
Aslında yazılarıma nasıl giriş yapacağımı pek düşünmem. Direkt başlarım yazmaya ve sonrasında gerekirse bir şeyleri değiştiririm. Bu sefer bir türlü başlayamadım. Ne desem olmadı, eksik kaldı, sırıttı. Biliyorum ki ateş düştüğü yeri yaktı her zamanki gibi ama bu sefer o kadar çok yere düştü ki - hepimiz bir şekilde alev aldık. Bu alevlerin ortasında, köşesinde, bucağında haftalar yıllar gibi geçerken şu lafları duymaya başladık: "Rutine dönmemiz gerek. Yoga yapın, normale dönmeye başlayın, işlevselliğinizi kaybetmeyin." Bensu’nun eleştirdiği iyi olma kültürü (wellness culture) insanın ciğeri alev alev yanarken de geldi yakamıza yapıştı. Ben buradan psikolog olarak bağırmak istiyorum bu sefer: Kötü bir şey oldu, bu yüzden acı çekiyoruz ve asıl bu normal!
Normale dönmek demek hislerimizi bastırmak demek olmamalı. Bilim der ki negatif duygularını bastıran insan gün gelir pozitif duyguları da hissedemez olur. Hiçbir duygu birbirinden daha üstün değildir; "acı olmamalı, mutluluk iyi" gibi bir durum yoktur duygular arasında. Hepsi bize bizle ilgili bir şey söyler. Örneğin öfke, haksızlığa uğradığımızı (düşündüğümüzü) söyleyebilir. Sınırlarımız ihlal edildiğinde de öfke duyarız. "Ben ne yaşıyorum şu an, neye tepki veriyorum, hangi ihtiyacım karşılanmıyor?" diye sormak insanın kendiyle temasını yitirmemesi açısından çok önemli.
Herkes acısını aynı yaşamak zorunda değil tabii ki; insanız, hem aynıyız hem çok farklıyız. İsteyen istediği şekilde yaşar duygularını ama buradaki kilit nokta bir şekilde bunu yaşıyor olmak. Yas tutmanın önemi. Acı yokmuş gibi davranmak, daha donma tepkisinden çıkamamış insana işlevsellik öğütlemek modern dünyanın para ve üretkenliğe olan sevdasından başka bir şey değil kanımca. İşlevsel olmanın bazı psikolojik tanıları almayı engellemesi de bundan aslında ama o başka zamanın konusu. Bu dönemde aştığımızı düşündüğümüz bazı travmalarımız da tetiklenebilir, odaklanamayabiliriz de. Bunların hepsi normal.
(Şimdi de nasıl bitireceğimi bilmiyorum).
Acı var arkadaşlar.
Acıyor.
Acıyacak.
Acının etrafında ise hep beraber büyüyeceğiz.
Sizleri seviyorum. Direkt olsun olmasın depremden etkilenen herkese sarılıyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Irmak Hacımusaoğlu
Beyine bakar, tespit yapar, yazar, çizer ve günün sonunda “ben ne yapıyorum yaa” der 🫠

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




