Aposto

Pazartesi, 5 Aralık 2022
Pazartesi, Aralık 5, 2022
Premium'a Yüksel

Arctic Monkeys üç senelik konser orucunu bozdu

İngiltere’nin, dünyaya futboldan sonra en büyük armağanlarını sunduğu müzik sahnesinin gözbebekleri Arctic Monkeys, geçtiğimiz hafta nihayet Zorlu PSM’deydi.

Gelecekleri açıkladığı günden bu yana şaşkınlık, heyecan ve sabırsızlıkla beklenen, İngiltere’nin, dünyaya futboldan sonra en büyük armağanlarını sunduğu müzik sahnesinin gözbebekleri Arctic Monkeys, geçtiğimiz hafta nihayet Zorlu PSM’de üç senelik konser orucunu bozdu.

PSM açılışı için 17:00, kapı açılışı için 19:00 saatleri belirlenmiş olmasına rağmen, şaşırtıcı olmayacak şekilde konserden saatler önce kapıda uzun kuyruklar vardı. Bununla birlikte, biletlerin peşi sıra tekrar tekrar kontrol edildiği sıkı güvenlik önlemleri alınmıştı. Bu sıkı tedbirlerin sebebini sorduğumuz görevliler, çok sayıda sahte bilet satıldığını ve daha ilk saatlerden itibaren onlarca kişiyi bu sebeple geri çevirmek zorunda kaldıklarını iletti.

Konserden önce sahne saatleri, Zorlu PSM’nin sosyal medya hesaplarından oldukça dakik olarak duyurulmuştu: 19:00 kapı açılışı, 20:00 Inhaler, 21:10 Arctic Monkeys. Her iki gün de bu saatlere neredeyse dakikası dakikasına riayet edildi. Açılışı geçtiğimiz sene yayınladıkları It Won’t Always Be Like This ile hem çok iyi bir çıkış yakalayan hem de bir ilk albüm olarak senenin en iyileri listelerine giren Dublinli genç grup Inhaler yaptı. Seyircinin sabırsızlıkla beklediği büyük bir grubun önünde çalmanın ağırlığı ve baskısının altından rahatlıkla kalkan grubun enerjisi, ilk şarkılardan itibaren seyircinin enerjisini de yakaladı. Nihayetinde ortaya seyircinin yaşama sevincini emen, bitsin diye gözünün içine bakılan bir ön grup performansı yerine, ana sahneye göz kırpan, Arctic Monkeys için tutuşan seyircinin ateşini harlayıp kendi sahnesini de cayır cayır yakan bir performans çıktı. Grubu daha önceden bilip dinleyenler kadar, İrlandalı genç delikanlılarla o gün tanışanların da tanıştıklarına memnun olacağı bir 45 dakikaydı.

Saat 21:10’u biraz geçe ışıklar kapandı ve grup, hem Arctic Monkeys’in hem de belki son yılların en iyi konser açılışlarından biri olan Do I Wanna Know eşliğinde sahneye geldi. Seyircinin başından sonuna hep bir ağızdan eşlik ettiği şarkının ardından peşi sıra gelen Brianstorm, Snap Out Of It, Crying Lightning, Teddy Picker, Don’t Sit Down ‘Cause I’ve Moved Your Chair gibi yüksek şarkılarla kendilerinin üç, İstanbul seyircisinin ise, en az dokuz senedir içinde tuttuğu enerjiyi yavaş yavaş sistemlerinden atmaya başladılar.

Son albümlerinin üzerinden dört, son konserlerinin üzerindense üç sene geçmiş olmasına ilaveten, bu uzun aranın ardından ilk kez İstanbul’da sahneye çıkacak olmaları, yalnızca konsere gelecek seyircinin değil herkesin merakını cezbetmişti. Son konserlerinin bir albüm turnesi olduğu ve bu süre zarfında yeni bir albüm ya da şarkı da yayınlamadıkları hesaba katıldığında, nasıl bir setlist ve sahne beklemek gerekiyordu? Sahnenin kuruluş aşamasından itibaren bu soruların pek çoğu da cevabını buldu aslında. Sahne dekoru, set, kostümler, şarkılar ve düzenlemeleri hemen hemen bir önceki turneyle aynıydı. En büyük fark olarak, neredeyse 10 yıldır çalmadıkları Potion Approaching’i her iki gece de çalmalarını söyleyebiliriz. Bir diğer farklılık da, bir önceki turnenin Tranquility Base Hotel & Casino albümünün tanıtım turu olmasını da göz önünde bulundurarak, albümden çok daha fazla şarkı çalmaları... Bu noktada İstanbul’da başlayıp devam eden bütün bu konser serisinin, 2019 sonu itibariyle malum sebeplerden yarım kalmış olan turnenin bir devamı olduğunu da düşünmek pekâlâ mümkün. Nitekim sene sonuna doğru yeni albüm haberleri gelen grubun, birkaç sene önceden yarım kalmış ziyaretlerini tamamlarken bir yanda da vaat edilmiş bu yeni albüm öncesinde seyircilerine kendilerini ve sahnede nelere kabil olduklarını hatırlatmak istemiş olmaları, alt alta toplandığında makul bir sebep ve sonuç ilişkisi kuruyor.

