Beyaz Saray'da değişim: Göç politikalarının mimarı Stephen Miller nasıl güç kazandı?

Donald Trump, Cumhuriyetçilerin Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu kaybetmesinin ardından özel kalem müdürlüğüne Stephen Miller’ı atadı. Göçmen ailelerin ayrılmasından toplu sınır dışı operasyonlarına kadar birçok politikanın hazırlanmasında rol alan Miller, 9 Kasım’da Susie Wiles’tan görevi devralacak. Demokratlar ise atamaya soruşturma ve denetim mesajıyla karşılık verdi.
Beyaz Saray'da değişim: Göç politikalarının mimarı Stephen Miller nasıl güç kazandı?

ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçilerin Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu kaybettiği ara seçimlerin ardından 6 Kasım Cuma günü Florida’ya gitmek üzere Beyaz Saray’dan ayrılırken gazetecilere “Bir değişiklik yapmak istedim” dedi. Beyaz Saray’ın ilk kadın özel kalem müdürü Susie Wiles’ın çalışmalarını övdü, yerine seçtiği göçmenlere yönelik sert politikaların başlıca mimarlarından Stephen Miller için de “Başından beri benimle. Beni anlıyor” ifadesini kullandı.

  • Miller, Trump’ın 2016’daki seçim kampanyasına konuşma yazarı olarak katılmıştı. Aradan geçen yaklaşık 10 yılda başkanın göç politikalarını hazırlayan, kurumlar arasında uygulanmasını takip eden ve televizyon ekranlarında savunan en etkili danışmanlarından birine dönüştü. Trump’ın ilk döneminde çoğunluğu Müslüman ülkelerden ABD’ye girişin kısıtlanmasında ve göçmen çocukların ailelerinden ayrılmasına yol açan politikalarda etkili oldu. İkinci dönemde ise toplu sınır dışı operasyonlarının koordinasyonunu üstlendi. Şimdi Beyaz Saray’ın günlük işleyişini ve başkanın ekibini yöneten makama geçiyor.

Demokratların Ocak ayında Kongre yönetimini devralmaya hazırlandığı sırada gelen atama, iki taraf arasındaki mücadelenin göç politikaları üzerinde yoğunlaşacağının da işaretini verdi. Demokrat liderler ise Miller’ın yükseltilmesine tepki göstererek soruşturma ve bütçe denetimi yetkilerini kullanacaklarını açıkladı.

Görev değişimi ne zaman yapılacak?

Stephen Miller, 9 Kasım Pazartesi günü Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü olarak göreve başlayacak. Trump, atamayı sosyal medya hesabından duyurdu; Beyaz Saray da 6 Kasım tarihli açıklamasıyla kararı doğruladı.

Başkan, Miller’ı “en güvendiğim danışmanlarımdan biri” diye tanımladı. Görevden ayrılan Wiles’ın ise kendi siyasi organizasyonunda çalışmayı sürdüreceğini belirtti. Böylece Wiles, Beyaz Saray yönetiminden ayrılarak Trump’ın siyasi faaliyetlerini yürüten ekibe geçecek.

  • Susie Wiles açıklamasında Trump’a hizmet etmeyi "hayatının en büyük onuru" olarak niteledi. Sınır güvenliği, vergi indirimleri ve ekonomi alanındaki çalışmalarıyla gurur duyduğunu söyledi; başkana bağlılığının süreceğini belirtti.

Miller ise atamayı kabul ederken başkanı desteklemeyi ve ülkeyi savunmayı temel görevi olarak tanımladı. Bununla birlikte Trump, değişimin seçim sonuçları yüzünden yapıldığı değerlendirmesine karşı çıkarak “Zamanı gelmişti” dedi.

Susie Wiles’ın ayrılmasının arkasındaki neden ne?

