Arsenal Gündemine Dair Soru-Cevap: Kaan Kural

Arsenal için sezon başındaki beklentilerinle şu anki beklentilerin arasında bir değişiklik var mı? Malum ligin başlangıcı harika geçti. Sezon sonunun resmini çektiğinde takımı hangi konumda görüyorsun?
- Var. İlk 4 içinde yer almasını bekliyorum. Sezon başını düşündüğümüz zaman -özellikle Arsene Wenger sonrası dönemde- Arsenal, adı ölçeğinde bir takım olmaktan uzaklaşmıştı. Oyuncu kalitesi ve transfer politikaları bizlere ligde tepeye oynayacak bir takım görüntüsü vermiyordu. Gabriel Jesus, Oleksandr Zinchenko gibi oyuncular daha üst düzey takımların kadrosunda kendine çok yer bulamayan, vazgeçilmiş isimlerdi. Arsenal onlarla beraber yükselmeyi tercih etti. Jesus şu anda kendi pozisyonu için dünyanın en iyi oyuncularından biri olabilir, hatta Manchester City ondan vazgeçmekle büyük bir hata yapmış da olabilir ama takımların profillerine bakıldığı zaman Arsenal başaltı takım statüsündeydi. Tüm bunları düşündüğümüzde ligin başında Arsenal için gerçekçi hedef 5-8 arası, 5-10 arasında kalmasıydı. Ama akademisinden yükselen oyuncular, bahsettiğim transferler ve Mikel Arteta’nın bu isimlere yaklaşımıyla artık ilk 4 sırayı hedefleyebileceklerini düşünüyorum. Bence şampiyonluk hala epey uzak bir ihtimal. Ancak Manchester takımları, Liverpool, Chelsea ve hatta Tottenham kötü giderse Arsenal için bir şans doğabilir, bu da ancak Leicester’ın yaşadığı gibi bir sezon yaşanırsa mümkün.
Arsenal’ın oldukça düşük yaş ortalamalı bir çekirdekle böyle dominant bir oyun ortaya koyması sana ne gibi hayaller kurduruyor? Az önce de 3 ve 4. sıra bandında gitmelerini beklediğini söylemiştin. Peki Arsenal için ne zaman şampiyonluk beklentisine girebiliriz, Pep Guardiola ligdeki süper güçken böyle bir şey söz konusu olabilir mi?
- Bu kadar genç bir kadroya sahip olmak orta ve uzun vadede çok ümitlendirici. Fakat gençleşme mevzusunda benim çok karşı çıktığım bir şey vardır. En üst düzeyde oynayacaksan, tamamen genç oyuncularla olmaz o iş. Daha sağlıklı, daha dengeli bir yapı olabilmesi için takımda takımı taşıyacak olgunlukta 3-4 tane 30 yaş üzerinde futbolcu olmalı bence. Arsenal bu seneye başlarken de bir şampiyonluk ümidiyle girmemişti zaten. Bugün takımın 18 kişilik çekirdeğinin 14’ü 25 yaşın altında. Bunların arasında 5-6 tane kendi pozisyonunda dünyanın en iyi oyuncularından biri diyebileceğimiz oyuncuları yaratabilirseniz o zaman farklı şeyler konuşuruz. Mesela Saliba’ya baktığımızda, evet çok iyi bir oyuncu görüyoruz ama bu seviyenin kaldıramayacağı çok basit hatalar da yapabiliyor. Ben bu başlangıcın tökezleyebileceğini, tökezlediği zaman da bu genç oyuncuların başka bir takıma göre daha kolay bocalayabileceğini düşünüyorum. Bu gerçekten çok ciddi bir krize de dönüşebilir. 2 tane kötü mağlubiyetten sonra arka arkaya mağlubiyetler de gelebilir. Ama orta vadede, yani 2 sene sonra, 3 sene sonra, bu oyuncular daha da olgunlaştıkları zaman bir şampiyonluk iddiasından bahsedebiliriz. Görünüşe göre Manchester City var olduğu sürece her zaman favori olacak. Ama Arsenal de onu tehdit edebilecek bir noktaya gelebilecek gibi duruyor.

