Amerikan Kongre Binası Baskını Sonrası Hüsran

Bir metal grubunu ne kadar kalpten sevdiğimin ölçütü, evde albümlerini dinlerken, vokale bağıra çağıra eşlik etmem olabilir sanırım. Amerikalı Power Metal Grubu Iced Earth dinlerken tam da bu olmuştu bana. Mitolojik efsanelere konu olmuş, kılıcını, kınını takınmış kaslı erkeklerle resmedilen albüm kapakları ve genellikle erkeklik destanlarının hakim olduğu şarkı sözleriyle Power Metal -tüm toplumsal cinsiyet klişeleri gözümün önünden hızlıca geçiyordu bu esnada- müzik zevkime bütünüyle hitap edebilen bir tür olmadı hiç. Fakat Power Metale ilgim sorulduğunda rahatlıkla Iced Earth diyebildim.
Ben bu kadar yürekten severken, isimleri S.O.D: Speak English or Die/İngilizce Konuş Ya da Öl ve W.A.S.P: White Anglo-Saxon Protestant/Beyaz Anglo-Sakson Protestan gibi kısaltmalardan oluşan ve politik duruşunu bu şekilde bir çırpıda ele veren metal gruplarına kıyasla Iced Earth’ün politik duruşu üzerine hiç düşünmediğimi fark ettiğimde yıl 2020 olmuştu (20 yıldır dinlediğim düşünüldüğünde epey olmuş sevgili okurlar).
Bana bunu fark ettiren geçtiğimiz yıl, Trump ve Biden’ın yarıştığı Amerikan seçimleri oldu.
Trump, Biden’a karşı yenilgiyle karşılaşınca, seçimlerde usulsüzlük olduğu beyanıyla Amerikan Kongre binasını basan saldırgan grubun (Storming the U.S. Capitol) arasında Iced Earth (grubun lideri olarak bilinen) gitaristi Jon Schaffer da görüldü. Tüm dünyadaki metal camiası bu haberle sarsıldı. Tabii, Trump severler için gurur vesilesi de olmuştur.
Bu olayı takiben sosyal medyadan metal müzik sever arkadaşlarımın paylaşımları Trump’ın kaybetmesinden çok Jon Schaffer’ın kongre binasını basması üzerine oldu. “Hadi Trump’ı biliyoruz da, sana ne oluyor?!” diye düşündü birçoğumuz.
Bu olayla birlikte gençliğime bir kara leke sürüldüğünü hissettiğim doğrudur. Neden sonra, tam da şarkı sözleri ve albüm kapaklarına yaraşır bir eylemde bulunduğuna kanaat getirdim (eylemlerinin bir “destan” olacağı beklentisi kendisine hasıl olmuş olabilir.) Beklentimin aksi yönde olmasıydı belki de esas absürt olan dedim sonra. Hüsranlarımın devamı da var elbet. Fakat bu yazıyı ilk hüsranıma adamak istedim. Bir daha asla aynı hisle dinleyemeyeceğim Iced Earth’ü.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Değerleri bizimle ters düşen bir müzisyenin müziğinden keyif alabilir miyiz?
28 May 2021

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

