
Onu izledim ben. ile iki haftada bir konuk yazarları ağırlamaya, sözü film izlemeyi de filmler hakkında konuşmayı da en az benim kadar sevenlere bırakmaya devam ediyorum. Bu haftaki konuğum, Aleyna Saral.
Başta Twitter olmak üzere sanal ortamda sinemayla ve filmlerle ilgili paylaşımlarda bulunmanın en güzel yanlarından biri, yüz yüze tanışmadığımız, hatta doğrudan yazışmadığımız insanlarla bile karşılıklı bir bağ kurabilmemiz, birbirimize bir şeyler katabilmemiz. Uzun zamandır Nordik Simit'te ve Aposto! Platform'a eklenen ilk yayınlardan olan Nordik Bülten'de sinema yazılarını okuduğum ve sayesinde yeni Nordik filmler keşfettiğim Aleyna da onlardan biri. Nordik Bülten'e buradan abone olabilir, Aleyna'yı Twitter ve Letterboxd'da takip edebilirsiniz.
Aleyna ne izlemiş?

Aleyna'nın en iyisi: Sult / Hunger, 1966
Dokuz sene önce Knut Hamsun’un Açlık, Norveççe adıyla Sult, kitabını okumuştum ve neye uğradığımı şaşırmıştım. Danimarkalı yönetmen Henning Carlsen’ın yönettiği, kitapla aynı adlı film de uzun zamandır izleme listemde bekliyordu. Yıllardır bir türlü izlemek fırsat olmamıştı, izledikten sonra geç kaldığım için o kadar üzüldüm ki... Film başlar başlamaz kitabın sunduğu kasvetli atmosferi hatırlamaya başladım, her şey teker teker aklıma gelmeye başladı. 1890 yılında Kristiana’da, şimdiki ismiyle Oslo'da geçen hikâye, Pontus adındaki (Per Oscarsson) yoksul ve yalnız yazarın büyük şehirde hayatta kalma çabasını anlatır. Küçük bir kasabadan gelen Pontus bir türlü Kristiana’da tutunamaz, iş bulamaz, parası yoktur ve günlerce açlıkla başa çıkmak zorunda kalır. Fakirliğini ve zor durumda olduğunu hiç kimseye yansıtmayan ve dillendirmeyen Pontus, tanıdığı insanların yardımını da geri çevirir.
Böyle bir atmosferde, varoluşsal sıkıntıları ve var olmanın getirdiği huzursuzluğu iliklerimize kadar hissediyoruz. Dönemin yaşam koşullarını bütün çıplaklığıyla anlatan film; umutsuzluk, açlık, fakirlik ve sevgisizlik gibi kavramları başarıyla işliyor, bir yandan da bizi katarsis evresine doğru taşıyor. Henning Carlsen, İskandinav sosyal gerçekçilik akımının başarılı örneklerinden birine imza atarken aynı zamanda protagonistin iç dünyasını da bizlere açıyor. Pontus’un kendi kendine konuşmaları ve rüyaları sosyal gerçekçi filmin bireysel kurucu unsurları olarak tezahür ediyor. Ayrıca filmin İskandinav sinema tarihi açısından da çok değerli bir yeri var: Oslo’da çekilen filmin baş rolünde İsveçli oyuncu Per Oscarsson, yönetmenliğinde ise Danimarkalı Henning Carlsen olunca, Sult üç İskandinav ülkesinin de ortak yapımcılığını üstlendiği ilk film olarak kitaplara geçiyor. Danimarka sineması bağlamında ise Carl Theodor Dreyer’in filmlerinden sonra ilk defa Sult ile Henning Carlsen dikkatleri çekiyor ve kültürel bir fenomen haline geliyor. Filmin daha açılış sekasında gördüğümüz köprü metaforu, Pontus ve dış dünya arasındaki mesafeyi temsil ediyor, izleyici olarak bunu istemsiz olarak aklımızın bir yerine yazıyoruz. Böylesine yoğun temaları estetik bir şekilde aşırıya kaçmadan gösteren Henning Carlsen, dehasını Sult ile kanıtlıyor. - AS
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Thomas Vinterberg'den Henning Carlsen'e, Danimarka'dan Norveç'e.
21 Mar 2021

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