Görsel: Sky Sports
Mikel Arteta’ya da bir parantez açalım istersen. Arteta’ya olan inancını hiç yitirmiş miydin? Daha çok “Trust the Process” tarafında mıydın yoksa “Bu adamla olmayacak” noktasına gelmiş miydin?
- Ben açıkçası gerek başarı gerek başarısızlık konusunda teknik direktöre fazla anlamlar yükleyen biri değilim genel futbol izleyicisine göre. Sonuçta oyuncular oynuyor. O yüzden başlarda Arteta’ya çok inanmıyordum ama kötü giden her şeyin sorumlusunun o olmadığının da farkındaydım, keza şimdi iyi giden her şeyin sorumlusunun o olmadığı gibi. Ben geçtiğimiz sezonda onun için pek olumlu konuşmasam da hiçbir zaman “Tiz vurun kellesini” tarafında geçmedim. Bu sene de “Ulan bu takıma Arteta ne yaptı be? Superstar teknik direktör!” tarafında değilim.
Arteta’nın tavanı sence neresi? İngiliz medyasında hücum ve savunma setlerinin Pep Guardiola’nınkilere benzerliği sıkça dillendiriliyor. Bunda tabii ki zamanında onun yardımcılığını yapmış olmasının da etkisi vardır. O da paltosundan çıktığı Guardiola gibi ‘Superstar’ bir menajer olabilir mi? Unai Emery ile devam etmeyip, Arteta’ya sabretmelerinin nedeni nedir sence?
- Futboldan teknik olarak o kadar da anladığımı söyleyemem ama dışarıdan bakan biri olarak Emery’i daha standart bir teknik direktör olarak görüyorum. Emery elindeki malzemeyle, bir oyun inşa etmeye çalışırken; Arteta oyununa göre malzeme seçip bir yapı inşa etmeye çalışıyor. Belki de Guardiola öğretisinin de payı bunda büyüktür. Bu yeniden yapılanmaya çalışan bir takım için daha iyi bir fikir gibi. Ama burada kilit bir nokta var. Eğer sen Manchester City ile rekabet edeceksen, elinde daha iyi malzemesi olan kazanacaktır. Aynı yoldan gidersen daha hızlı araba kazanır, başka bir yoldan da gidebiliyor olman gerekir. Arteta’nın potansiyeli içinse, geçen sene tefe konan adam bu sene göklere çıkartılıyor. Üst düzey bir teknik adam olduğu kesin, superstar bir teknik adam mı? Onu göreceğiz.
Saha içine geri dönersek, Arsenal’ın futbolunda seni bu sene en etkileyen şey ne?
- Topla daha çok şey üretebilen bir takım var şu anda. Bunda Jesus ve Martinelli’nin payı çok büyük. Bukayo Saka daha açık alan oyuncusu ama onu da sayabiliriz. Eski Theo Walcott’a çok benzetiyorum onu zaman zaman. Rakip üzerine geldiğinde o da önemli bir tehdide dönüşüyor. Son 5 seneye baktığımızda Arsenal’de topu aldığı zaman katma değer katan ve oyunu zenginleştiren ayak sayısı çok azalmıştı. Şimdi o sayı artmış durumda. Buna Zinchenko’yu da dahil edebilirsin. Arsenal geçmişe kıyasla çok daha tehlikeli bir takım haline geldi.

Görsel: BBC
Sezon öncesinde Arsenal kadrosuna baktığımızda en büyük sorun orta saha rotasyonunda göze çarpıyordu. Hatta transfer döneminin sonunda tüm spekülasyonlar bu bölge üzerinden çıktı. Şimdi aynı bölgede Granit Xhaka’nın oldukça yükselen performansını görüyoruz. Son haftalarda rotasyona eklenen Fabio Vieira’yı da burası için bir alternatif sayabiliriz. Thomas Partey’in sıkça sakatlandığını düşünürsek sence yarışmacı bir takım için bu rotasyon yeterli mi?