Konseri her iki gün de takip etmiş olmanın avantajını kullanarak, burada grubun ve seyircinin performansını karşılaştırma imkânı da buluyoruz. İki setlist arasında büyük farklar olmasa da ilk gece, sahneye tekrar geldiklerinde çaldıkları Cornerstone ikinci gece setin ortalarına doğru kendine yer bulurken bis açılışını bu defa ilk gün çalmadıkları No.1 Party Anthem’a bıraktı. Yine ilk gece çaldıkları Library Pictures ikinci gece setlist’te yer almazken onun yerine AM’den Knee Socks çaldılar. Yazının sonuna eklediğimiz çalma listesinden de anlaşılacağı üzere, son albüm Tranquility Base Hotel & Casino’dan oldukça az şarkı çalınırken grubun en büyük hit'lerinin olduğu AM, setlist’te ağırlığı en hissedilen albümdü. 2011 tarihli Suck It and See’den ise ilk gün iki, ikinci gün ise yalnızca bir şarkı çalındı.

AM turnesiyle birlikte sahnedeki duruşu da değişip kimi zaman karikatüre de yaklaşan bir rocker front man performansı izlemeye alıştığımız Alex Turner’ın bu dönüşümünün de zaman içinde çok daha olgun ve doğal bir yere evrilmiş olduğunu, yine bu konser sayesinde birinci elden tecrübe etme imkanı elde ettik. İlk gece, belki üç senedir ilk sahnesi olmasının verdiği tutukluk ya da sahnede grubunun performansına daha çok odaklanmasının bir sonucu olarak seyirciyle iletişimi biraz daha kısıtlı kalırken, ikinci gün dili çözülmüş gibi seyirciyle çok daha sık iletişim kurup, onları da performansın bir parçası olmaları için davet ve teşvik etti. Sahnede şarkı söylemenin yanı sıra, bulunduğu konum ve adının önüne yakıştırılan bütün sıfatların hakkını vererek, zaman zaman bir performans sanatçısı gibi de sahneyi doldurdu. Örneğin her iki gece de One Point Perspective’i söylerken şarkının son cümlesi “Bear with me man, I lost my train of thought.” dizelerini söyledikten sonra, bakışlarını boşluğa kilitleyip, kendini de seyircileri de söylediklerine, şüpheye yer bırakmayacak şekilde ikna etti.

Setin bis’ten önceki kapanışını her iki gece de grubun seneler içinde gittikçe büyüyen ve belki de en büyük, en etkileyici işlerinden birine dönüşen 505 yaptı. Şarkının malum yükselişini yaptığı birkaç saniyelik o anı, 24 saatten az bir süre içinde iki kez dinleyebilmiş olmanın ne büyük şans olduğunu, konser öncesi ve sonrası kendime defalarca hatırlatmış olmama rağmen, o anları ve gerçekliğini hala tam olarak takdir edebildiğimden de emin değilim. Kalabalık da sette sona yaklaşırken, şarkıyı dinleyecek olmanın yükselen heyecanı ve sabırsızlığıyla birlikte, ilk notalar girdiği andan itibaren kendini o yükseliş anına hazırladı. Sonuçta ise herkesin, kim bilir hangi duygularla hep beraber yükselip de bir ağızdan eşlik ettiği eşsiz bir atmosfer oluştu.

Senelerdir böyle büyük bir konser hasretiyle yanan seyirciyle birlikte, üç senedir kendini sahnelerden sakınmak zorunda kalan Arctic Monkeys için de güzel bir turne başlangıcı olduğuna kimsenin şüphesi yoktur sanıyorum. Gecede bir buçuk saatten, İstanbul sahnesinde geçirdikleri yaklaşık üç saatlik süre, grubun bir süredir hareketsiz kalmanın verdiği pasını atmasına vesile olurken İstanbul seyircisine de iyi ter döktürdü.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.

Hikâyeyi beğendiniz mi?

Arşive Ekle

Okuma listesine ekle

Paylaş

Nerede Yayımlandı?

Arctic Monkeys konseri, BCNR heyecanı

Yayın & Yazar

Avaz Avaz Dergi

Haftalık müzik haberleri, keşifler, röportajlar ve özel içerikler. Her cumartesi.

;