OMM'un yeni sergisi 'Ferahfeza'

Odunpazarı Modern Müze’nin (OMM) yeni sergisi "Ferahfeza", bir sofra etrafında şekillenen çoğul ve canlı duyguları odağına alan bir anlatı sunuyor. Yağmur Elif Ertekin küratörlüğündeki sergi, izleyiciyi metaforik bir sofra etrafında hem kendi hafızasına hem de ortak bir duygu topluluğuna doğru yolculuğa davet ediyor.
Söyleşi: Melike Bayık
Odunpazarı Modern Müze’nin (OMM) yeni sergisi Ferahfeza, bir sofra etrafında şekillenen çoğul ve canlı duyguları odağına alan bir anlatı sunuyor. Yağmur Elif Ertekin küratörlüğündeki sergi; gündelik hayatın neşesinden kutlamanın hafifliğine, dostluk ve komşuluk ilişkilerinden birlikte olmanın kırılgan ama birleştirici hâline uzanan duygudaşlıkları aynı masada buluşturuyor. Geçmişle bugünün ritüellerini yan yana getiren Ferahfeza, izleyiciyi metaforik bir sofra etrafında hem kendi hafızasına hem de ortak bir duygu topluluğuna doğru yolculuğa davet ediyor.
Antik ritüellerden Akdeniz’in gündelik sofra kültürüne uzanan bir çizgide, farklı kuşak ve disiplinlerden 40’ın üzerinde sanatçıyı biraraya getiren sergi; organik, içten ve çoğul bir buluşma alanı kuruyor. OMM’un kendine özgü mimarisi içinde bir “misafirlik” deneyimine dönüşen, 13 Eylül'e kadar sürecek bu karşılaşma, dostluğu, biraradalığı ve gündelik hayatın hafifleten duygularını buluşturarak izleyiciyi kalbin ferahlayacağı ve hislerin paylaşılacağı bir sofraya davet ediyor. Serginin hikayesini küratör Yağmur Elif Ertekin ve OMM direktörü Defne Casaretto'dan dinledik.

Ferahfeza sergisinde sofrayı yalnızca bir yemek mekanı değil, kolektif hafızanın ve duygulanımın örgütlendiği bir ritüel alanı olarak ele alıyorsunuz. Bu kavramsal çerçeve ilk olarak nasıl belirdi ve araştırma sürecinizde hangi tarihsel ya da kültürel okumalardan etkilendiniz?
Yağmur Elif Ertekin: Uzun zamandır bir kutlama sergisi yapma fikri aklımızdaydı; birarada olmanın verdiği umut, hafiflik ve keyif duygusunu hatırlatan bir seçki… Bu duyguların buluştuğu yer olarak sofra çok erken bir aşamada merkezde belirdi. Çünkü sofra sadece yemek yenilen bir yer değil; ilişkilerin kurulduğu, duyguların paylaşıldığı ve tüm insani duygulara bir şekilde ev sahipliği yapan bir “mekan” aslında.
Özellikle Akdeniz kültüründe, biraraya gelinen hemen her durumun arka planında bir sofra görürüz. İş toplantıları, cenazeler, düğünler, arkadaş buluşmaları, eski adı ile sayfiyeler günümüzdeki yaygın kullanımı ile yazlık siteler, deniz kenarındaki halk plajları, lokantalar, barlar, meyhaneler, piknik alanları, parklar, bahçeler... Hepsinin kendine özgü bir sofrası ve ritüelleri var ve tam da bu yüzden sofra, bahsetmek istediğimiz her duygu ve anın ortak bileşeni idi. Sadece iyi ve umut verici duyguları kutlamıyoruz elbette, insana ait her duygunun kutlanmaya değer olduğunu düşünüyorum.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bağımsız sinemaya verdiği önemle dikkat çeken Singapur Film Festivali'nden notlarımızı aktardık. Eskişehir OMM'daki Ferahfeza sergisinin hikayesini küratörü ve müze direktöründen dinledik.
12 Ara 2025

İLGİLİ OKUMALAR