- Çok basit, değil (gülerek). Şampiyonlar Ligi potasında yarışmacı olacaksan en iyi orta sahan Granit Xhaka olamaz. Ben kişisel olarak çok sevmesem de bu sene çok iyi oynadığı gerçeğini değiştirmiyor. Xhaka ile bir yere kadar gidebilirsin. Kısa vade için konuşuyorum, benim için daha endişe verici olan stoper mevkisi aslında. William Saliba’nın geleceği çok parlak olduğu konuşulsa da hiç o olgunlukta değil. Olağanüstü bir gol atıyor, müthiş işler yapıyor ama Manchester United maçında yaptıkları da ortada. Orta saha bence çok yetersiz, stoper bölgesi de ham. Partey’in olmadığı her senaryoda ilk 6’nın çok gerisindeler.
Gabriel Jesus transferi Arsenal için ne anlam ifade ediyor? Son 10-15 sene mercek altına alındığında Gabriel Jesus’u nerede puanlıyorsun?
- Stadyumun yapıldığı dönemden beri Arsenal transfer bütçesini çok kısmıştı. Bu sebeple hiçbir zaman transfer piyasasının ana aktörü olamadılar. Jesus belki de en pahalı değil ama en isabetli, performans olarak da en tatmin eden oyuncu. Jesus’u bu paraya Sao Paulo’dan, Inter’den vesaire almış olsalar belki üst düzey takım transferi de derdim. Ama her ne olursa olsun sen, City’nin vazgeçtiği bir oyuncuyu alıyorsun. Bir de işin o tarafı var. Bu ne Jesus’un değerini azaltır ne de bu transferin kalitesini düşürür ama diğer taraftan da sen City’nin bir alt seviyesindesin demektir. Ha, City ondan vazgeçerek büyük bir hata da yapmış olabilir. Sonuçta Erling Haaland geldikten sonra nerede oynatacaksın? Ama tekrar söylüyorum Inter’den gelmiş olsa bambaşka konuşurduk.
Şu anki takıma Arsenal tarihinden hangi oyuncuyu eklemek istersin?
- Benim bu soru için standart cevabım 25 yıldır değişmez, tarihte en sevdiğim futbolcu olan Dennis Bergkamp. Ama bu takımın Bergkamp’a o kadar da ihtiyacı yok aslında teknik olarak. Bergkamp oyun kurucu santrfor olarak çok özel bir oyuncu tabii ama bu takımın Patrick Vieira’ya çok daha fazla ihtiyacı var. Belki de Arsenal'ın yakın tarihinin en büyük oyuncusu Thierry Henry midir? Bir ihtimal. Thierry Henry de diyebilirsin. Marc Overmars vesaire bir çok cevap var. Ama bunlar arasında takımın en ihtiyacı olan oyuncu Patrick Vieira.

Görsel: Flickr
Birkaç hafta önce yabancı basında denk gelmiştim, "Emirates yükseldiğinden beri Arsenal için ilk kez bir kaleye dönüştü" tarzında başlıklar vardı. 'Highbury ruhu geri geldi mi?' şeklinde nostaljik şekilde yaklaşmayacağım ancak sen stadyumun sonuçlara etkisinde bir farklılık gözlemliyor musun?
- Takım başarılı olduğu için oluyor. Sonuçta Emirates boş değildi ki. Emirates çok büyük bir stat ve İngiltere’nin en pahalı stadyumu olmasına rağmen sürekli doluydu önceden de. United ve City'den daha pahalı bilet satıyoruz. Takım oynamadıktan sonra taraftar ne yapsın yani? Manchester City, Real Madrid veya Bayern Munich taraftarıysan belli bir doygunluk oluyor başarıya. Burada açlık da var. Şimdi Arsenal böyleyken daha bir itici güç oluyor doğal olarak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Premiercast
Premier Lig’in dünü, bugünü ve yarını üzerine; okuyan, konuşan ve yazan kanal.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




