'Backrooms'

Yeni kuşak auteur’lerin bir kısmı artık film okullarından değil, YouTube’un karanlık arşivlerinden çıkıyor. "Backrooms" da tam olarak böyle bir yerden doğuyor: İnternetin tekinsiz koridorlarından, "creepypasta" forumlarından, izleyicinin ipuçlarını takip ederek anlatıya katıldığı "ARG’lerden", buluntu görüntülerden, analog horror serilerinden ve tek başınayken izlenen rahatsız edici YouTube videolarından...

Yazı: Lara Kahmi

"Bir zamanlar korku sineması stüdyolarda doğuyordu. Bugün ise YouTube’da doğuyor."

Bu cümle birkaç yıl önce abartılı gelebilirdi. Ama yirmili yaşlarının başındaki bir yönetmenin, internette ürettiği düşük bütçeli bir korku evreniyle sinema salonlarını dolduran küresel bir fenomene dönüşmesi yalnızca bir başarı hikayesi değil. Aynı zamanda kültürel bir kırılma anı. Çünkü Backrooms yalnızca bir film değil; internet mitolojisinden doğan, bir kuşağın bilinçaltına temas eden yeni bir korku dili. Belki de en önemlisi, geleceğe dair inancını kaybetmeye başlamış bir çağın kendi korkusunu anlatma biçimi.

Bugün sinema yapmak hiç olmadığı kadar zor. Film çekmek pahalı, fon bulmak güç, bağımsız sinemaya açılan alan giderek daralıyor. Stüdyolar çoğu zaman daha güvenli formüllere çekiliyor: Devam filmleri, uyarlamalar, yeniden çevrimler… Risk alma alanı küçülürken yeni seslerin duyulması da zorlaşıyor.

  • Tam da böyle bir dönemde, internetten doğan bir evrenin düşük bütçeyle bu ölçekte bir başarı yakalaması yalnızca ekonomik değil, sembolik olarak da önemli. Çünkü burada yükselen tek bir film değil; yeni bir üretim modeli, yeni bir estetik ve yeni bir kültür.


YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

✨ Sandra Hüller etkisi, 'Urchin' incelemesi

"Yıldız Tozu" serisinin ikinci bölümünde yalınlığıyla büyüleyen Sandra Müller'in portresini çizdik. Harris Dickinson'ın yeteneğini kanıtladığı ilk filmi "Urchin"i inceledik.

26 Haz 2026

İLGİLİ OKUMALAR