2025'e adios ya da 'konfor alanları' üzerine

2025’e “adios” diyoruz artık. Bildiğimiz bir yerden ayrılıyor, 2026’nın belirsizliğine doğru yola çıkıyoruz. Bu belirsizlik, sadece kaybolma riskini değil; yolun bir yerinde yeniden bulunma, başka bir biçimde geri dönme ihtimalini de barındırıyor. Konforu sabit bir durak değil de, yolda kendimize eşlik edebilme hâli olarak düşündüğümüzde, belki de bu bilinmezlik yeni bir konfor alanına dönüşecektir kim bilir.

Yazı: Tuğçe Isıyel

Kedim Berduş’un çok konforsuz yerlerde kendine itinayla bir konfor alanı yaratabilmesine hayranım. Bu konforlu yer bir pencerenin çıplak pervazı da olabiliyor, yan yatmış bedenimin üstü veya dağınık bir evin çamaşır sepeti de… Fark etmiyor. "Şimdi ve burada"da o kadar mevcut bir canlı ki her yer onun için bir konfor alanı. Arayıp bulmasına gerek yok, o kendi mevcudiyetinden bir konfor oluşturabiliyor zaten. Onun varlığı konforlu bir yer, dolayısıyla o nerede mevcutsa orası da konforlu oluveriyor.

Kişisel gelişim literatürüne yerleşmiş klişe bir ifade vardır, konfor alanının dışına çıkmak diye. Bu ifade insanın yalnızca tanıdık ve güvenli olana tutunmaması, bilinmeyene alan açması, yeni olana cesaret etmesi, yeninin insanı dönüştürücü etkisine izin vermesi anlamında kullanılır. Bu yönüyle haksız da değildir. İnsan, alışkanlıklarının ve otomatik pilotunun dışına çıktıkça kendini yeniden tanıma ve dönüştürme imkanı bulur.

Ben de bu ifadeyi severim; insanın ezberlerini bozmasının, ruhsal gelişimi açısından kıymetli olduğunu düşünürüm. Ancak son zamanlarda bu kavramı farklı bir yerden ele alırken buluyorum kendimi. “Konfor alanının dışına çıkmak” yerine, konfor alanını genişletmek fikri bana daha iyi geliyor. Yani konforsuz olanı bütünüyle reddetmek ya da ondan kaçmak yerine, onu da konfor alanının bir parçası hâline getirmek. Zor olanı, bilinmeyeni, belirsizi dışarıda bırakmak değil; onlarla birlikte var olabilmeyi öğrenmek. Bu açıdan bakılınca size konforlu gelmeyen bir yaşantının, diyelim ki bu bir depresif duygu durumu olsun ya da bir yerden başka bir yere göç etmek olsun, o deneyimin sizi zenginleştirmesine izin de vermiş oluyorsunuz.

Bu bakış açısı, “konfor” kelimesinin etimolojik kökenine bakıldığında daha da anlam kazanıyor. Konfor kelimesi Fransızca confort sözcüğünden gelir; anlamları arasında “teselli” ve “rahatlatma” vardır. Bu sözcük, Fransızca conforter fiilinden türemiştir: “teselli etmek, rahatlatmak.” Daha da geriye gittiğimizde ise Geç Latince confortare fiiline ulaşırız; anlamı “güç vermek”tir.

Konfor, yalnızca yumuşak bir koltukta oturmak, riskten uzak bir yaşam sürmek ya da her şeyin kontrol altında olduğu bir alan demek değil. Konfor, aynı zamanda insanın zorlandığı anlarda kendine güç verebilmesi, kendini teselli edebilmesi ve hayatın sertliğini taşıyabilecek içsel dayanıklılığı geliştirebilmesi anlamına da gelir. Bu nedenle konfor alanını genişletmek, hayatın konforsuz taraflarını inkar etmek ya da onlardan kaçmak değil; tam tersine, o alanlara da güç, şefkat ve dayanıklılık taşıyabilmektir.

YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📮 2026'ya merhaba, İsrail'den yasak

İsrail, Gazze ve Batı Şeria'da faaliyet gösteren 37 yardım kuruluşuna yasak getirdi. İBB soruşturmasında tutuklananların aileleri 2026'da "hukuksuzlukların son bulması" çağrısı yaptı.

01 Oca 2026

Coffee Department ile birlikte
ANKA

İLGİLİ OKUMALAR