Eda Soylu'dan 'Alt/Üst'

Eda Soylu’nun son sergisi "Alt/Üst" Paul Klee’nin sanatın yaşamı bayağılıktan çıkarma gücüne dair sözlerinin izini sürüyor. Betonla çiçeği, kırılganlıkla sertliği biraraya getiren Soylu, karşıtlıkların izini sürerken hafıza, yıkım ve yaşam arasındaki ince çizgiyi görünür kılıyor.
Yazı: Nagehan Kara
Paul Klee, Modern Sanat Üzerine adlı kitabında, sanatçının kaynaklarını (düşler, fanteziler vb.), uygun yaratıcı araçlarla birleştirmesi sonucu ortaya çıkan tuhaf şeylerin, “yaşamı bayağılıktan çıkarıp yükselmesine yardım eden sanat”ın, gerçeklik hâline geldiğini yazar.
- Eda Soylu’nun 15 yılı aşkın sanat pratiğinde betona gömülen çiçeklerle oluşturduğu o tuhaf çiçek bahçeleri, manzaraları, etrafımızı saran duvar kağıtları, üzerinde yürüdüğümüz zemin örtüleri de birer gerçeklik olarak yaşama karışır. Karıştığı gibi de yaşamı bayağılıktan çıkarıp yükselmesine yardım eder.
Eda Soylu, Amerika’da resim eğitimi aldığı Rhode Island School of Design’da ürettiği ilk çizimlerden beri, betona gömdüğü krizantemler de dahil tüm işlerini ve sergilerini birer otoportre olarak, kendi hikayesinin, kişisel yolculuğunun durakları olarak gördüğünü söylüyor. Amerika’da başlayan hikayesinin ikinci durağı, 2012 yılında okulun Avrupa Onur programıyla gönderildiği Roma. Roma’da yaşadığı dönemde Arnavut kaldırımlı sokakları adımlarken tesadüfen karşılaştığı, Gunter Demnig’in Stolpersteine (Tökezleme Taşları) adlı yerleştirmesi sanatçının üzerinde büyük bir etki yaratıyor. Eda Soylu, “Benim sanat pratiğimin temeli o anda ve orada atıldı” diyecektir yıllar sonra bir röportajında.
Soylu’nun üzerinde bu denli iz bırakan çalışmada Demnig, İkinci Dünya Savaşı sırasında soykırıma uğrayan kurbanların, kendi isteğiyle yaşadığı son evlerinin önünden çıkardığı bir kaldırım taşının yerine, üzerinde pirinç kaplı bir levha olan beton bir blok yerleştirir. Yaşadığı yerden sürülen, toplama kampına gönderilen kişinin adı, yaşadığı yıllar ve hangi kampta öldüğü gibi bilgiler bu levha üzerine işlenmiştir.
Farkına varmadan her gün yürüdüğümüz zemine, üzerine basıp geçtiğimiz o taşların arasına insanı durduran, şaşırtan, günlük hayatın dışına çıkaran bir hatırlama nesnesi bırakır. Kamplarda yakılarak yok edilen kurbanları anmak için, evlerinin önüne bir çeşit mezar taşı, onların varlığını hatırlatan bir “iz” bırakır.
NEREDE YAYIMLANDI?
1 Mayıs'ta ilk İstanbul konserini verecek Kneecap'ten Móglaí Bap ile yeni albümlerini ve politik duruşlarını konuştuk. Dün sona eren İstanbul Film Festivali'nden favorilerimizi ve ödüllü filmleri aktardık.
20 Nis 2026

İLGİLİ OKUMALAR


