Çok meşgul, az lider

Bir zamanlar CEO olmak; fabrika katına inmek, müşteri ve çalışanla göz göze gelmek ve kriz anında masa başına geçmek demekti. Bugün ise CEO’lar hiç olmadıkları kadar meşgul, fakat bir o kadar da sahaya uzak hâle geldi. Bunun üzerine iş dünyasında kulisler, CEO’luğu yeniden tanımlamaya yönelik oldukça kritik bir soruya kulak kabartmaya başladı: Meşguliyet ve liderlik aynı şey mi?
Bir zamanlar CEO olmak; fabrikaya girmek, müşteri ve çalışanla göz göze gelmek ve kriz anında masa başına geçmek demekti. Bugün ise CEO’lar hiç olmadıkları kadar meşgul, fakat bir o kadar da sahaya uzaklar. Modern CEO’lar için gün, çevrimiçi toplantılar, e-postalar, yönetim panelleri ve LinkedIn arasında geçiyor. İşletmeye ilişkin her ayrıntı, dijital olarak ölçülebilir ve raporlanabilir hâle gelirken şirketlerin nabzı da çoğu zaman ekranların arkasında atıyor. Fakat bu durum, liderliğin en eski refleksini, yani sahada olmayı sessiz sedasız yok ediyor.
Uzmanlara göre mevcut tablo, pek çok CEO’nun bugünün konjonktüründe rolünün özünü unuttuğunu gösteriyor. CEO’lar hiç olmadıkları kadar meşgul gözükürken iş dünyasında kulisler, CEO’luğu yeniden tanımlamaya yönelik oldukça kritik bir soruya kulak kabartıyor: Meşguliyet ve liderlik aynı şey mi?
Bir adım geriden: COVID-19 salgını sırasında birçok CEO, zorlu küresel koşullarda kriz yönetimine soyunmuş ve bugünden çok daha net bir rol üstlenmişti. Liderler, işletmelerini yönetirken çalışanlarını da zorlu bir ortak deneyimden geçirmişti. 2020’nin siyasi konjonktürü ve salgın iklimi, CEO’ların rehberlik ve güvence odaklı çok daha empatik bir liderlik biçimi benimsemesine neden olmuştu.
Fakat zaman değişti. Özellikle 2025 yılı, bu empatik liderlik biçimine karşı tepkilerin yükseldiği bir yıl oldu. ABD’de Donald Trump hükümetinin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) politikaları karşıtı duruşu, pek çok liderin sosyal ve siyasi meselelere dahil olmaktan kaçınmasına yol açtı.
Geniş açı: Bu durum, CEO’ları aşırı bir temkin politikasına itti ve birçok CEO, rolünün en dar tanımını oluşturan ilkelere geri çekildi. Artık CEO’lar, neredeyse tüm gün e-posta okuyor, çevrimiçi toplantılara katılıyor ve yönetim panelleri üzerinden iş akışını kontrol ediyor. Fakat oldukça az sayıda CEO, çalışanları ve müşterileriyle karşı karşıya gelerek sahadan bilgi topluyor.
Üstelik bu eğilim, salgın döneminin öncesinden bu yana devam ediyor. Harvard İşletme Okulu’ndan Michael Porter ve Nitin Nohria’nın 2018’de yaptığı bir çalışma, CEO’ların zamanlarının %72’sini toplantılarda geçirdiğini gösteriyor. Analistler, bugün bu oranın çok daha fazla artmış olabileceğini tahmin ediyor.
Uzmanlara göre pek çok CEO, artık insanlarla birarada olmak yerine, toplantılarda olmayı tercih ediyor; zira orada kendini daha rahat hissediyor. Bu da liderlerin ön cephede ne olup bittiğini öğrenememesine ve dolayısıyla işletme için sağlıklı karar alma kabiliyetinin kısıtlanmasına yol açıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Estee Lauder ve Puig, birleşme görüşmeleri için masaya oturduklarını doğruladı. Southprint Inc iflasını açıkladı. Neyran Arslantürk, TikTak'ın yeni CEO'su oldu. Koç Holding, Tüpraş’taki hisselerinin bir kısmını elden çıkardı.
30 Mar 2026

İLGİLİ OKUMALAR