Susie Wiles, Trump’ın 2024’te yeniden başkan seçilmesini sağlayan kampanyanın başlıca yöneticilerinden biriydi. İkinci döneminin başında Beyaz Saray Özel Kalem Müdürlüğüne getirildi ve bu görevi üstlenen ilk kadın oldu.

CNN’in Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Wiles, ara seçim yenilgisinin ardından Trump’ın güvenini kaybettiğini düşünerek istifa etti. Başkan, kayıplardan siyasi ekibinin stratejisini sorumlu tutmuş, eleştirilerinden Wiles da payını almıştı.

Wiles’ın savunduğu strateji, Trump’ın kişisel desteğini Cumhuriyetçi adayların oyuna dönüştürmeye dayanıyordu. Wiles, 2025 sonunda ara seçimleri yerel adaylar üzerinden yürütme geleneğini tersine çevireceklerini söylemişti. Trump’ı kampanyanın merkezinde tutarak, başkanlık seçimlerinde ona oy veren ancak ara seçimlerde sandığa gitmeyebilecek seçmenleri harekete geçirmeyi hedefliyorlardı.

Öte yandan: Bu hesabın zayıf noktası, Trump’a yönelik tepkinin büyüklüğüydü. AP’nin seçim araştırmasına göre yaklaşık her 10 seçmenden dördü, Kongre seçimindeki oyuyla Trump’a karşı olduğunu göstermek istediğini söyledi. Başkan’a desteğini göstermek isteyenlerin oranı ise 10’da ikinin altındaydı.

Ekonomik başarı söylemi de seçmenin geçim sıkıntısıyla örtüşmedi. Trump, son mitinglerinde fiyatların düştüğünü savunurken AP’nin araştırmasında seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi onun politikalarının enflasyonu artırdığını belirtti. Hayat pahalılığını oy tercihinde önemli veya belirleyici bulanların oranı yaklaşık %90’dı.

Bununla birlikte Trump’ın ekibine yönelik eleştirileri seçimden önce başlamıştı. Reuters, 17 Ekim’de başkanın kampanya harcamalarını, aday tercihlerini ve Cumhuriyetçilere avantaj sağlaması beklenen seçim bölgesi değişikliklerini sorguladığını yazmıştı. Ancak aynı haber, aday tercihlerinin ve seçim haritalarını değiştirme girişiminin şekillenmesinde Trump’ın doğrudan rol oynadığını da aktarıyordu. Yani Wiles’ın sorumlu tutulduğu kararların bir bölümü, başkanın da bizzat desteklediği tercihlerdi.

Miller, Trump'ın ekibine nasıl girdi?

Miller’ın yükselişi, Kongre’de göçün sınırlandırılmasını savunan Cumhuriyetçi siyasetçilerle çalışmasıyla başladı. Trump’ın kampanyasına katılmadan önce Alabama Senatörü Jeff Sessions’ın danışmanlığını yaptı. Sessions, daha sonra Trump’ın ilk başkanlık döneminde adalet bakanı oldu.

  • 2016 kampanyasında konuşma yazarlığı ve danışmanlık yapan Miller, Trump’ın Beyaz Saray’a taşınmasının ardından kıdemli danışman olarak görev aldı. Göçün sınırlandırılması, sınır güvenliği ve başkanın yürütme yetkilerinin geniş biçimde kullanılması, çalışmalarının başlıca alanlarıydı.

Trump’ın görev dışında olduğu dönemde de siyasi faaliyetlerini sürdürdü. Nisan 2021’de kurulan muhafazakar hukuk örgütü America First Legal’in başına geçti. Kuruluş, Trump’ın “Önce Amerika” programını mahkemeler ve hukuki girişimler yoluyla savunmayı amaçladığını duyurdu.

Trump’ın Ocak 2025’te yeniden göreve gelmesiyle Miller, politikalardan sorumlu özel kalem müdür yardımcısı ve iç güvenlik danışmanı oldu. Bu iki görev, kendisine hem iç politika hem de güvenlik kurumlarıyla koordinasyon alanında sorumluluk verdi.

