Baş karakterini unutan film

Ted Kaczynski’nin hayatı, sinemanın tekrar tekrar dönmek isteyeceği kadar çok soru barındırıyor. Netflix’te yayımlanan "Unabomber", aynı hikayeye bu kez gençlik yıllarındaki psikolojik deneyler üzerinden yaklaşıyor. Öte yandan filmde Kaczynski’nin üslubu, neyi neden yazdığının önüne geçiyor. Metz’in filmi, kendisine konu ettiği karakterin izlerini takip ederken onunla karşılaşmamak için elinden geleni yapıyor.
Yazı: Ömer Şentürk
Harvard’a çocuk yaşta giren bir matematikçinin akademiyi bırakması, Montana’da bir kulübeye çekilmesi ve teknoloji toplumuna duyduğu öfkeyi bombalı saldırılara dönüştürmesi, her anlatıda başka bir yönüyle öne çıkabilir.
- Bu hayatı daha önce belgesellerde ve uyarlamalarda izledik. Netflix’te yayımlanan Unabomber, aynı hikayeye bu kez gençlik yıllarındaki psikolojik deneyler üzerinden yaklaşıyor. Borg vs. McEnroe’nun yönetmeni Janus Metz, Kaczynski’nin Harvard’daki öğrenciliğiyle yıllar sonra yakalanmasına uzanan soruşturmayı biraraya getirerek bir insanın nasıl bu noktaya geldiğini anlamaya çalışıyor.
Bu tercih ilk bakışta merak uyandırıyor. Bir katilin henüz suç işlememiş hâline bakmak, onun geçmişini bildiğimiz sondan bir süreliğine ayırabilmeyi gerektiriyor. Genç Ted’in önünde başka ihtimallerin de bulunduğunu hissedebilmeliyiz. Unabomber ise o ihtimalleri açmakta zorlanıyor. Kaczynski’nin hayatına yaklaşacağı her yerde, gelecekteki suçlarını açıklayacak bir belirti arıyor ve zaten hüküm giymiş bir suçluyu günah keçisi gibi göstermek için elinden gelen her şeyi yapıyor.
Film ilerledikçe Harvard’daki aşağılanma ile Montana’daki kulübe arasına sığan onlarca yılın, süpermarketlerde satılan, ambalajlı, kendisine saygı duyan hiç kimsenin yemeyi tercih etmeyeceği türden “Ben bunu yemem” diyeceğimiz bir psikolojik açıklama uğruna gözden çıkarıldığını fark ediyoruz.
Bu yaklaşımın en belirgin örneği, 35 bin kelimelik manifestonun filmdeki işlevi. FBI ajanları cümleleri inceliyor, kelimelerin izini sürüyor, yazının sahibine ulaşmaya çalışıyor. O kelimelerin anlattığı dünya ise neredeyse hiç konuşulmuyor. Sanayi Toplumu ve Geleceği (Industrial Society and Its Future), bir insanın topluma yönelttiği itirazlardan arındırılıp parmak izine dönüşüyor. Ted Kaczynski’nin üslubu, neyi neden yazdığının önüne geçiyor. Metz’in filmi, kendisine konu ettiği karakterin izlerini takip ederken onunla karşılaşmamak için elinden geleni yapıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu yıl beşinci kez düzenlenen Kaş Tiyatro Günleri'nin hikayesini festival ekibinden dinledik. Güncel krizleri, hız ve algoritmik gündem odaklı yaklaşımla belgesel formatında ekrana taşıyan Netflix serisi "Instadocs"ı inceledik.
16 Eki 2026

İLGİLİ OKUMALAR


