
Oy, oy, oy, oy. Liam Sharp neler yapmış öyle? Uzun zamandır böyle bir Batsy kitabı okumayı bekliyordum. İyi ki de beklemişim. Garth Ennis’in yazdığı, Liam Sharp’ın şov yaptığı yeni Black Label etiketli Batman kitabı Batman: Reptilian çıktı. Arkham Asylum: A Serious House on Serious Earth havası esen bu yeni kitapta Ennis ve Sharp içlerindeki karanlığı açığa çıkarmış ve Batman’i en insan olmadığı yerden ele almaya başlamış. Karşısına da en az insan olan düşmanını koymuş. Killer Croc! Daha dev timsahı görmedik ama yaptıkları bile kitabın nereye gideceğini bize yeterince anlatıyor. Sharp, daha baştan Ennis’in kitabı Steve Dillon çizsin diye yazdığını söylüyor. Dillon ansızın bu topraklardan göçünce Ennis de bu işi Dillon dışında en iyi yapabilecek isim olan Liam Sharp’a vermiş. İyi ki de vermiş. Nasıl bir iş çıkardığını size anlatmakla bitiremem hemen gidip bakmanız lazım. Harika! HARİKA!
Kitap adliye basamaklarında açılıyor. Batman’in yakaladığı ama nüfuzunu kullanarak davadan paçayı sıyırmış bir ağır siklet boks şampiyonunun avukatını dinliyoruz. Anladığımız kadarıyla iki seks işçisine saldırdıktan paçayı kurtaran boksör, Batman’in provokasyonuna dayanamayıp yarasamıza saldırıyor ve yarasamız da herkesin gözü önünde nefsi müdafaa diye bağırarak boksörü harcıyor. Ardından mağarasında Alfred ile konuşurken Scarecrow ve Mad Hatter’ın adamlarıyla birlikte saldırıya uğradığı haberini alıyor. Gotham polisinin adeta mezbaha olarak nitelendirdiği olay yeriyle ilgili düşünceleri netleşirken hemen işe koyuluyor ve Scarecrow’un sağ kolu olan eski rus mafyası tetikçisi Konstantin’in peşine düşüyor. Konstantin’in evinin çatısında buluşunca önce “Niye korkuyorsun? Batman asla öldürmez. Herkes bunu bilir.” diyen, sonra da adamı saçından tutup çatıdan sallandıran yarasamız hem bize hem de karşısındakine kim olduğunu iyice anlatıyor. Bu sekansla da Ennis, Sharp ikilisi ne tarz bir Batman hikayesi anlatacaklarının da sinyalini veriyor. Konstantin’den Scarecrow ve Mad Hatter’dan önce Penguin ve Riddler’ın parçalandığını öğrenen Batman, adamı bırakıyor ve karanlıklara doğru yola koyuluyor. Konstantin ise evine dönüp ayna karşısında kendine “Aslansın, kaplansın.” dedikten sonra ilaçlarını içip uyuyor. Karanlıkların içinde “Unutma Konstantin, Batman asla öldürmez.” dediğini duyduktan sonra kabustan uyanan Konstantin, belli ki bu yaşadıklarını unutamayacak. Biz de unutamayacağız. Batman de unutmayacak. Kimse unutmayacak. Herkes hatırlasın: Batman asla öldürmez. Ama “Allah canımı alsa da kurtulsam.” diye haykıracak hale gelirsiniz.
Size bu kitabı ne kadar beğendiğimi kelimelerle ifade edemem. Çocukken okuduğumuz klasik Batman hikayeleri tadında, kara, KAPKARA bir kitap. Böyle korku ağırlıklı Batman kitaplarına bayılıyorum. Ne kadar Pelerinli Süvari’yi Gotham çatılarında damatlıkla nişanlanmak üzere görmeyi sevsem de kötülerin içinden geçtiği, dosta güve düşmana KORKU saldığı bir hikayeyi okumak benim için ayrı bir zevk. Daha ilk sayıdan aklımı alan bu kitap bilmiyorum ilerleyen sayılarda bana ne yapacak. Liam Sharp’ın çizimleri, ah o çizimleri. Vücudumdaki bütün kan tek bir yere toplandı bakarken. Ennis ise bu işte niye bu kadar usta olduğunu onu tanımayanların suratına tokat atar gibi anlatmış. Ya, bu kitap gerçekten harika ve herkesin okuması lazım. Batman sevin sevmeyin, Garth Ennis’i sevin sevmeyin, Liam Sharp’ı sevin sevmeyin, umrumda değil. Bu kitabı okuyun.
Kapak: Liam Sharp
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


