
Harika geçen 2020/21 sezonunun ardından Leicester’dan beklenti epey yüksekti. Yaz transfer dönemi de harika sayılabilecek şekilde geçtiği için kağıt üzerinde daha iyi olmamak için hiçbir sebep gözükmüyordu.
Takımın eksik bölgelerine gereken takviyeler yapılmış, akademiden ve kiradan dönen potansiyelli oyuncular yıldızlarla harmanlanmış, Harvey Barnes ve James Justin gibi isimler de artık çaylaklıklarından kurtulup birer A takım oyuncusu olmuşlardı.

Görsel: Roma Giallorossa
Takım kendisini ilk milli araya 3 maçta aldığı 2 galibiyetle atmayı başardı. Her şey kağıt üstünde iyiydi fakat Ayoze Perez, Ryan Bertrand ve Boubakary Soumare gibi rotasyon oyuncularından alınan verim beklenenin bir hayli altındaydı. Hatta Ryan Bertrand'ın sırasıyla Manchester City, Napoli ve Brighton maçlarında gösterdiği kötü performansı as kadrodan çıkarılmasına sebep oldu ve bu sezon ismini sıklıkla duyacağımız Luke Thomas kendisini 11'de buldu.
Legia Varşova'yla oynan Avrupa Ligi karşılaşmasında Rodgers rotasyon yaparak ligdekinden farklı bir 11 denedi. Mağlup olunmasına karşın takımın yeni yüzleri Kiernan Dewsbury-Hall ve Luke Thomas'ın gösterdiği performans gerçekten etkileyiciydi. Takım bir dahaki milli araya kadar oynan 7 maçta sadece 1 galibiyet alabilmişti. Bu yalnızca beklentilerin değil, olması gerekenin de çok altında bir performanstı.
Takımın yıldız oyuncusu James Maddison'ın skora katkı yaptığı son maçın üstünden aylar geçmişti. Maddison bu dönemi kulüp kanalına verdiği röportajda "Kariyerimin muhtemelen en zorlu dönemiydi. Dışarıdaki insanlar ne yaşadığımı bilmiyordu ve kendimi eleştirirken oldukça acımasız olabiliyordum. Kötü oynadığım maçlardan sonra tekrar tekrar izliyordum. Gol atmayı ve asist yapmayı çok istiyordum çünkü skora katkı yapınca iyi oynadığımı hissediyordum. Bu dönemde Rodgers'a özgüven problemi yaşadığımı söyledim ve bu kariyerim boyunca ilk kez yaptığım bir şeydi dürüst olmak gerekirse. Onunla beraber iyi performans sergilediğim klipleri ve maçları izledik, beni iyi bir oyuncu yapan şeyleri analiz ettik. Daha sonraki maçlarda çok daha fazla kendim gibi hissettim. Geri döndüğümü hissettim. Bazen üzerine düşünmek daha yıpratıcı hale getiriyor." diyerek özetliyor.
"Kariyerimin muhtemelen en zorlu dönemiydi. Dışarıdaki insanlar ne yaşadığımı bilmiyordu ve kendimi eleştirirken oldukça acımasız olabiliyordum."

Görsel: Goal
İkinci milli aradan sonra takımdaki savunma problemlerini halı altına süpürmek üzere zaman zaman üçlü savunmayı deneyen Rodgers, istediği tandemi yakalayamadığı bir periyottaydı. Stoper oyuncularının gösterdiği istikrarsızlık ve Jannik Vestergaard'ın ortaya koyduğu korkunç performans elini kolunu bağlamıştı. Bertrand'ın çöküşünde Thomas’ın yaptığına bir benzer şekilde bir başka kahraman burada Rodgers’ın imdadına yetişti, bu kişi Daniel Amartey’den başkası değildi. Dakikaları arttıkça istikrar sağlamayı başaran Amertey bir daha formayı kaptırmamak üzere ilk 11'e yerleşti.
Tüm değişikliklere ve denemelere rağmen Rodgers, oyuncularından istediği performansı alamamaya devam ediyordu. Geçtiğimiz sezonun genelini Şampiyonlar Ligi potasında geçiren Leicester, geçen sezonun üstüne koyamıyordu. Takımın önemli oyuncularındaki sakatlık problemi bunun bir numaralı nedeniydi. Bu dönem ikamesi olmayan Youri Tielemansı ve Ricardo Pereira'dan hiç faydalanamadılar.
Düşe kalka ocak ayına gelindiğinde Rodgers&Leicester evliliğine dair soru işaretleri yok değildi.
James Justin’in beklenenin öncesinde dönmesi yüzleri güldürürken Leicester için bir başka problem belirecekti. Saha içi lideri ve takıma karakterini vermekte kilit rol oynayan Vardy’nin kaybı Leicester’ın gol yollarına bariyerler kurmuştu. Savunmada Evans’ın tecrübesine muhtaç durumdaki Leicester, sahanın öteki tarafında da aynı duyguları Vardy için besliyordu. Amartey dışında istikrarlı bir performans gösteren yoktu. Çağlar geçen sezonki çizgisinden çok uzaktı. İskelette bazı değişimlerin meydana gelmesi beklenen bir şeydi. Takımın pek de genç olmayan ‘genç yeteneği’ Kiernan Dewsbury-Hall artık bir ilk 11 oyuncusuydu. Youri Tielemans ve Wilfried Ndidi ile beraber harika bir üçlü olmuşlardı ve sezon sonuna kadar formayı hiç kaptırmadı.
Leicester’ın sezonu mart gelene kadar istikrarsız ilerledi. Geçen seneki FA Cup zaferinden sonra bu sene, daha sonra Premier League’e yükselecek bir alt lig takımı olan Notthingham Forest'a 4-1 yenilerek FA Cup'tan elenmeleri sezonun en büyük hezimetiydi.

Görsel: Outlook India
Sezonun sonuna doğru kilit rollerdeki sakatlıkların iyileşmesi takıma nispeten iyi bir ritim yakalattı. Bu dönem hem lig hem de Avrupa’da oynanan iyi futbol iyi sonuçları da beraberinde getiriyordu. Tek tat kaçırıcı hadise Vardy’nin döndükten hemen sonra yine bir uzun sakatlıkla baş edecek olmasıydı.
Fakat işler nisan ayında bu kadar yolunda devam etmedi; tam bir Leicester klasiği. Nisan ayında takım tam 8 maç üstüste takım farklı 11'le çıktı sahaya dizilirken James Maddison'ın hatrı sayılır performansı dışında kimse gözlerimizi parlatamıyordu. Bu dönemde Tilkiler Konferans Ligi'nde, daha sonra kupayı kaldıracak olan Roma'ya yarı finalde elendi. Bu da Leicester’ın fiilen sezonu tamamlaması anlamına geliyordu. İki sezon arka arkaya son hafta Şampiyonlar Ligi bileti kaçıran Rodgers için epey hayal kırıklığı bir sezon sonu...
Depresif sayılabilecek sezon arkasında nadir de olsa güzel notlar bıraktı. Sezon başında kariyerinin en kötü dönemini geçirdiğini itiraf eden yıldız oyuncu James Maddison, artık bir alfa kurt haline gelmişti ve Jamie Vardy'nin yokluğunda takım liderliğine soyunabildi: tam 6 sezon aradan sonra takımın en skorer oyuncusu rütbesini Vardy’den çalmayı başaran biri ortaya çıktı. Takımın diğer istenileni verebilen oyuncusu Daniel Amartey’di. Rodgers'ın mutlaka sonraki sezon planlamasında Amartey için harika planları vardır. En önemli gelişme ise muhtemelen takımın yeni gözbebeği Kiernan Dewsbury-Hall'un gösterdiği performanstı. Leicester yepyeni bir yıldız kazandı diyebiliriz.
Kırılma Anı
Kasım ayına kadar Tilkiler için her şey çok kötü gidiyordu. Rodgers’ın ilk gününden bu yana yarattığı takım ruhundan ve ritminden eser yoktu. Rusya’da henüz ilk yarıda 2-0 geriye düştükleri Spartak Moskova maçında takımın gösterdiği karakter bu sezonun en unutulmaz anıydı. Leicester’daki barların uzun süre gündeminden düşmeyecek geri dönüşün mimarı ve öncüsü James Maddison’dı. 4-3 kazandıkları o maçtan sonra her şey Leicester adına biraz daha mâkul gitmeye başladı.
Menajere Not
Brendan Rodgers 7/10
Sezonun büyük bir kısmında çaresiz kalsa da yine de takımdan ne istediğini bilen, ve yine takımdaki bazı oyuncuları gözle görülür bir şekilde geliştiren bir menajer Rodgers. Yine her sene olduğu gibi bu sene de akademiden bir oyuncuyu A takıma kazandırdı. Kiernan Dewsbury-Hall, Tilkilerin bu sezon en iyi birkaç oyuncusundan biriydi. Ondaki bu gelişimin sebebinin kesinlikle Brendan Rodgers olduğunu düşünüyorum. Ve tabii ki günün sonunda kupa kupadır. Community Shield'ı Manchester City denen makinenin elinden almak her baba yiğidin harcı değildir.

Görsel: Eurosport
Sezonun Oyuncusu: James Maddison
Aslında Maddison için sezon hiç de iyi başlamamıştı. Daha önce belirttiğim gibi bir röportaj sırasında özgüven eksikliği yaşadığını itiraf etmişti. Daha sonra Rodgers'la yaptığı görüşme sonrası performansı gözle görülür derecede yükseldi ve takımının taşıyıcı oyuncusu hâline geldi. Artık onun kariyeri için de yeni bir döneme giriyoruz. Çünkü Jamie Vardy'nin ilk 11 oyuncusu olmayacağı bilinen bir gerçek. Bundan sonra takımın sürükleyici oyuncusu James Maddison olacak. Bakalım bu sorumluluğun altından kalkabilecek mi?
Beklentiler: 22/23 Sezonu
Her şeyden önce istikrar. Çağlar, Maddison ve Harvey Barnes gibi oyunculara istikrarsızlık yakışmıyor. Onlar gibi birkaç oyuncu da sürekli ayakta kaldığında Leicester'ın tabanı zaten 8.'lik oluyor.
Ve tabii ki gelişim. Kadrodaki bütün genç oyuncuların üstüne koyması gerek şart. Luke Thomas, Kiernan Dewsbury-Hall, James Justin gibi oyuncular da takımın tavanını belirliyor. Onlar ekstra bir şey kattıkları zaman Premier League'de üst sıraları zorlayabiliyorsunuz.
Ama benim yine en büyük beklentim transfer konusunda. Geçen yaz transfer dönemi kağıt üstünde çok iyiydi. Bu sene ekstra olarak Wilfred Ndidi ve Youri Tielemans'ın gitmesine kesin gözüyle bakılıyor. Onların yerini nasıl ikame edecek Leicester merakla bekliyorum. Onların yerine alınan oyuncular bize Leicester'ın sezonu hakkında bize ipucu verecektir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Maddison yeni takım lideri mi? Moyes'un Declan Rice'a etkileri nelerdi?
21 Haz 2022

YAZARLAR

Oguzcan Keskin
Author @This is England.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




