Bilim Tarihinde Avrupa Merkezciliğin Üç Hali

Yazı: HASAN UMUT
Avrupa merkezcilik tarih yazımının en tartışmalı konularından birisidir. Modern dünyada bilime atfedilen önemle de ilişkili olsa gerek, bilim tarihinde Avrupa merkezcilik ekseninde öne çıkan konuların hem çeşitlilik arz ettiğini hem de karmaşık bir örüntüye sahip olduğunu görürüz. Peki, bu kadar çok konu edinilen, hatta bazen bir tarih yaklaşımını yermek için sıfat olarak kullanılan Avrupa merkezcilik nedir? Konunun çetrefilli karakterinin ve üzerine üretilmiş devasa bir literatür olduğunun farkındayım; yine de bu yazıda Avrupa merkezcilikten ne anladığımı, bu yaklaşımı değerlendirirken dikkate alınması gereken üç formunu özetlemek istiyorum.
Bilim tarihi bağlamında Avrupa merkezciliği şöyle tanımlayabiliriz: Tarihi, Avrupa’da gerçekleşmiş bilim tecrübesine eklemleyecek şekilde okumak ya da Avrupa’da ortaya çıkan tarihsel örüntülerin aynısını başka toplumların tarihsel tecrübesinde aramak, bulduğunda buna olumlu bir değer atfetmek, bulunamadığında ise Bernard Lewis’in meşhur kitabına (What Went Wrong?/Yanlış Olan Neydi?)” başlık olan soruya benzer bir tarzda, araştırma konusu ettiğimiz tecrübeyi tarih mahkemesine oturtarak yargılamak. Avrupa bilim tarihi literatürüyle diğer toplumların bilim tecrübesi hakkında üretilmiş literatür arasında nicelik ve nitelik bakımından bir uçurum da söz konusu olunca, kendi kendini doğrulayan bir anlam da kazandığını görüyoruz Avrupa merkezciliğin. Tabi bu durumun Modernite, Aydınlanma ve tarihin hızlanması anlatılarıyla yakından ilişkisi var. Fakat iki yönde de tezahür eden bir ilişki söz konusu. Yani, bilim tarihi, söz konusu anlatıları hem yaklaşım hem de bilgi düzeyinde besleyip dönüştürüyor, onlar da bilim tarihinin hangi çerçevede ele alınacağına dair bir üst anlatı halini alıyor.
Önümüzde duran temel mesele, Avrupa merkezciliğin tek yaklaşım, tek yöntem, tek anlama biçimi olması durumunun nasıl değişeceğidir. İşte bu noktada Avrupa merkezciliğin üç halini ayrı ayrı değerlendirmemiz gerekiyor. Bunlardan ilki, bir perspektif olarak Avrupa merkezcilik. Avrupa bilim tarihindeki soru ve yöntemleri aynıyla başka bilimsel tecrübelere uyarlama girişimi. Prensip olarak bu soru ve yöntemleri başka tarihsel tecrübeleri anlamak için kullanmakta bir beis yok tabi ki. Fakat bu yaklaşımı tek soru ve yöntem türüne dönüştürüp biricikleştirdiğimizde incelediğimiz dönem ve coğrafyanın kendi iç dinamiğini, sorularını ve onlarla uyumlu yöntem arayışlarını ıskalama riskiyle karşı karşıya kalıyoruz.
Avrupa merkezciliğin ikinci for-mu, bir değer olarak Avrupa merkezcilik. Bu bir yönüyle medeniyetler arası rekabet anlatılarıyla sıkı irtibatlı. Yani Avrupa’ya ve modern bilime etki etmeyi tarihsel bir fenomen görmenin ötesinde olumlu hatta ulvi bir değer olarak addetme meselesi. Bu tür Avrupa merkezciliğin iki yönde işlediğini de eklemek lazım. Modern bilime katkıyı olumlu bir değer görme bir yönüyken, modern bilime Avrupa dışındaki kültürlerin katkı yapmış olabileceğini baştan reddetme refleksi de bir başka yönü.
Avrupa merkezciliğin üçüncü ve bugün en fazla konuşmamız gereken tarafı, bir kurumsal zemine sahip olması bakımından Avrupa merkezcilik. Bilim tarihi bölümlerinde çalışılan konulara, hangi proje önerilerinin fon bulabildiğine, alanın önde gelen dergilerinde neşredilen makalelerin yoğunlaştığı sorulara, dünyada bilim tarihi alanında üretilen bilginin hangi dönem ve coğrafyalara yoğunlaştığına bakmamız kastettiğim şeyi net bir biçimde gösterecektir. Yukarıda betimlediğim iki türdeki Avrupa merkezciliğin sorgulandığı bir dönemdeyiz, yeni soru ve yöntemlere olan ilgi belki hiç olmadığı kadar yüksek bilim tarihi camiasında. Ama bu gelişmelerin kurumsal zemine yansıması beklediğimiz oranda gerçekleşmedi. Yöntem ve soru üretme kapasitesi açısından Avrupa bilim tarihi çalışmaları kıyas ka bul etmeyecek düzeyde hala ana akım.
Özetle, Avrupa merkezciliğin aşılması zikrettiğim bu üç türünde de değişmelerin yaşanmasına bağlı. Tabloyu ümitvar görebiliriz, ama gidilmesi gereken yolun hala uzun olduğunu hatırda tutmakta fayda var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bilim Tarihi Güncesi, İdil-Ural ve Türkistan’da Fikir Hareketleri
14 Nis 2023

YAZARLAR

Toplumsal Tarih
Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.
İLGİLİ OKUMALAR


