Berlin Duvarı ve pandemi

Bizleri aynı yaratıcı evrenlere sürüklemeleri şaşırtıcı mı?
Berlin Duvarı ve pandemi

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Berlin Duvarı ve pandeminin hayatlarımız üzerindeki gölgelerini takip ediyoruz. Bizleri aynı evrenlere sürüklemeleri şaşırtıcı mı? Aslında hayır, pek de şaşırtıcı değil. Salgının hayatlarımıza koyduğu set, Doğu Almanya’da yaşayan insanların özgürlüklerini kısıtlayan Berlin Duvarı gibi somut ve dokunulabilir değil belki; ama iki duvar da bizleri alışkanlıklarımızı radikal bir biçimde değiştirmek ve yeni koşullara adapte olmak zorunda bıraktı. Diğer yandan, kaynaklar azalırken belirsizliğin arttığı dönemlerde yaratıcılığımızın artması ya da bazı yeteneklerimizi fark etmemiz de yeni bir olgu değil. Mesela Shakespeare’in Kral Lear’i 16. yüzyılda veba salgını döneminde yazdığı düşünülüyor. Edward Munch’un 1919 yılında tamamladığı İspanyol Gribi ile Otoportresi'ni de hatırlarsınız… 

Chic, Charmant, und Dauerhaft moda akımı sahnelerinden
Chic, Charmant, und Dauerhaft moda akımı sahnelerinden

Comrade Couture (Ein Traum in Erdbeerfolie): 1980’li yıllarda Berlin Duvarı’nın doğusuna, Alman Demokratik Cumhuriyeti’ne gidelim. Diğer sektörler gibi moda endüstrisi de o yıllarda hükümetin sıkı kontrolü altında. Üretilen ve dağıtımı yapılan kıyafetlerin sadece miktar ve kalitesiyle ilgili değil; tasarımlarıyla alakalı da kurallar var. Devlet destekli German Fashion Institute’un tüm kontrollerine rağmen sistemin kurallarına başkaldıran Chic, Charmant, und Dauerhaft (CCD: Chic, Charming and Durable) ve Allerleirauh (All-Kinds-of-Fur) gibi moda akımlarının doğuşu engellenememiş görünüyor. Bu süreçleri anlatan Comrade Couture filminin Doğu Berlin’de doğan ve bu akımların üyelerinden olan yönetmeni Marco Wilms, filmin baskıyla ilgili olduğu kadar özgürlükle de ilgili olduğunu söylüyor. Diktatörlüğün baskısı ve sosyalist toplum kuralları nedeniyle özgürlüğe olan yoğun özlemlerinin, bazı açılardan kendilerini o günlerden bile daha özgür kılan bir yol bulmalarını sağladığını belirtiyor. Film, moda tasarımı kariyerine o dönemlerde başlamış Sabine von Oettingen’in kısıtlamalar altındaki yaratıcılığına da ayna tutuyor. Mesela Oettingen’in tasarımlarında bahçe işlerinde kullanılan folyolar ve hastanelerden topladığı materyaller gibi pek de alışılmamış araçları kullandığını görüyoruz. İlk başlarda evlerin oturma odalarında ve underground kulüplerde başlayan “yasa dışı” diyebileceğimiz defilelerin sonraları terk edilmiş kiliselere kadar yayıldığını da filmden öğreniyoruz. 

Sibylle: O yıllarda yasa dışı olmayan ve Doğu Almanya’nın Vogue’u olarak bilinen moda dergisi Sibylle’in fotoğraf sanatçıları tarafından “kodlu” mesajlarını göndermek için kullandığı söyleniyor. Derginin 1987’deki bir kapağına poz veren model Grit Seymour, hükümetin kararıyla kapak fotoğrafını yeniden çekmek zorunda kaldıklarını belirtiliyor. Verdiği pozun, duvarın arkasında olduğu hissi yaratması nedeniyle arka planda Doğu Almanya’nın göründüğü yeni bir poz çekilmesi gerekmiş. Seymour, bu durumdan kaynaklanan huzursuzluğunun verdiği pozdaki ifadesine yansıdığını söylüyor.

