Yakarsa dünyayı kadınlar yakar

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Yazı: Ayça Örer

Bizim Cansever ismiyle tanıdığımız Dzansever Dalipova 59 yaşında Almanya’da hayatını kaybetti. Fakat onu farklı yorumuyla seslendirdiği şarkılardan çok “bir türlü sırt üstü uyutmayan” rahatsızlığıyla, aşk hayatını muğlak hâle getiren “yasak” bir hikayeyle, görünüşü yüzünden çekimser tavrıyla anıyoruz.

Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık? Ne zaman onları tam manasıyla konuşacağız?

“Ben gönül yakmayı bilmiyor muydum?
Bu benim ilk değil son aldanışım…”

"Son Ağlayışım" şarkısının sözlerini bir erkek yazsa da Bergen’in sesinden giriyor hayatımıza. Gönül yakmayı bildiği hâlde tercih etmeyen, kötülüğü iyilikle, zorbalığı metanetle karşılayan kadınların hikayeleri de şarkıları gibi. Her zerresiyle erkeklik turnusolu olan bir dünyada varolmaya çalışıp, hoyratlığa direnerek bir iz bırakıyorlar.

Ölümleri, ölümlerinin yaşanma şekli bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını da iyice görünür kılıyor. Cenazeleri üzerine ayrı; yaşadıkları üzerine ayrı; kaderleri ve kadersizlikleri üzerine ayrı; gerçekçi olmayan yaslar tutuluyor.


YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🥲 Sad girl summer, Sema Kaygusuz'la sohbet

Genç kadın sanatçıların bu yaz çıkardığı ayrılık, ölüm, kaygı ve dünyanın sonu temalı albümleri inceledik. Sema Kaygusuz'la yeni kitabı "Saf Canavar" üzerine konuştuk.

17 Ağu 2026

İLGİLİ OKUMALAR