Biriktiriyorum öyleyse varım

Önceki nesillerin biriktirme alışkanlıklarını dikkatle gözlemleyerek büyüyen Milenyum, Z ve Alfa kuşaklarının pek çok üyesi, kendine has biriktirme ritüelleri geliştirdi. Elbette tüketim alışkanlıkları, yaşam tarzlarıyla beraber biriktirme meraklarını da etkiliyor. Peki bu kuşaklar neden biriktiriyor, koleksiyonlarını nasıl topluyor ve topladıkları nesnelerle nasıl ilişki kuruyorlar?

Yazı: Gözde Akyüz

Doğduğu evde yaşamını sürdüremeyen, yalnızca evini değil semtini, şehrini, hatta bazen ülkesini de değiştirmek zorunda kalan, kök salmaya hasret çoğunluk, ilk oyuncağını ya da ilk okuduğu kitabı saklayamaz belki. Ancak çoktan bir taşınmada yitip gitse ya da bir akraba çocuğuna verilmiş olsa da bu ilkler, belleğimizde kendisine ayrılan güneşli bir odada yaşamaya, onunla geçirdiğimiz keyifli vakitleri hatırlatmaya devam eder.

  • Şanslı bir azınlık ise kaç yaşında olursa olsun bugün hâlâ o saçları seyrelmiş, elbisesi eprimiş oyuncak bebeğe, o bazı sayfaları bantla tutturulmuş iri harfli resimli masal kitabına sahiptir.

Çocukluğun ilk dönemlerinde eğlenmek, oyalanmak ve eğitim vermek amacıyla kullanılan oyuncaklar, daha sonraki dönemlerde araştırma ve inceleme nesnesi olarak kuşaktan kuşağa aktarılan tarihsel malzemeye dahil olur. Yaşamımızda sahip olduğumuz bu ilk nesneler, bize bir hafıza inşa etmeyi, bağlılık duygusunu ve sahip olma dürtüsünü öğretir.

Çocukluktan itibaren günlük hayatımız içerisinde yer alan nesneler, gerçeklikle bağımızı güçlendirirken kendimize görsel bir hafıza inşa etmemize de yardımcı olur. Erken çocukluk döneminden itibaren, nesnelere yüklenen anlamlarla fiziksel çevreyi tanımlar, nesne sürekliliğini sağlayarak öğrenme devamlılığını ediniriz.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

👩‍🎨 Canavar vaatleri, kişisel koleksiyonlar

"Canavarların Vaatleri" sergisinin kavramsal çerçevesini küratörü Ezgi Hamzaçebi'den dinledik. Milenyum, Z ve Alfa kuşağından koleksiyonerlere biriktirme hikayelerini sorduk.

13 Mar 2026

İLGİLİ OKUMALAR