Hangi göç politikalarının hazırlanmasında rol aldı?

Miller, Trump’ın her iki başkanlık dönemindeki göç politikalarının başlıca hazırlayıcıları arasında yer aldı. İlk dönemde ülkeye giriş kısıtlamaları ve ailelerin ayrılmasıyla, ikinci dönemde ise geniş çaplı sınır dışı operasyonlarıyla öne çıktı.

2017’deki giriş yasağı, bu politikaların ilk büyük örneklerinden biriydi. Trump’ın 27 Ocak’ta imzaladığı kararname, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan yedi ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişini geçici olarak kısıtladı. Düzenlemenin kapsamı sonraki kararnameler ve yargı süreçleriyle değişti. Miller, ilk düzenlemenin hazırlanmasında etkili olan isimler arasındaydı.

2018’de uygulanan “sıfır tolerans” politikası ise sınırı izinsiz geçen yetişkinlerin ceza kovuşturmasına alınması sırasında çocukların ebeveynlerinden ayrılmasına yol açtı. ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı müfettişlerinin raporu, hazırlık ve koordinasyon eksikliklerinin ayrılan çocuklara zamanında ve uygun bakım sağlanmasını engellediğini ortaya koydu.

İkinci başkanlık döneminde Miller, toplu sınır dışı programının koordinasyonunda belirleyici bir konuma geldi. The New York Times’ın 6 Kasım tarihli portresine göre Minneapolis ve Chicago gibi kentlerdeki geniş çaplı göçmenlik operasyonları, bu programın en görünür uygulamaları arasında bulunuyor.

Aynı dönemde mülteci kabulü de daraltıldı. Trump’ın 20 Ocak 2025’te imzaladığı kararname, ABD Mülteci Kabul Programı kapsamındaki girişlerin askıya alınmasını öngördü. Böylece yönetimin göç politikası, sınırdaki uygulamalardan ülke içindeki operasyonlara ve mülteci kabulüne uzanan bir alanda yürütüldü.

Göçün ötesinde: Miller’ın siyasi yaklaşımı hangi konuları kapsıyor?

Miller, başkanın yetkilerini geniş biçimde kullanmasını ve ABD’nin dış politikada askerî ve ekonomik gücünü öne çıkarmasını savunuyor. Bu yaklaşımını kamuoyu önündeki açıklamalarında da dile getirdi.

5 Ocak’ta CNN sunucusu Jake Tapper’a verdiği röportajda Venezuela hakkında konuşurken dünya siyasetini gücün belirlediğini söyledi. ABD’nin askerî varlığını ve ekonomik baskısını, başka bir ülkede kararları yönlendirebilmesinin dayanağı olarak sundu. Aynı röportajda Grönland’ın ABD’nin parçası olması gerektiğini savundu ve adanın geleceği için kimsenin ABD ile askerî mücadeleye girmeyeceğini ileri sürdü.

Öte yandan: Miller’a yönelik siyasi itirazlar da uzun süredir devam ediyor. Kasım 2019’da 107 Demokrat Kongre üyesi, yayımlanan e-postalarındaki görüşleri gerekçe göstererek görevden alınmasını istedi. Milletvekilleri mektuplarında Miller’ı beyaz milliyetçiliğini savunmakla suçladı ve bu görüşlerin göç politikalarına yansıdığını öne sürdü.

Miller’ın özel kalem müdürlüğünde ne değişebilir?

Beyaz Saray özel kalem müdürü, başkanın ekibini yönetiyor, başkana erişimi düzenliyor ve siyasi önceliklerin günlük çalışmaya nasıl yansıyacağını koordine ediyor. Başkanın önüne hangi meselelerin, hangi seçeneklerle ve hangi sırayla geleceğinin belirlenmesinde etkili oluyor. Kongre ile ilişkiler ve yönetimin kamuoyuna vereceği mesajların koordinasyonu da görevin parçaları arasında.

