Atatürk'ün Yanı Başındaki Kütüphanecisinden

Nuri Ulusu'nun ağzından...

Bir arkadaşına kitap önerdiğinde en az bir kez ''zamanım olunca/şu günden sonra okuyacağım cevabını almışsındır ya da bu cevabı veren sen olmuşsundur. Bu noktada kitap okumanın zaman ayırılacak bir aktivite ya da hobi statüsünde olmaması gerektiğini sana ben söylemeyeceğim. Örnek aldığım en büyük isimlerden Atatürk'ten örneklerle göstereceğim. 

Hizmetçisi, uşağı, şoförü, bahçıvanı olanı çok duyduk ama kütüphanecisi olan? Nuri Ulusu Çankaya köşkünün ve Atatürk'ün şahsi kütüphanecisiydi. Ölümünden sonra oğlu, babası Nuri Ulusu ve Atatürk'ün ilişkisi hakkında yazdığı kitapta Atatürk'ün Birinci Dünya savaşı ve Kurtuluş savaşı cephelerinde nasıl saatlerce kitap okuduğunu aktarmış. Okumak dediysek Rus yazar Vladimir Nabokov'un dediği gibi bir okumak; ''İlk okuma kitapla tanışma gibidir. Okur okuyan değil, yeniden okuyandır.'' Atatürk kitapları altını çize çize ve önemli yerlerini tekrar ede ede bitiren iyi bir okurmuş. Çoğu zaman sadece okumakla kalmayıp yazarlara yorumlarını da iletirmiş. Savaş dönemi bitip Cumhuriyet dönemine geçilirken Ulusu'ya uzun bir kitap listesi, iki de cephane sandığı göndermiş:

''Savaş bitti, şimdi yeni bir savaşımız başlıyor... O da kültür ve sanat savaşımızdır. Cephanenin yerini artık kitaplar alsın.''

O zaman bu haftanın kitap önerisi Atatürk'ün başucu kitabı, Reşat Nuri Güntekin'den Çalıkuşu olsun. Unutma, ilk okuma kitapla tanışmadır.

Nuri Ulusu'nun Atatürk anılarını kendi ağzından güzel Türkçesiyle dinlemek için:


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR