Barnum Etkisi Nedir?

Herkese göre bir şey var!
Barnum Etkisi Nedir?

Bu kısımda psikoloji, sosyoloji gibi alanlardan çeşitli konulara ilişkin, Nedir? sorusunu soruyoruz. Bu sayıda Barnum Etkisi Nedir? sorusuna cevap arayacağız.

Forer Etkisi olarak da anılan Barnum Etkisi, kısaca, kişilerin belirsiz ve genelleştirilmiş ifadeleri kendi kişiliklerinin doğru tanımları olarak kabul etme eğilimidir. Etki ilk olarak 1949'da, büyük ölçüde bir astroloji kitabından alınan, aşağıdaki 13 ifadeden oluşan bir kişilik profili oluşturan ABD'li psikolog Bertram R(obin) Forer tarafından deneysel olarak gösterilmiştir: 

Başkalarının sizi sevmesine ve size hayran olmasına ihtiyacınız var. 

Kendinizi eleştirme eğiliminiz var. 

Avantajınıza çevirmediğiniz büyük miktarda kullanılmayan kapasiteniz var. 

Bazı kişilik zayıflıklarınız olsa da, genellikle bunları telafi edebilirsiniz. 

Cinsel uyumunuz sizin için sorunlar yaratıyor olabilir. 

Disiplinli ve kendi kendini kontrol eden dışarısı, içeride endişeli ve güvensiz olma eğilimindesiniz. 

Bazen doğru kararı mı yoksa doğru şeyi mi yaptığınız konusunda ciddi şüpheleriniz olur. 

Belirli bir miktarda değişiklik ve çeşitliliği tercih ediyor ve kısıtlamalar ve sınırlamalar tarafından kuşatıldığınızda tatmin olmuyorsunuz. 

Bağımsız bir düşünür olarak kendinizle gurur duyuyorsunuz ve tatmin edici kanıtlar olmadan başkalarının açıklamalarını kabul etmiyorsunuz. 

Kendinizi başkalarına ifşa ederken çok açık sözlü olmayı akıllıca bulursunuz. 

Bazen dışa dönük, cana yakın ve girişken, diğer zamanlarda ise içe dönük, temkinli ve çekingensiniz. 

Arzularınızdan bazıları oldukça gerçekdışı olma eğilimindedir. 

Güvenlik hayattaki en büyük hedeflerinizden biridir.

Forer’in bu analizi sunduğu 39 öğrenci, buradaki ifadelerin kendileriyle örtüşme puanını 4 veya 5, yani oldukça yüksek olarak belirlemiştir. Ayrıca, 'kendinizle ilgili her bir ifadeyi doğru veya yanlış olarak kontrol ediniz’ talebi üzerine de, doğru olarak kabul edilen ortalama ifade sayısı 13 üzerinden 10.23 olmuştur. Yani bir çoğu, bu ifadelerin kendilerini yansıttığını belirtmişlerdir. 

Barnum Etkisi, burçlar, falcılık ve kişilik testleri gibi paranormal inançları ve uygulamaları kabul etmeye yönelik davranışsal duyarlılığımızın altında yatan mekanizmaları açıklamaktadır aslında. "Barnum Etkisi" adı, Amerikalı şovmen ve Ringling Bros. and Barnum & Bailey sirkinin kurucularından Phineas Taylor Barnum’dan geliyor. Barnum, "Her dakika bir enayi doğuyor" ve “Her zaman, herkese uyacak bir şeylerimiz var.” sözleriyle biliniyor.

Dünya nüfusunun pek çoğu, bugün gözlemlediğimiz üzere, genel-geçer burç açıklamalarına, karakter testleri sonuçlarına, bir takım test sorularından varılan kişilik analizlerine inanmaktadır. Herkesin bir şekilde, öyle ya da böyle bu etkilere hayatının belli bir döneminde kapıldığını tahmin ediyorum. Hani deriz ya, inanmıyorum ne kadar da doğru, nasıl bildi? Bu tesadüf olamaz! 

Araştırmacı Deniz Yerebakan tarafından yazılan ve Neurofied sitesinde yer alan bir makalede şöyle deniyor: 

“Her şeyden önce, alçakgönüllü insanlar olarak kendimiz hakkında olumlu ifadelere inanmaya yatkınız. Bu ifadeler gelecekte arzu edilen bir olay için bir referans içeriyorsa, bunları özellikle doğru tahminler olarak kabul ederiz. Bunun nedeni, kendimize atfettiğimiz olumlu tanımlamaların egomuzu beslemesidir. Kabalık etmek istemem ama bizi pohpohlayan olumlu sıfatları severiz. Böylece onları otomatik olarak gerçekler olarak kabul ederiz. 

Aşağıda iki kişilik tanımını bulabilirsiniz. Kişiliğinize daha çok benzeyeni seçmenizi isterim:

  1. Çok kötü bir dinleyicisiniz ve bir fikirleri olduğunda diğer insanları ciddiye almıyorsunuz
  2. Sorunları çözerken kalıpların dışında düşünmeyi seven bağımsız bir düşünürsünüz.

Muhtemelen ikinci tanımı seçtiniz; bağımsız bir düşünür. Bunun nedeni, muhtemelen çoğumuzun ikinci kişilik kalitesine sahip olmayı daha çok tercih etmesidir. Burçları ve kişilik testlerini de ele alırken muhakememiz böyle çalışır; en sevimlisini seviyoruz.

O zaman soru şu: Neden sosyal olarak arzu edilen özellikleri tercih ediyoruz ve bu bize nasıl yardımcı oluyor? Kendimizi bu olumlu özelliklere sahip olarak göstererek, topluma daha iyi entegre olmayı ve bir sosyal grubun parçası olmayı hedefliyoruz. Bu, tarihimizin başlangıcından beri sürekli değişen yaşam koşullarına uyum sağlamamıza yardımcı olan doğuştan gelen bir içgüdüdür.”

Gayet mantıklı geliyor değil mi? Ayrıca bunun yanı sıra, kendimizle ilişkilendirebileceğimiz bilgileri almaya yani kabul etmeye daha meyilli olduğumuzdan da bahsediliyor. Başka bir deyişle, beklentilerimize uyan bilgilere inanırken uymayan kısımlarını görmezden geliyoruz. Bu şekilde, genel olarak yazılan betimlemelerin uygun kısımları yaşam deneyimlerimize atfediyoruz. Uymayan tarafı da görmezden geliyor ve belki de, o kadar kusur kadı kızında da olur diyoruz.

Ne diyelim, fala inanma, falsız kalma, ama kendini enayi yerine de koydurma sevgili okuyucu! 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

MART ' 1

Hayalperestsin, Güzel Hayaller Peşinde

12 Mar 2022

MART ' 1

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR