16. yüzyılın işgalcileriyle bugünün teknoloji şirketlerini bağlayan hat

Tarihsel sömürgeciliğin kendini meşrulaştıran vaadi medenileştirmeydi. Bugün ise veri sömürgeciliği, “dünyayı birbirine bağlamak”, “topluluk oluşturmak” ve "verimlilik" adı altında kendini sunuyor. Bugünün sömürgecilik düzeninde kazananlar ise veriyi toplayan imtiyazlı şirketlere ev sahipliği yapan ABD ve Çin gibi devletler oluyor. Peki yeni dünyanın yeni sömürgecilik biçimleriyle nasıl mücadele edeceğiz?
Yazı: Ümit Alan
Evinizde sakince otururken kapının çaldığını düşünün. Kapıda tanımadığınız insanlar var. Size bilmediğiniz dilde ya da kendi dilinizde bile olsa anlamadığınız bir jargonla bir metin okunuyor. Sonra siz daha ne olduğunu bile anlamadan evinize giriyor, eşyalarınızı kullanıyor, paranızı alıyor ve yiyeceklerinizi tüketmeye başlıyorlar. Sizi kendi evinizden atmıyorlar şimdilik ama onların emrinde olmanız şartıyla…
Bu senaryo biraz gerçek üstü gelebilir ama insanlık tarihinde bolca yaşandı. 16. yüzyılda İspanyol kuvvetleri, işgal ettikleri topraklarda yerli halka anlamadıkları dilde "Requerimiento" adlı bir belge okurlardı. Belgede topraklarının asıl sahibinin İspanyollar olduğu açıklanır, bunun aynı zamanda Tanrı buyruğu olduğu vurgulanır, buna boyun eğmemeleri hâlinde savaş, mülksüzleştirme ve köleleşmeyle karşı karşıya kalacakları bildirilirdi.
Yerliler bilmedikleri bir dilde (Latince) yüzlerine okunan bu belgeden hiçbir şey anlamasalar bile, sömürgeciliğin ve köleleştirmenin sözde yasal bir zemine oturtulması gerekiyordu. İspanyol hukukçu Juan López de Palacios Rubios tarafından yazılan bu metin o işlevi üstleniyordu.
Veri sömürgeciliği kavramı
Medya ve iletişim teorisyenleri Nick Couldry ve Ulises A. Mejias’ın 2019 tarihli öncü çalışmasıyla literatüre giren temel kavramı hatırlayalım: Veri sömürgeciliği. "The Costs of Connection: How Data Is Colonizing Human Life and Appropriating It for Capitalism" (Bağlantının Bedelleri: Veri İnsan Yaşamını Nasıl Sömürgeleştiriyor ve Kapitalizm İçin Nasıl Mülksüzleştiriyor) kitabıyla tüm dünyada konuşulur olmuştu.
- Couldry ve Majias, bu çalışmalarında, verileştirmek olarak da bilinen günümüzün sosyal niceleştirilmesinin, yeni bir sömürgecilik biçimi olduğunu savunuyorlardı.
Bu kez sömürülen kaynak, topraklarımız, doğal kaynaklarımız ya da insan emeği değil, insan davranışları ve sosyal etkileşimiyle açığa çıkan büyük veriydi. Couldry ve Maijas, Shoshana Zuboff’un bu konudaki meşhur "Gözetleme Kapitalizmi" (Surveillance Capitalism) kavramsallaştırmasıyla belli noktalarda ortaklaşıyorlardı ama onların çerçevesi tarihsel ve jeopolitik olarak daha geniş bir bağlama oturuyordu.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Grand Kartal Otel yangını davasında 11 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. TFF, bahis oynadıkları gerekçesiyle 152 hakemden 149'u hakkında en az sekiz, en fazla 12 ay olmak üzere hak mahrumiyeti kararı aldı.
01 Kas 2025

İLGİLİ OKUMALAR


