren bir keşif hâlini aldı. 2024’te “All Things Become Islands Before My Senses”; zaman, su ve Leros’un tarihi arasındaki karmaşık ilişkiyi araştırdı. Varlığın akışkan doğasının, özellikle böylesine karmaşık bir geçmişe sahip bir adada, hem güzellik hem de zorluk yaratabileceğine odaklandık. Döngüsel zaman adanın denizcilik mirasıyla iç içe geçerken geçmiş, mitoloji, hayaletler ve gerçeklik üst üste katlandı.

Şimdi, “Folding The Sea Into Dresses That Dissolve Like Salt” (Tuz Gibi Çözülen Elbiselere Katlamak Denizi) geçen yılın “adalaşma” temasını daha da derinleştirerek kimliklerin, tarihlerin ve mekanların özgün ama birbirine bağlı varoluşlarını araştırıyor. Sabitlenmek yerine sezgisel hareket ve ilişkisel varlık üzerinden yeni fiziksel ve zihinsel mekânlar hayal ediyoruz. Artık Leros bizim için sadece bir yer değil, tarihlerin, mitlerin ve coğrafyaların oluşturduğu bir ritme dönüştü. Her yıl bir önceki serginin içinden doğdu ve bir sonrakine evrildi. Özellikle bu sene kendimizi sonuçlardan çok hareketin, dönüşümün ve ilişkiselliğin yarattığı anlamların peşinde buluyoruz.

SÖYLEŞİNİN DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🦆 Dans müziğinin rönesansı, kuş albümü

Son birkaç yılda yeniden altın yıllarını yaşayan dans müziğinin yaşadığı dönüşümü inceledik. Nesli tükenen kuşların seslerini kaybolmaya yüz tutan enstrümanlarla buluşturan "Miras" albümünün hikayesini dinledik.

26 May 2025

İLGİLİ OKUMALAR