  • Bu makamın etkisi, başkanın güvenine ve verdiği sorumluluklara dayanıyor. Göreve atama Senato onayı gerektirmiyor. Başkan, Beyaz Saray’daki bu tür danışmanlık ve yönetim görevlerine doğrudan atama yapabiliyor.

Miller’ın atanması, Trump’ın seçim yenilgisine rağmen sert göç politikalarını sürdürme niyetine ve Kongre’yle daha çatışmalı bir döneme işaret ediyor. CNN’e konuşan yetkililer de değişikliği, kamuoyu desteği azalan göç uygulamalarında ısrar edileceğinin göstergesi olarak değerlendiriyor.

Miller’ın kurumlarla çalışma biçimi, yeni döneme ilişkin somut bir fikir veriyor. CNN’in aktardığına göre Miller, İç Güvenlik Bakanlığı yetkilileriyle yaptığı günlük toplantılarda operasyonların sonuçlarını takip ediyor ve beklentilerini karşılamayan yöneticiler üzerinde baskı kuruyordu. Özel kalem müdürlüğü, ona bu yaklaşımı Beyaz Saray’ın daha geniş gündemine taşıma imkanı verecek. Başkanın önüne hangi konuların getirileceği, ekibin hangi öncelikler doğrultusunda çalışacağı ve kurumlar arasındaki anlaşmazlıkların nasıl çözüleceği üzerindeki etkisi artacak.

Öte yandan: Bu yetki genişlemesi, Demokratların Kongre’de denetimi artırmaya hazırlandığı döneme denk geliyor. Demokrat Senatör Alex Padilla, atamanın ardından göç uygulamalarını incelemek için soruşturmalara, belge ve ifade taleplerine, ayrıca federal bütçe üzerindeki yetkilerine başvuracaklarını söyledi. Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi’nin kıdemli Demokrat üyesi Robert Garcia da Miller’ın soruşturmalarının hedeflerinden biri olacağını belirtti. Miller, daha önce yönettiği uygulamalara ilişkin incelemeler sürerken Beyaz Saray’ın bunlara vereceği yanıtın koordinasyonunda da sorumluluk üstlenecek.

Trump ise Demokratlarla çalışabileceğini söylerken veto yetkisini hatırlattı. Bu nedenle Miller’ın ilk sınavlarından biri, başkanın politikalarını sürdürme isteğiyle yeni Kongre’nin denetim ve bütçe talepleri arasındaki gerilimi yönetmek olacak. Göç operasyonlarına ayrılacak kaynaklar ve yönetimin Kongre’ye sunacağı bilgi ve belgeler, bu mücadelenin somut başlıkları arasında yer alabilir.

Atamaya kimler nasıl tepki verdi?

Trump’ın kabinesinden destek açıklamaları gelirken Demokrat liderler Miller’ın yükseltilmesine sert biçimde karşı çıktı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, atamayı hak edilmiş bir terfi olarak niteledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Miller’la başkanın programını ilerletmek için çalışmayı sürdüreceğini açıkladı. Beyaz Saray, bu destek mesajlarını atamaya ilişkin resmî duyurusunda biraraya getirdi.

Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların lideri Hakeem Jeffries, Miller’ı yabancı düşmanlığı ve aşırılıkla suçlayarak görevden alınmasını istedi. Senato'daki Demokratların lideri Chuck Schumer ise Trump’ın seçim yenilgisinden ders çıkarmadığını savundu; yeni Demokrat çoğunlukların Miller’a karşı mücadele edeceğini söyledi.

Kaliforniya Senatörü Alex Padilla, bu mücadelenin araçlarını daha somut biçimde sıraladı. Kongre denetimi, soruşturmalar, belge ve ifade çağrıları ile federal finansman üzerindeki yetkilerini kullanacaklarını duyurdu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Canlı Gündem

Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.