Sybille kapağı, Grit Seymour, 1987. Fotoğraf: WernerMahler/OSTKREUZ
Sybille kapağı, Grit Seymour, 1987. 
Fotoğraf: WernerMahler/OSTKREUZ

Limbo: Bugünlere gelelim. Serbest çalışan birçok sanatçı gibi karantina dönemiyle Nick Chapin’in de işleri askıya alınıyor. Frieze eski yayın direktörlerinden Chapin’in bu duruma cevabı ise Limbo oluyor. Limbo, WeTransfer’in editöryel platformu WePresent partnerliğinde ve Vivienne Westwood desteğiyle kurulmuş, içinde bulunduğumuz krizi yaratıcı bakış açılarıyla görselleştiren ve gelirinin oluşumunda katkıda bulunan sanatçılar arasında paylaştırıldığı bir dergi. Diğer bir deyişle kısıtlamaların yaratıcılığı uyandırdığı bir diğer oluşum.

Akış: Claremont Graduate University psikoloji profesörlerinden Mihaly Csikszentmihalyi, yaratma eylemini “akışı deneyimlemek” olarak tanımlıyor. Yani odaklandığımız, sakinleştiğimiz, zamanın ve bulunduğumuz yerin takibini bıraktığımız anlar… Dans ederken hiçbir şey düşünmediğini fark edenler var mı? Ya da resim yaparken? Aslında yaratıcı aktivitelerle olan bitene sırtımızı dönüp kendimizi kaybetmiyoruz. Tam tersi; yaratıcı olduğunuz zaman yarattığımız ürünün veya sürecin kontrolü bizde oluyor. Dolayısıyla belirsizliğin ve kısıtlamaların neden olduğu bunaltıcı ve moral bozucu durumlarla başa çıkmanın en iyi yollarından biri yaratma eylemi olabilir. Sahi, sizlere bu dönemde zamanın ve mekânın izini kaybettirebilen uğraşlarınız var mı? Eğer varsa tarihe bakarak doğru yolda olduğunuzu söylememiz çok yanıltıcı olmayabilir. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

Mesafeli konser, Galata Kulesi, vegan Starbucks

Geleceğin konserlerine göz kırpan "mesafeli" konser, Galata Kulesi restorasyonunda yaşananlar, pandemi sürecinde vegan beslenmeye artan talep ve dahası.

15 Ağu 2020

Mesafeli konser, Galata Kulesi, vegan Starbucks

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

‘Gizli aşk bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye’: ‘Hiç’ üzerine bir derleme

“Hiç”, cümle içinde pekiştirme, kesinlik, miktar veya zaman bildiren çok işlevli bir sözcüktür. Olumsuz cümlelerde eylemin anlamını kuvvetlendirir, soru cümlelerinde belirsizlik veya olasılık belirtir, tek başına kullanıldığında ise mutlak yokluğu ya da değersizliği ifade eder.

‘Gizli aşk bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye’: ‘Hiç’ üzerine bir derleme
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Ceuta’da iki günde on binlerce kişi sınırı geçti: En az 57 kişi hayatını kaybetti

Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’ya yönelik kitlesel geçişlerde en az 57 kişi öldü. İspanya İçişleri Bakanlığı, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 50 bin kişinin kente girdiğini; Ceuta yönetimi ise sayının 60 bine ulaşmış olabileceğini açıkladı. Cuma akşamına kadar 48 bin 300 kişinin Fas’a döndüğü bildirilirken Madrid yönetimi sınır bölgesine asker ve ek güvenlik personeli gönderdi.

Ceuta’da iki günde on binlerce kişi sınırı geçti: En az 57 kişi hayatını kaybetti
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı

Üsküdar Belediyesi'ndeki yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmada Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. İki şüpheli adli kontrolle serbest bırakılırken savcılık, belediye iştiraki Kent AŞ üzerinden müteahhitlerden para talep edildiğini ve ruhsat süreçlerinin yetkisiz kişilerce yönlendirildiğini öne sürüyor. Dedetaş suçlamaları reddederek müteahhitlerden para alınması yönünde hiçbir talimat vermediğini söyledi.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta