Sahnede balistik bir füze

Punk grubu Mojave’yle Mayıs 2025’te yayımladıkları “Kandırma Kendini” albümünün tanıtım konserinden önce kuliste biraraya geldik.
Röportaj: Defne Akman
Vokalde Enes Cihan Güvenç, elektro gitarda Can Doğu Baykan, bas gitarda Uluç Beykoz ve davulda Ege Soydan’dan oluşan punk grubu Mojave ilk albümleri Kandırma Kendini'yi geçen ay No5 Records etiketiyle yayınladı. Alternatif sahnenin en heyecan verici yeni isimlerinden biri olan Mojave yaklaşık beş yıldır müzik yapıyor ve hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip. Ancak bu başarı, sadece dört müzisyenin değil, aynı zamanda farklı sanat disiplinlerinden ve iş kollarından gelen yaklaşık 20 kişilik yakın arkadaş grubunun da kolektif üretimi. Onlarla birlikte yol alan ekip, Mojave’nin sahne dışındaki operasyonlarında da önemli bir rol oynuyor.
Mojave’yi en iyi, grupla birlikte sahneye de çıkan müzisyen Tuğrul Yanık’ın sözleri tarif ediyor:
"Bu ekibi ilk canlı dinlediğimde geçen sene Şubat ayıydı sanırım. Hem aşırı fiziksel, hem de ilk insanın taşa sopayla vurduğu dönemdeki ham hissiyat ve samimiyete sahipler. Enes mesela, sahnede oraya buraya gider, Can’a yapışır, Uluç’a bağırır, davulcuya gider sataşır, aşağı iner seyirciye dadanır. Şarkı söylerken herkesin gözünün içine bakar. ‘Sen buradasın biliyorum, sen de buradasın’ diye.”
Mojave 29 Mayıs’ta Babylon’da albüm tanıtım konserini verdi. Yaşları 28-30 arasında değişen müzisyenler gerçekten de sahnede dinamit gibiler. Her biri balistik birer füze. Konserden önce kuliste biraraya geldik, merak ettiklerimi sordum.

Konser öncesi Defne ve Mojave üyeleri
Ben birazdan sizi ilk kez sahnede izleyeceğim. Nasıl geçer bir Mojave konseri?
Enes: Bayağı iyi geçecek. Biz bu müziği yaparken, şarkıları kaydederken, provaları yaparken, sahneye hazırlanırken, bu kapağı yaparken bile tüm üretim sürecimizde gerçekten ne hissediyorsak, nasıl yapıyorsak filtresiz bir biçimde insanlara ulaşmasını istiyoruz. En yalın, en “raw” haliyle insanlara iletmek istiyoruz. Bunu da sahnede fazlasıyla yapmaya çalışıyoruz. O iletişimi de, o enerjiyi de alıyoruz. Gelsinler, birlikte eğlenelim, dans edelim, konserin en büyük parçası olsunlar. Olayımız bu, canlı çalmak.
Grup 2020’de kuruldu. Bizi biraz ilk günlere götürebilir misiniz?
Enes: Uluç’la liseden (Kadıköy Final Lisesi) tanışıyorum. Üniversiteye başladıktan sonra Uluç’la kendi kendimize demolar yapıyorduk ama yayımlamıyorduk. Aradan böyle bir iki sene geçti. Farklı yollara gittik. Sonra Can’la tanıştım üniversitede (Özyeğin Üniversitesi). Uluç’a “Ben bir çocukla tanıştım. Gel bizim bu projeyi tekrar canlandıralım” dedim. Böylece üçümüz bir şeyler yapmaya başladık. Sonra da Ege aramıza katıldı.
İşlerin yürüdüğünü ilk ne zaman fark ettiniz?
Enes: Üçümüz biraraya geldik ve ortaya güzel bir arkadaşlık çıktı, kimyamız tuttu. Ama müzikal anlamda, şarkı yazma kafamız, enstrümantal olarak uyumumuz birkaç sene sonra oturdu. Hatta belki prodüktörümüz Ozan Çanak’la çalışmaya başladıktan sonra...
Uluç: Kendi stüdyomuzu açtığımız zaman fark ettik. İlk bir sene sadece bilgisayar üzerinden gidiyordu işler. Canlı çalmak çok farklı bir şey. İnsanlar bilet alıp geliyorlar. Spotify’dan dinleyecekleri şeylerin aynısını sahnede icra etmeye gerek olmadığını düşündük. O yüzden önce deli gibi prova yaptık. Ne çaldığımızın önemi yoktu başta.

Can: Derken, şunları yapalım, ekleyelim, çıkaralım gibi fikirler ortaya çıkmaya başladı. Böyle olunca da aslında sound'umuz inanılmaz değişti. Bir de eğlendiğimiz şeyi yapmaya, sevdiğimiz şeyi çalmaya çalıştık.
Ege: Başka müzisyenlerle de uzun süredir çalıyorum. 2.000-3.000 kişilik sahnelere çıktığımda "Hata yapmam umarım" diye tedirgindim. Gruba girdikten sonra bunları boşverip, yaptığımdan keyif almaya başladım.
Nefessiz gibi erken dönem şarkılarınızdan, Kandırma Kendini albümünüze Mojave’nin müziği nasıl evrildi?
Can: Ne yaptığımızı, ne istediğimizi çok iyi bildiğimizi zannediyorduk; bilmiyormuşuz. Şu anda da pek bilmiyoruz ama içimizden geleni yapıyoruz. Birlikte eğlenmeye, insanları harekete geçirecek şeyler yapmaya çalışıyoruz. Tarzın veya nasıl yaptığımızın çok bir önemi yok. Bir şeye çok bağlı kalmayı istemiyoruz yani. İçimizden geleni keşfetmeliyiz.
Enes: Bir şarkının dinlenmesi için kurallar uygulamanın peşinde değiliz. Onun kuralı mı olur zaten? Gerçekten ne istiyoruz, nasıl eğleniyoruz, kendi eğlencemizi en yalın hâliyle insanlara nasıl aktarabiliyoruz? Bunlar üzerine düşünüyoruz. Raw bir hissiyat daha çok.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kadıköy Sineması'ndaki Müzik Günleri'nin ardından Olta Dayanışma ve İsimsiz Orkestra ile buluştuk. Punk grubu Mojave'yi ilk albümlerinin tanıtım konseri öncesinde kuliste ziyaret ettik. Afife adaylarına mercek tuttuk.
03 Haz 2025

İLGİLİ OKUMALAR


