AYM kararları ve Instagram: Erişim yasağı ne anlama geliyor?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Anayasa Mahkemesi (AYM), İletişim Başkanlığı bünyesinde "manipülasyon ve dezenformasyonla mücadele" için kurulan Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığı ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılan düzenlemeyi iptal etti.
- Kararla ilgili AYM’nin X (eski adıyla Twitter) hesabından yapılan paylaşım silinirken, internet sitesine de erişimde sorunlar yaşandı. AYM'nin sitesi tekrar yayına alındığında Resmî Gazete'de yer alan kararın AYM'nin sitesinden kaldırıldığı görüldü. Daha sonra kurumun X hesabından yapılan açıklamada erişim probleminin "yoğunluktan kaynaklandığı" savunuldu.
AYM: Cumhurbaşkanlığı kararıyla düzenlenemez
Anayasa Mahkemesi, "Anayasa’nın 104. maddesinde Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle düzenlenemeyeceğinin belirtildiğini" vurguladı.
- İptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanan gerekçesinde "temel haklar, kişi hakları ve ödevleri" ile "siyasi haklar ve ödevlere" ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacağı belirtildi.
Perspektif: AYM, dava konusu kurallar uyarınca alınacak tedbirler ve yapılacak faaliyetlerin Anayasa’nın düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile basın hürriyetine müdahale teşkil edeceğinin açık olduğuna hükmetti.
- Anayasa'nın "Basın Hürriyeti" kenar başlıklı 28'inci maddesinde basının hür olduğu ve sansür edilemeyeceğinin, üçüncü fıkrasında basın ve haber alma özgürlüğü bakımından devletin pozitif yükümlülüklerinin bulunduğunun belirtildiği ifade edilen kararda, "Anayasa’nın 28. maddesinin dördüncü fıkrasında basın özgürlüğünün sınırlandırılmasında Anayasa’nın 26. ve 27. maddeleri hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır" denildi.
Neden önemli? Resmî Gazete’de yayımlanan iptal kararında basın özgürlüğüne de vurgu yapıldı. Mahkeme, dava konusu kurallar uyarınca alınacak tedbirler ve yapılacak faaliyetlerin Anayasa’nın düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile basın hürriyetine müdahale teşkil edeceğinin açık olduğuna hükmetti.
“İfade özgürlüğü düşüncenin iletilmesini ve dolaşımını gerçekleştirerek bireyin ve toplumun bilgilenmesini sağlar. Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve gerçekleştirme konusunda başkalarını ikna etme çabaları çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile basın özgürlüğü demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir.”
Bir adım geriden: 17 Eylül 2020’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle İletişim Başkanlığı'nın yetkileri düzenlenmiş, CHP’den 137 milletvekili de söz konusu kararnamedeki düzenlemenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu.
‘Karar, mevcut kanuna tamamen aykırı’

Prof. Dr. Adem Sözüer
Aposto’ya konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Sözüer, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) 2 Ağustos’ta Instagram erişimi engellemesinin mevcut kanuna tamamen aykırı olduğunu söyledi:
“Karar, tümüyle hukuk dışı ve keyfiliğe varan bir karar. Bu kararı idari bir makam olan BTK tarafından alındı.”
BTK, Instagram’ın Türkiye’de erişime engellemesi kararının gerekçesini "katalog suçlar" olarak belirlenen düzenlemelere uymama şeklinde açıklandı.
Ancak Prof. Dr. Sözüer’e göre, bu katalog suçlarda intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu madde, müstehcenlik, fuhuş ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar bulunuyor.
Kararın bir kez daha keyfî olarak uygulandığının altını çizen Sözüer, “Bu suçlardan biri işlenmişse o suça ilişkin paylaşımla ilgili içeriği çıkarma/erişim engelleme kararı verilir. Tüm Instagram’a erişimin engellenmesi kararı verilmesi mevcut kanuna da açıkça aykırı” diye konuştu.
‘TBMM'nin bu konudaki yanlış uygulamanın önüne geçmesi gerekirdi’
Peki, AYM'nin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini basın ve ifade özgürlüğüne müdahalede bulunduğu gerekçesiyle iptal etmesi ne anlama geliyor, hukuki açıdan sonuçları ne olacak?
AYM’nin bu konuda pek çok sayıda hak ihlali kararı verdiğini belirten Sözüer, TBMM’nin önceden bu konudaki yanlış uygulamanın önüne geçmesi gerektiğini söyledi:
“Erişimin engellenmesi konusunda haber verme ve eleştiri hakkını ortadan kaldıracak şekilde uygulanıyor. Ancak TBMM Anayasa Mahkemesi’nin erişimin engellenmesi konusundaki ihlal kararlarını görmezden geldi ve bu konuda hukuka aykırı uygulama hâlâ sürüyor.”
‘Bu sansür uygulamalarını hep eleştirdik, eleştireceğiz’
Prof. Dr. Sözüer, Instagram'ın yanlış bir uygulamasını bahane edip Türkiye’de tümden erişim engeli getirilmesinin birçok hakkın ağır bir şekilde ihlali olduğunu ifade etti:
“Instagram ve diğer sosyal medya araçları Filistin konusunda maalesef çeşitli sansürleme teknikleri kullanıyorlar. Bu sansür uygulamalarını hep eleştirdik, eleştireceğiz. Nitekim bu erişim engeli Instagram mecrasındaki meşru ekonomik faaliyetlere de darbe vurmakta ve zarar vermektedir.”
‘Sulh Ceza Mahkemesi’nde itiraz edilmeli’
Sözüer, zararın daha da büyümemesi için BTK'nın bu yanlıştan bir an önce dönmesi gerektiğine işaret etti. Diğer bir yol ise, hukuka aykırı bu karara karşı Sulh Ceza Mahkemesi’nde itiraz edilmesi.
- Bu itiraz üzerine erişim engeli kararının kaldırılabileceğini belirten Sözüer, zarara uğrayan kişi ve kuruluşların da Instagram erişim engellemesi nedeniyle BTK'ya tazminat davası açabileceğini söyledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Hiç”, cümle içinde pekiştirme, kesinlik, miktar veya zaman bildiren çok işlevli bir sözcüktür. Olumsuz cümlelerde eylemin anlamını kuvvetlendirir, soru cümlelerinde belirsizlik veya olasılık belirtir, tek başına kullanıldığında ise mutlak yokluğu ya da değersizliği ifade eder.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’ya yönelik kitlesel geçişlerde en az 57 kişi öldü. İspanya İçişleri Bakanlığı, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 50 bin kişinin kente girdiğini; Ceuta yönetimi ise sayının 60 bine ulaşmış olabileceğini açıkladı. Cuma akşamına kadar 48 bin 300 kişinin Fas’a döndüğü bildirilirken Madrid yönetimi sınır bölgesine asker ve ek güvenlik personeli gönderdi.

Üsküdar Belediyesi'ndeki yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmada Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. İki şüpheli adli kontrolle serbest bırakılırken savcılık, belediye iştiraki Kent AŞ üzerinden müteahhitlerden para talep edildiğini ve ruhsat süreçlerinin yetkisiz kişilerce yönlendirildiğini öne sürüyor. Dedetaş suçlamaları reddederek müteahhitlerden para alınması yönünde hiçbir talimat vermediğini söyledi.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



